Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Yoksul oduncu masalında neler anlatılıyor?

361
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

Yoksul oduncu masalında neler anlatılıyor?

Yoksul oduncu, ormanın kıyısındaki küçük kulübesinde karısı ve üç kızıyla birlikte yaşarmış. Bir sabah ormanda ağaç kesmeye giderken karısına, öğle yemeğini büyük kızının getirmesini, kız yolunu şaşırmasın diye de yola darı serpeceğini söylemiş. Fakat ormandaki kuşlar darıları yediği için kız babasını bütün gün aramış durmuş ama bulamamış. Akşam olunca çok korkmuş. O sırada uzaklarda bir ışık görünce, hemen oraya gitmeye karar vermiş. Gide gide bir eve varmış. İçeride; masanın başına oturmuş ak sakallı yaşlı bir adamla, sobanın yanına uzanmış horoz, tavuk ve inek varmış. Kız, başından geçenleri anlatıp, yiyecek bir şeyle, yatacak yer istemiş. 

Adam hayvanlarına sormuş, onlar uygun bulunca adam da kabul etmiş. Kızdan kendilerine yemek yapmasını istemiş. Kız çok güzel bir yemek pişirmiş, ama adamla hayvanları hiç düşünmemiş. Kendi kasesini alıp masaya götürmüş. Adama yemeğin mutfakta gidip alabilirsin, demiş. Karnını doyurduktan sonra uyumak için yatak göstermelerini istemiş. Hayvanlar kendilerine yemek verilmediği için kıza öfkelenmişler ama adam yukarıdaki katta iki yatak olduğunu, onları hazırlamasını söylemiş. Kız büyük ve güzel yatağı düzeltip diğerini ellemeden içine girip yatmış. Kısa sürede uyuyakalmış. Yaşlı adam odaya gelip durumu görünce yerdeki kapağı açmış, kızı odanın altındaki mahzene indirmiş.

Akşam oduncu evine dönmüş. Kendisini bütün gün aç bıraktığı için karısına çıkışmış. Kadın büyük kızlarının yemeği alıp çıktığını, ormanda yolunu şaşırmış olabileceğini söylemiş. Ertesi sabah oduncu gene erkenden kalkmış. Yemeğini ortanca kızın getirmesini istemiş. Yola bu kez mercimek serpeceğini söylemiş. Ama kuşlar mercimekleri de yediğinden ortanca kız da ormanda kaybolmuş. Bütün gün dolaştıktan sonra onun yolu da ihtiyar adımın kulübesine çıkmış. Adam yine hayvanlara sorduktan sonra yemek yapmasını istemiş. Kız çok güzel yemek yapıp, ihtiyar adamla kendi yemeğini masaya getirmiş. Fakat hayvanları unutmuş. Yemekten sonra uykusu gelince yukarı kattaki iki yatağı da düzeltmiş ama büyük ve güzel yatağa girip uyumuş. Yaşlı adam, durumdan hoşlanmayarak onu da mahzene indirmiş.

Üçüncü günün sabahı oduncu karısından yemeğini küçük kızla göndermesini istemiş. Kadın kaybolan iki kızı için ağlayıp durduğundan kabul etmemiş ama adam yola bu kez kocaman bezelyeler serpeceğini söyleyerek kadını ikna etmiş. Fakat kuşlar bezelyeleri de yemiş. Bütün gün babasını aradıktan sonra küçük kızın yolu da kardeşleri gibi ihtiyar adamın evine düşmüş. Kız çok güzel bir yemek pişirip adama ikram ettikten sonra tavukla horoza darı, ineğe ot vermiş, önlerine taze su koymuş. Ancak hepsi yemeğini bitirdikten sonra karnını doyurmuş, evi toplayıp, yatmak için izin istemiş. Yukarı kattaki yatakları düzeltip, küçük yatağa girip uyumuş.

Küçük kız gece yarısına kadar rahat bir uyku uyumuş. Fakat ondan sonra evin içinden çatırtılar duyulmuş. Bir süre sesler devam ettikten sonra kesilmiş, kız da tekrar uykuya dalmış. Kız sabah uyandığında kendini kocaman bir salonun ortasında yatarken bulmuş. Her yer öyle güzel ve süslüymüş ki, sanki saraydaymış. Kız rüya gördüğünü sanırken, kapısı çalınmış içeri çok şık giyinmiş üç uşak girmiş. Ne buyurduğu, sormuşlar. Fakat kız, hiçbir şey istemediği gibi, yataktan hemen kalkıp, yaşlı adama çorba pişireceğini, güzel hayvanlarına da yem verip besleyeceğini söylemiş. Kız, adamın kalktığını sanıyormuş. Onun yatağına bakınca, yatakta yaşlı adamın yerinde genç ve yakışıklı birinin yattığını görmüş. 

O sırada adam gözlerini açmış. "Ben aslında prensim, kötü bir cadı beni ak sakallı ihtiyara çevirerek ormanda yaşamak zorunda bıraktı. Yanıma da sadece tavuk, horoz ve ineğe dönüştürdüğü üç uşağımı verdi. Eski durumuma dönmem için yalnızca insanlara değil; hayvanlara da iyilik etmeyi seven, temiz yürekli bir kızın yanıma gelmesi gerekiyordu. İşte bu kız sen oldun. Cadının yaptığı büyü, senin sayende bozuldu. Eski orman kulübesi yeniden sarayıma dönüştü," diyerek kızla evlenme teklif etmiş. Fakat kız önce kardeşlerini sormuş. Prens de, "Onları mahzene kilitledim. Onlar kötü huylarını düzeltinceye, zavallı hayvanları aç bırakmamayı öğreninceye kadar bir kömürcünün yanında hizmetçilik yapacaklar," demiş. Kız ablaları için af dileyerek, prensin evlenme teklifini kabul etmiş.

Gotik bir atmosfer taşıyan, içinde korku ögeleri barındıran bu masalın ana teması karşılıksız iyilik yapmak, tüm canlılara karşı merhametli olmak ve hayvan sevgisidir.


Videoyu Göster

Anne & Çocuk Kanalı

Hepsini göster

Yorumlar

Sitene ekle
Kapat