Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Şiir nasıl bir edebiyat türüdür?

189
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

Şiir nasıl bir edebiyat türüdür?

Şiir, zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi bir anlatım biçimidir. Şiirin birçok tarifi yapılmakla birlikte en yaygın olanı şiiri düzyazının karşıtı olarak gösteren tanımdır. Bir başka deyişle, şiir düz yazıyla anlatılamayan duygu ve düşüncelerin ses uyumlarıyla, kulağa hoş gelecek biçimde olusturulan dizelerle ifade edilmesidir.

Şiirlerde şair günlük dildeki sözcükleri özenle seçer. Onlara yepyeni anlamlar kazandırır. Kullanılan dile yeni değerler ve anlamlar kazandırır. Benzetmelere, değişmecelere (mecaz) yer verir. Somut varlıkları soyutlaştırır, soyutları da somutlaştırır. Şair böylece duygu ve düşüncelerine bir anlam derinliği kazandırır. 

Şairler, şiirlerini tekdüzelikten kurtarmak için çeşitli sanatlardan yararlanmıştır. Böylece şiir, daha ilgi çekici, merak uyandırıcı bir hal almıştır. İlk şiirler yazılı değildir. Okuma yazma bilmeyen ozanlar tarafından doğaçlama olarak söylenmiştir. Çoğu geçmişin karanlıklarında erimiş fakat bir kısmı çok az değisikliğe uğrayarak günümüze değin gelebilmiştir. 

Hemen hemen bütün ilk çağ uygarlıklarında şiire rastlanmaktadır. Eski Yunan edebiyatında şiir, önceleri dinsel bir görünüm gösterirken Yunanlıların en büyük destan şairi Homeros?tan sonra din dışı konularda da söylenmeye başlanmıştır. Türk şiiri de diğer uluslarda olduğu gibi önceleri dini törenlerden doğmuş, daha sonra da din dışı konularda da gelişimini sürdürmüştür. Sözlü olarak Asya'da başlayan Türk şiirine yır adı ile önce Orhun yazıtlarında, daha sonra da Divanü Lügati't Türk'te rastlanmıştır. Yüzyıllarca edebiyatımızın ana anlatım aracı şiir olmuştur. Edebiyatımızda hikaye bile mesnevi yoluyla şiirle anlatılmıştır. Edebiyatımıza giren sayısız yazı türleri olmasına karşın, biz edebi zevkimizi yüzyıllar boyu şiirden almış, şiiri sevmiş, şiiri benimsemişizdir. 

Şiirin geçmişi, ilkel toplumların düzenledikleri törenlerde dans ve müzik eşliğinde çıkarılan ritmik seslere kadar uzanır. Yazının bulunuşundan çok önceki çağlarda da müzik eşliğinde şiir söylendiği bilinmektedir. Bu dönemden günümüze ulaşan ürünler arasında Dünya'nın, Güneş'in, Ay'ın, insanın yaratılışıyla ilgili efsaneler; doğa güçlerini, totemleri, kişileri öven kutsamalar ve destanlar sayılabilir. 

Günümüze kadar ulaşabilmiş en eski destan MÖ 2000'de Sümer dilinde yazılmış, büyük olasılıkla MÖ 3000'de Mezopotamya'da yasamış, ölümsüzlüğün peşindeki Gılgamış adlı bir kralın öyküsünü anlatan Gılgamış Destanıdır. Türk edebiyatında bilinen en eski destan, Türklerin yaratılışını konu alan Yaratılış destanıdır . Eski Yunan'da "klasik" olarak nitelenen dönemin şiir anlayışı günümüze kadar önemini korumuştur. Homeros'un MÖ 9. ya da 8. yüzyıllarda yazdığı sanılan İlyada ve Odysseia destanları bütün insanlık tarihinin en büyük yapıtları arasındadır. MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda bugünkü Midilli (Lesbos) Adası'nda yaşayan Sappho da bilinen ilk kadın şair olmasının yanı sıra güçlü lirik şiirleriyle de günümüze kadar önemini koruyabilmiştir.

Videoyu Göster

Yaşam Kanalı

Hepsini göster

Yorumlar

Sitene ekle
Kapat