Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Vajinismus (İlk Gece Korkusu) Tedavisi

İlk gece korkusu (vajinismus) nedir?

1,018
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

İlk gece korkusu (vajinismus) yeni evli çiftlerin en büyük kabuslarından biridir. "Seks yapma korkusu" olarak bilinir.

İlk gece korkusu, ilk gece cinsel birleşmenin çok ağrılı ve acılı olacağı, çok fazla kanama olacağı endişe ve korkusu nedeni ile olur. Kadının ilk gece endişe, korku ve kaygı duyması, istemsiz olarak bacaklarını kasarak eşini itmesine yol açar. Kadın cinsel birleşmeye kendini kapatır.

İlk gece korkusunun kökeninde baskıcı ailede büyüme, cinsel bilgisizlik, çocukluk çağından kalma korkuların, doğru bilinen yanlışların (cinsel mitler), suçluluk, utanma veya ayıp gibi duygularının yeri büyüktür.

Evlenecek olan çiftler üzerine yapılan bir araştırmaya göre ilk gece korkusunun %80 olduğu tespit edilmiş bilimsel bir gerçektir.

Kızlık zarının kanamasından, patlamasından dolayı oluk oluk kan akacağı, kadının poposunun üzerine bile oturamayacak hale geleceği ile ilgili yanlış ve hurafe bilgiler kadında korkuların artmasına neden olur. İlk gece korkusuna bir de erkeğin tecrübesizliği ve sertleşmesi ile ilgili korkuları da eklendiğinde artık endişe, kaygı ve korku doruk noktasına çıkar.
 
Çift heyecanla bu işi bir an önce bitirmek için yeterince gevşeyip ön sevişme yapmadan aceleci davranır ve o an hayatlarının hatasını yapmış olurlar. Artık korku ve endişe iktidarı ele geçirmiştir. Bu nedenle her denemede ilk gece korkusu güçlenir.

Böyle bir durumda ilişkiden korkan, ne olacağını bilemeyen çiftin ilk gecesi kaosa döner, adeta panik atak yaşanmaya başlar. Bundan sonra kabuslu uykusuz geceler, suçluluk günleri gelir. Çiftte artık ilişki yaşayamayacağı düşüncesi hakim olmaya başlar. 

Korkunun hakim olduğu tablo ile vajinismus gelişir. Bu durum ancak profesyonel eğitimli bir cinsel terapist yardımı ile çözülebilir ve tedavi edilebilir hale gelir.

Vajinismus hastalarında hamilelik

Öncelikle belirtmek gerekir ki, vajinismus hastaları gebe kalabilirler. 

Çünkü cinsel anlamda tam bir ilişki olamasa da vajinanın girişine sürtünme yolu ile boşalmalarda gebelik olabilir. 

Ancak burada gebe kalma olasılığı düşüktür. Bu oran vajinismus hastalarında %1-3 arasındadır. Ancak gebelik gerçekleşse bile vajinismus sorunu devam eder.

Vajinismus olan kadınlarda ayrıca üremeye yardımcı teknikler kullanarak da gebelik oluşturulabilir. Bu yardımcı teknikler tüp bebek yöntemi ya da anestezi altında aşılama gibi yöntemlerdir. 

Fakat gebeliğin bu yöntemlerle oluşturulması sorunların ertelenmesine ve daha da büyümesine neden olacaktır. Vajinismus daha da ağırlaşır. Evlilik ilişkilerinde bozulmalar olabilir. Bazen eşlerin ayrılmasına kadar giden sonuçlarla karşılaşılabilir.

Hastalığın ertelenmesinden dolayı yaş artmakta, gebe kalma olasılığı düşmektedir. Bu nedenle vajinismus tedavisine ne kadar erken sürede başlanırsa bu hastalıktan kurtulmak o kadar kısa sürede olacaktır. 

Böylece kadın doğal yollardan gebe kalarak o mutlu ve eşi benzeri olmayan duyguyu yaşayabilir.

Vajinismusun anlamı

Vajinismus kadının elinde olmadan kendi iradesinin dışında istemeden "o an geldiğinde acıyacak kanayacak, acı duyacağım" düşüncesinden dolayı korkarak ilişkiye girememe, eşini itme, bacaklarını kapatma durumudur. 

