Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Yetişkinlerde Aşı Takvimi

Yetişkin aşı takvimi nasıl olmalı?

275
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

Çocuklardaki aşı takvimi aylarına göre, gelişimlerine göre bir takvim içinde düzenlenebilirken, yetişkinlerde 18 yaşından sonra yaşlara göre düzenlenmiş bir takvim yoktur. Kişiler ne zaman bir doktora başvursalar ya da önemli bir enfeksiyon hastalığı geçirseler veya hastaneye yatsalar, aşılarını sorgulamak ve eksik aşılarını tamamlamak gerekir. Mutlaka bir takvim içerisinde değil, eksik aşılarının hatırlatılması, geçirdiği hastalıkların sorgulanması ve bunlara göre, kişiye özel bir aşı takvimi hazırlanması gerekir.

Kişinin önceden geçirip geçirmediğine bakılmaksızın, sadece aşılama zamanı sorularak mutlaka difteri ve tetanoz aşılarının yapılması veya tekrarlanması gerekir. Eğer düzgün bir ilk aşılama yapıldıysa, her 10 senede bir bu aşıların tekrarlanması gerekir. 

Bunlara ek olarak bazı enfeksiyon hastalıklarının daha önce geçirilip geçirilmediğini sorgulamak gerekir. Eğer geçirmediyse ya da hatırlamıyorsa değerlerine bakılabilir ya da bakılmayabilir ancak mutlaka aşısı yapılmalıdır. 

Yetişkinler için önemli olan aşılar
- Hepatit A aşısı (Karaciğerde enfeksiyon yapan çok önemli bir hastalık ve salgınlara yol açabilir)
- Hepatit B aşısı (Kronik enfeksiyonlara ve karaciğerin fonksiyon kaybı ve hatta naklini gerektirebilen bir enfeksiyon hastalığı)
- Kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve su çiçeğine karşı kombine aşı
- Grip aşısı 

Grip aşısı eskiden sınırlı bir gruba, riski olduğunu düşündüğümüz yaş gruplarına göre yapılan bir aşıydı. Ancak yeni yaklaşım grip aşısını, gribe duyarlı olduğunu düşündüğümüz herkese yapmak. Bu nedenle grip aşısı, riski grubunda yer alan herkese, kış aylarına gelmeden her eylül ayında yapılmalıdır.

Her yetişkinin çocuklar gibi aşılanması; bir riski grubu, bir hastalığı olup olmadığına bakmadan eksik aşılarının tamamlanması gerekir. 

Yetişkinlerde aşıya ihtiyaç olan durumlar

Enfeksiyon hastalıkları tüm dünyada ölümlerin ikinci sıradaki nedenidir. Ölümlere neden olan enfeksiyon hastalıklarına bakacak olursak, ilk 10'da enfeksiyonların 2 tanesi hariç diğer hepsi aşı ile korunulabilecek hastalıklardır. Bu, sadece çocuklar için değil, yetişkinler ve yaşlılar için de geçerlidir. Hatta yaşlılarda enfeksiyon hastalıklarının ölüme neden olma oranı artmaktadır. Yetişkinlerde, çocuklardan 200 kat daha fazla aşı ile korunulabilen hastalıklardan kaynaklı ölüm görülür. Bu, şu anlamına gelir: Biz çocukları çok düzenli bir şekilde ve zamanında aşılarken, ölüme neden olabilen enfeksiyon hastalıklarını aşı ile koruyamıyoruz ve yetişkinlerin aşı ile korunabilen hastalıklar nedeniyle ölümlerine seyirci kalabiliyoruz. Bu nedenle yetişkinlerde aşılama çok önemlidir.

"Çocuklardaki aşılar tam olarak ve zamanında yapılmasına rağmen, yetişkinlerde neden halen aşılama yapmak gerekir" sorusunun cevabı ise şöyledir: Bağışıklık zaman içerisinde yavaş yavaş azalır, zayıflar. Eskiden yapılan aşılara karşı oluşmuş antikorların da düzeyleri düşmeye, kişiyi korumamaya başlar. Aşı ile korunulabilen bazı hastalıklar yetişkinlerde daha sık görülmeye başlar. Bu nedenle bazı aşıların tekrar edilmesi, bazı aşıların da ilk kez yetişkinlere uygulanması gerekir. Bu nedenle yetişkinlerdeki aşı en az çocuklar kadar önemlidir. 

Yetişkinler aşı ile korunulabilen hastalıklar nedeniyle enfeksiyon geçirdiğinde daha sık hastanede yatış süreleri uzar. İş gücü kaybı oluşur, ölüm oranları artar. Bu nedenle aşıların önemi çocuklardaki kadar fazladır. 

Yetişkinlerde yapılan aşılar

Yetişkinlerde çocuklara yapılan aşıların tümü yapılmaz. Örneğin çocuklar için olan Rota virüsü aşısı yetişkinlik döneminde yapılmaz. Ancak genellikle çocuklukta yapılan aşıların tekrarlarının yapılması gerekir. Bazı aşılar da çocuklukta yapılmadıysa, yetişkinlikte primer aşılama olarak yapılır, tekrarı yapılmaz.

Tetanoz - difteri aşısı, önceden yapılmış olsa da, kişinin geçirip geçirmediği sorgulanmadan 10 yılda 1 tekrarlanması gereken aşılardandır. Kişi daha önce aşı olup olmadığını ya da hastalığı olup olmadığını hatırlamıyorsa, 3 doz primer aşılama yapılır ve her 10 yılda bir aşı takvimine işaretlenir. 

Her erişkinin elinde aslında bir aşı takviminin olması, doktoruna başvurduğunda bunu göstermesi gerekir. Difteri - tetanoz tekrarlanan aşıların en önemli örneğidir. 

Buna ek olarak hepatit A ve hepatit B aşıları vardır. Bunların mutlaka sorgulanması, eksikse yapılması gerekir. Bu aşılar difteri-tetanoz gibi tekrarlanan aşılardan değildir. Primer aşılama yapıldıktan sonra tekrarı gerekmez.  

Kişi su çiçeği geçirmediyse bu aşıyı mutlaka yapmak isteriz.  Grip aşısı tüm yetişkinlere her eylül ayında yapılmalıdır. 

Bunların dışında yetişkinlere riski grubunda olup olmadıklarını sorarız. Altta yatan bir hastalıklarının olup olmaması, örneğin kanser hastalığı, kemoterapi görüp görmemesi buna örnektir. Dalağın alınmış olması, burunda bir çatlağın olup beyin ile bir bağlantısının olup olmaması şeklinde açıklanabilecek bozkaçağı durumu, gebelik, 65 yaş ve üstü yaşlarda ve böbrek ya da karaciğer nakli olmuş kişiler özel risk gruplarına girer. Bunlardaki aşılar daha farklıdır ve daha geniş kapsamlı aşı yapmak gerekir. Örneğin dalağı alınmış kişilerde kapsüllü bakteriler hemo influenza, menengokok (menenjit) ve pnömokok (zatürre) aşılarının mutlaka olması gerekir. 

Hangi yetişkinlere aşı yapılmaması gerekir

Aşıların bazıları mikroorganizmaları canlı olarak içerirken (atenüe aşılar), bazıları sadece toksinini, bazıları da mikroorganizmanın kendisini ölü olarak (inaktive aşılar) içerir. Aşıların hepsi aynı türde değildir. 

Atenüe aşılar

Canlı olan aşılar, mikroorganizmayı canlı olarak vücuda verir. Tabii ki virülansı biraz azaltılmıştır ama mikroorganizmayı yine de canlı olarak vücuda verdiği için kişiyi, bağışıklık sistemi iyi değilse çok zor duruma sokabilir. Bu nedenle bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişilere canlı aşılar yapılmaz.

Canlı aşı yapılmaması gereken kişiler
- HIV pozitif olanlar (AIDS hastaları)
- Kanser tedavisi ve kemoterapi gören kişiler
- Uzun süre ile yüksek dozda steroid ve kortikosteroid tedavisi olanlar
- 1 aydan küçük bebekler
- Bağışıklık sistemi zayıflamış yaşlılar
- Hamileler

Canlı aşı yapılmaması gereken bu grup kimseler için bazı aşılar da çok önemlidir. Canlı aşının yapılamayacağı kişilere mutlaka su çiçeği, kızamık, kızamıkçık, kabakulak kombine aşısı ile BCG (verem) ve grip aşılarının yapılması gerekir.

Kanserli yetişkinlerde aşı

Kanserli hastalar aşılama için özel grup, riski grubu dediğimiz gruplar içinde yer alırlar. Bağışıklık sistemleri zayıflamıştır. Görecekleri kemoterapilerden sonra daha da zayıflayacaklardır. Bunun sonucu olarak da önceden var olan enfeksiyonlara karşı ya da aşılarla oluşmuş antikor düzeyleri düşecek ve o enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale geleceklerdir. 

Kemoterapi tedavisi bağışıklık sistemini baskıladığından, kanser hastalarının enfeksiyon hastalıklarına karşı mutlaka aşılanması gerekir. Çünkü kemoterapi ile vücuttaki antikor seviyesi düşer, bağışıklık sistemi zayıflar. Ancak kanser hastalarının ne zaman aşılanması gerektiği de çok önemli bir konudur. Kanser hastasının eksik aşısı varsa ve eksik aşılar tamamlanacaksa, planlanan aşının kemoterapiden önce yapılması gerekir. Ancak bunlar canlı aşılar için geçerli değildir ki bunlara da hastanın doktoru karar verebilir.

Kanser hastası kemoterapi gördüyse ve aşılanması gerekiyorsa, bu aşının kemoterapi tedavisinden 3 ay sonra yapılması gerekir. Çünkü hem aşı ile bizim verdiğimiz antijenler kişilerin bağışıklık sistemini etkileyebilir, hem de beklediğimiz antikor düzeyi istediğimiz kadar olmayacaktır. Bu nedenle aşının 3 ay sonraya bırakılması gerekir.

Kanser hastalarının olması gereken aşılar

Kanser hastalarına öncelikle daha çok enfeksiyon hastalığına yol açan ve bu kişilerde ölüme varabilecek tehlikesi olan zatürre aşısının mutlaka yapılması gerekir. 

Kanserliler için ciddi hayati risk oluşturan zatürre hastalığı nedeniyle, hastaya mutlaka pnömokok (zatürre) ile inaktif grip aşılarının yapılması gerekir.

Kanser hastalarına mutlaka zatürre, grip, Hepatit A ve B ile tetanos ve difteri gibi aşıların yapılması gerekir.

Kızamık, su çiçeği ve BCG (tüberküloz) aşıları canlı aşılardır ve kemoterapi gören, immün sistemi çok baskılanmış kanser hastalarına bu aşıların yapılmaması gerekir. Ancak immün sistemi, bağışıklık sistemi eski haline döndükten sonra doktorunun onayı ile olabilir.

Bu aralıkta, kanser hastası ile aynı evi paylaşan birinci derece yakınların da aynı canlı aşıları olmaması gerekir.

Hamilelerde aşı takvimi

Hamilelik döneminde bebeğin sağlıklı gelişimini sağlamak için hamilenin birçok enfeksiyon hastalığından korunması ve çok dikkatli beslenmesi gereken bir dönem olarak tanımlanır. Ancak enfeksiyonlara yine de açıktır ve hamilelik döneminde yakalanılacak enfeksiyonlar bebeği de tehdit edeceği için bazı aşıların gebelik döneminde yapılması önerilir. Bu aşıların başında tetanos gelir. Çünkü yeni doğan tetanosu annenin tetanos antikorlarının olmadığı ve gebelik süresi içinde tetanos mikroorganizmasını alması ile oluşan bir durumdur. 

Tetanos, dünyada ortadan kaldırılması hedeflenen hastalıkların başında geldiğinden, hamilelik döneminde mutlaka yeni doğan tetanos aşısının olunması gerekir. Gebe olan kadın, önceden tetanos aşısı olmuş ve korunma dönemindeyse tetanos yapılmaz. Ancak henüz yapılmadıysa yeni doğan tetanos aşısı hamilelik döneminde mutlaka aşı takvimine alınan bir aşıdır. 

Tetanosun dışında, hamile olan kişi daha önce olmadıysa ve ilgili hastalıkların risk grubunda ise Hepatit A ve B, meningokok (menenjit) ve pnömokok aşıları aşı takvimine alınır. Ancak unutulmamalıdır ki, hamilelik döneminde gebe olan kişiye canlı aşıların (atenüe aşılar) asla yapılmaması gerekir. Bu aşılar su çiçeği, kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve BCG (verem) aşıları gibi aşılardır. 

Yaşlılarda aşılama

65 yaşından ileri yaştaki kişiler, enfeksiyon hastalıklarına karşı aynı bebekler kadar duyarlıdır. Ölüm oranları da çok yüksektir. Bu nedenle aşısı olan enfeksiyon hastalıklarından korunmak için en önemli korunma yöntemi aşılamadır. 65 yaşından ileri olan kişileri gören aile hekimi, dahiliye doktoru veya enfeksiyon uzmanı, hastanın eksik aşılarını mutlaka sorgulamalı, o aşıları tamamlamalıdır. 

Yaşlıların aşısını yaptırması gereken ve en çok ölüme neden olan hastalık zatürredir. Bu nedenle, zatürre mikrobuna karşı pnömokok aşısının mutlaka yaptırılması gerekir. Mutlaka sorgulanmalı ve yapılmalıdır. Bazı zatürre aşıları 5 yılda bir, bazı zatürre aşıları ise daha uzun süre aralıklarla yapılmaktadır. 

65 yaşından ileri olan herkesin, senede bir kere, kış gelmeden eylül ayında grip aşısı olması gerekir. Çünkü yaşlılar grip olduklarında bu rahatsızlık komplikasyonlarla seyreder. Sinüzit, orta kulak iltihabı ve çok basit bir mikroorganizma sonucunda grip bir anda zatürre hastalığına dönüşebilir. Bu da hayati risk taşımaktadır. 

Bu iki aşının dışında 65 yaşının üstünde olan tüm kişilerde eksik olan aşılar sorgulanmalı ve tamamlanmalıdır.

65 yaşından sonra su çiçeği hastalığı geçirmiş kişilerde çok ağır zona enfeksiyonları görülür ve bu zona enfeksiyonları sık sık tekrarlar. Bu nedenle, eğer su çiçeği geçirdiyse 1 yıl sonra, geçirmediyse 65 yaşında mutlaka zona aşısının da yapılması gerekir. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat