Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Trafik kazası sonucu sigortadan tazminat aldım, sigorta şirketinden talep edebileceğim başka haklarım var mıdır?

1,706
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

Trafik kazası sonucu sigortadan tazminat aldım, sigorta şirketinden talep edebileceğim başka haklarım var mıdır?

Öncelikle mağdurlarımızın kaza geçirdikten sonra tazminat haklarını sigorta şirketlerinden talep edebilecekleri belli süreler vardır. Bu süreler dahilinde tazminat taleplerini sigorta şirketlerinden isteyebilirler. Kısaca bu sürelere değinmekte fayda vardır.

2918 sayılı KTK.nun 109. maddesi 1.fıkrasında, "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların giderilmesine ilişkin istemler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zaman aşımına uğrar." denildikten sonra, 2. fıkrasında; "Dava, cezayı gerektiren bir eylemden doğar ve ceza kanunu bu eylem için daha uzun bir zaman aşımı süresini öngörmüş bulunursa, bu süre maddi tazminat istemleri için de geçerlidir." hükmü yer almıştır. Yani bu hükme göre mağdur bu sürelerin dışında lehine olan ve Türk Ceza Kanunumuzda yer alan süreler ile de ölümlü trafik kazalarında geriye yönelik ve sonrası için 15 yıllık bir süreyi, yaralanmalı trafik kazalarında ise geriye dönük ve sonrası için 8 yıllık süreden faydalanabileceklerdir.

İş tam da bu noktada bu tazminat talepleri mağdurun başvurusu üzerine ödendikten sonra ortaya uygulamada ?eksik ödenen tazminat? diye adlandırdığımız bir kavram daha çıkmaktadır. Bu eksik tazminat ilk tazminat alındıktan sonra eksikliğin tespit edilmesi halinde ilk tazminatı tamamlayan bir tazminattır. Konuyu biraz daha açarsak, trafik kazası geçiren bir kişinin ölümü halinde geride kalan hak sahibi mirasçılara ödenen ya da bu kazada sakat kalan bir mağdurun sigorta şirketlerinden almış olduğu tazminatlar bazen yeterli olmayabilir. Yeterli olmayan bu tazminatın tespit edilip tekrar istenebilmesi mümkündür. Ancak bu tespit alanında uzman kişilerce tespit edilebilir. Bu noktada bu mağdurların muhakkak uzman bir kişiden yardım alarak tazminatlarının yeterli olup olmadığını tespit etmelerini öneriyoruz. Uygulamada yetersiz ya da eksik tazminat diye adlandırdığımız bu tazminatlar yeni bir tazminat olmayıp sadece daha evvel ödenen tazminatın kalan kısmıdır. Bunun istenmesi de tabii ki belirli bir süreyle sınırlandırılmıştır.

Zarar gören, kendisine ödenen tazminatın, sonradan gerçek zararını karşılamadığını ve yetersiz olduğunu öğrenmişse ya da böyle bir inanca kapılmışsa, iki yıl içinde anlaşmanın iptalini isteyebilecektir. Bu iki yıllık süre, zaman aşımı süresi olmayıp "hak düşürücü süre" olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, artık KTK'nun 109.maddesindeki zaman aşımı sürelerinden yararlanamayacak, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir.

Zarar veren; ki uygulamada çoğu zaman sigorta şirketleri oluyor. Ödediği tazminatın sonradan çok fazla (fahiş) olduğunu öğrenmişse, sigortacı da iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde anlaşmanın iptalini ve fazla ödediği miktarın geri verilmesini isteyebilecektir.

Uygulamada yetersiz ödemeler, daha çok sigorta şirketlerinin yapmış olduğu tazminat ödemelerinde görülmektedir. Çoğu sigorta şirketleri, Yargıtayca benimsenen tazminat hesaplama yöntemlerini gözardı ederek, kendi aktüerlerinden aldıkları hesap raporlarındaki rakamlar üzerinden tazminat ödemekte; genellikle düşük miktarlı bu ödemeler nedeniyle sigorta şirketlerine karşı davalar açılmaktadır.

Yine uygulamada sigorta şirketleri zarar gören kişiye şartları uygun ise bir tazminat ödemesi yaparlar. Bu ödemeyi yaptıktan sonra zarar gören kişiye tazminatını aldıklarına ve başkaca hak ve alacaklarının kalmadığı yönünde bir yazı alırlar. Bu yazı, ibraname diye adlandırdığımız ve kişileri karşılıklı borçtan kurtarmaya yönelik bir anlaşma beyandır. Bu anlaşmanın geçersizliği için az evvel de belirttiğimiz gibi 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eksik bir tazminatın ödenmiş olduğu tespit edilmek sureti ile ileri sürülebilir. Aksi takdirde bu süre geçtikten sonra bu eksik kalan tazminat istenemez. Ancak burada önemle belirtmek isteriz ki; sigorta şirketleri ile yazılı bir ibraname karşılığı olmadan tazminat ödenmiş ise bu durumda da 2 yıllık süreden bahsedilemez. Tam da bu noktada yaralanmalı bir trafik kazası varsa Türk Ceza Kanunumuzda öngörülen mağdurların lehine olan süreleri kullanmak sureti ile yine eksik kalan tazminat istenebilecektir. Bu durumda ortada bir ibraname yoksa yaralanmalı trafik kazalarında 8 yıl, vefat durumunda meydana gelen kazalarda ise 15 yıllık sürelerde yapılan bir tazminat ödemesinin eksikliği sigorta şirketlerine karşı ileri sürülebilir.

Videoyu Göster

İş & Para Kanalı

Hepsini göster

Yorumlar

Sitene ekle
Kapat