Bu korku fobi aşamasındadır ve vajinanın panik atağı şeklinde ifade edilebilir.

Vajinismus hastalarında genelde ön sevişmede sorun olmaz. Hatta ilişki yaşanmadan ön sevişme ve sürtünme ile kadın boşalabilir ve rahatlayabilir. Çünkü vajinal sulanmada sorun olmaz. Ancak ilişki deneme aşamasında vajinanın 1/3 dış kısmındaki aşk kasları dediğimiz pelvik taban kasları panik ve korku ile kasılır, ilişkiyi engeller ve kadın bacaklarını kapatarak eşini iter. Hastanın eşi "sanki bir duvar var da, o duvarı aşamıyorum" der. Her denemede bu duvar daha da kalınlaşır, ilişki imkansız hale gelir.

Vajinismus bir hastalık değil, bir cinsel uyum sorunudur. Bu sorunun yüzde 97'si psikolojik, %3'ü ise yapısal, yani anatomi kaynaklıdır. Vajinismuslu hastalar aynı zamanda vajinal muayene de olamazlar, tampon veya vajinal fitil kullanamazlar. 

Vajinismusun anatomik sebepleri; kızlık zarında septum olması, kızlık zarının kalın olması ve vajinada bölme ya da yapışıklıkların bulunması olarak sayılabilir. 

Vajinismusun yüzde 97'lik oranda en büyük nedenini oluşturan psikolojik sebepler ise vajinismusun hazırlayıcı, ortaya çıkartıcı ve sürdürücü nedenleri olarak sıralanabilir.

Kadınlığın aşağılandığı, cinselliğin konuşulmasının ayıp, yasak ve günah olduğu tutucu bir ailede büyümek vajinismusun zeminini oluşturabilir.

Örnek verecek olursak,kadının küçüklükten bu yana çevreden duyduğu abartılı ilk gece hikayeleri, çok acı çekeceği, kanamasının çok olacağı, poposunun üzerine bile oturamayacağı gibi bilgiler vajinismusun başlangıç evresini oluşturur.

- Kızlık zarına yüklenen büyük anlam temizlik sadelik saflık anlamları,
- Katı ahlak kuralları,
- Cinsel bilgi eksikliği, çevreden duyulan yanlış bilgiler,
- Cinsel mitler vajinismusun psikolojik etkilerinden sayılabilir.

Sonuç olarak bilinçaltımızda oluşan yanlış inanışlar kadına yanlış mesajlar vermekte, bu da vajinismusun olmasına neden olmaktadır.

Vajinismus tedavisi

Vajinismus tedavisi için uygulanacak adımlar kişiye özeldir. Rutin uygulanan bir tedavi metodu yoktur, olması da çok doğru değildir.

Vajinismus tedavisi her ne kadar hastalığın süresine ve yoğunluğuna göre farklılık gösterse de, vajinismus kesin olarak tedavi edilebilir. Bu anlamda geçici bir rahatsızlık olduğunun bilinmesine fayda vardır.

Vajinismusun tedavisinde genellikle hiçbir medikal ilaç ya da cerrahi müdahale ve diğer girişimsel müdahaleleri uygulamak gerekmez.

Yapılması gereken ilk şey çiftin bir sorunu olduğunu kabul etmesidir. Ardından bunu tek başına çözemeyeceklerini bilerek deneyimli bir cinsel terapist bulmaları, buldukları uzmana her şeyi açıkça anlatmaları ve en önemlisi de iyileşme arzularının olmasıdır.

Çift bunları yapmayı başardığı takdirde, artık tedavinin %50'sini başarmış demektir. Çift, cinsel terapistin onlara önereceği yolla tedaviyi kısa sürede başaracaktır.

Vajinismusun birçok tedavi tekniği vardır.

Bunların başında yaklaşık 3-6 ay süren parmak egzersizlerini de içine alan klasik tedavi modülü gelir.

Diğer bir etkili tedavi yöntemi de aynı zamanda cinsel terapi ve hipnoterapi uzmanlıkları bulunan bir kadın doğum uzmanı yardımı ile 1-3 gün arasında ve 8-10 saate sığacak şekilde yapılacak tedavi yöntemidir. Bu bütüncül terapi yöntemi ile yapılan vajinismus tedavisi sayesinde daha kısa sürede daha kalıcı sonuçlar sağlanabilir. Bu tedavinin bir diğer avantajı ise hastanın yapmakta zorlandığı, çekindiği parmak egzersizlerinin olmamasıdır.

Bilişsel, davranışsal ve hipnoterapi kombinasyonu ile yapılan bütüncül tedavide, bilinçaltındaki yanlış inançlar doğruları ile değiştirilir.

Doktoruna derecelendirme muayenesine gelen vajinismus hastasının, daha öncesinde merkeze gelmiş, vajinismus tedavisi görmüş ve gebe kalmış, gebeliğini takibe gelen bir hasta ile karşılaşması ve konuşması da tedaviye inancı artıracaktır. Bu nedenle merkeze daha önce gelip, diğer hastalarla sohbet fırsatı yaratması da olumludur. Bu modülde, çift terapiye özellikle beraber alınır. Ortalama tedavi suresi 1-3 gündür.

Vajinismus hastasında bulunan blinçaltındaki kısıtlanmalar, duygular, enerjiler vajinismusa neden olan geçmişte yaşanan olaylar regresyon hipnoterapi ile rahatlatılır.

Ayrıca kadın erkek farkları ve güzel sevişme sanatı da hastalara öğretilir.

Vajinismus tedavisinde eşlerin dikkat etmesi gerekenler

Eşlerin bilmesi gereken en önemli şey, bu durumun eşinin elinde olmadan gerçekleştiğidir. Vajinismus bir hastalık değil, cinsel olarak çiftin uyum sorunudur. Bu anlamda her iki eşin de sorumluluğu vardır. Yani vajinismus sadece kadının değil, çiftin ortak sorunudur.

İlk gece ilişki yaşanmadığında, bunun beklenilmeyen bir durum olması nedeni ile ve eşin elinde olmadan gerçekleştiği için birbirlerine karşı anlayışlı olmalıdırlar. Cinsel birleşme denemesini bir sonraki güne bırakmalı, birbirlerini zorlamamalıdırlar.

Kadının gevşemesi, rahat olması, ön sevişmenin yapılması, uygun zaman ve mekan olması çok önemlidir. Bu nedenle erkek, koşulsuz bir şekilde eşi ile beraber hareket etmeli, sözel ya da davranışsal olarak bu durumun sıkıntı olduğunu hissettirmemelidir. Koşulsuz, yorumsuz destek olmalıdır.

Belli bir zaman bu şekilde anlayışlı devam edebilir ancak bir taraftan da "acaba beni sevmiyor mu?" soruları ortaya çıkabilir. Erkek, zaman içinde "acaba kızlık zarıyla ilgili bir sorun mu var, ben mi başaramıyorum" soruları ile hem kendinden hem de eşinden şüphe duymaya başlayabilir.

Hiçbir denemede ilişkinin yaşanamaması erkeğin, kafasında başarılı olamadığına dair kuşkuları artırabilir; hem kendini hem de eşini suçlamaya başlayabilir. Sonuç odaklı erkek beyni başarıya odaklıdır. Başarı yoksa kendi başarısızlığı olarak algılar. Cinsellikten soğumaya, ereksiyon sorunları veya erken boşalma sorunları yaşamaya başlar. 

Bu durum da kadın için vajinismusun daha sıkıntılı hale gelmesine neden olur.

Kadın, daha önceden başka tedaviler denemiş ve başarısız olmuşsa suçluluk duygusu artar. Aile yaşantıları, evlilik ilişkileri bozulmaya başlar. Bu nedenle bir an önce vajinismus tedavisi için araştırmalar yapılmalı ve tedavi için eşler birbirlerini motive etmelidir.

Erkeğin burada yapması gereken tüm benliği ve zihni ile eşine ve terapi sürecine güvenmesi, inanmalıdır. Profesyonel tedavi sürecine girdikten sonra doktorlarının önerilerine riayet etmeli, tedavi dışında zorlanmalardan, baskıdan kaçınmalıdır.

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat