Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Tüp Bebek ile İlgili Sık Sorulanlar

Aşılama nasıl bir üremeye yardımcı tedavi tekniğidir?

53,760
kez izlendi
Puan: 4.74 / 5
Detaylı Açıklama
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Tüp bebek tedavisinde genetik tanı, kromozomal veya genetik hastalık riski taşıyan çiftlere, ciddi sperm problemi olan infertil vakalara, ileri kadın yaşı durumunda , tekrarlayan gebelik kayıpları durumunda veya tekrarlayan tüp bebek tedavisi başarısızlıklarında veya daha önce genetik olarak  problemli doğum öyküsü bulunan çiftlere önerilmekte ve uygulanmaktadır. 

Aşılama tedavisi gebe kalmakta zorlanan çiftlere uygulanabilen son derece basit bir yöntemdir. Aşılama erkeğin sperm hücresinin alınarak laboratuvar ortamında hazırlanıp hareketli spermlerin kadın rahminin içine bırakılma işlemidir. Aşılama tedavisi sırasında erkekten alınıp hazırlanan spermler gelişmiş enjektör yardımı ile rahim içine bırakılır, işlem ağrısız ve acısız bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Nedeni belirlenemeyen kısırlık, rahim ağzında sperm geçişine engel olabilecek anatomik bozukluklar ve erkek sperminde hafif sayı ve hareket problemi olan vakalarda uygulanabilir. Aşılama tedavisi çiftlerin gebe kalma şansını %18-20 civarında artırmaktadır. 

Aşılama yapılmadan önce hem erkeğe hem de kadına yapılması gereken testler bulunmaktadır. Aşılama tedavisinden fayda sağlayabilmek için hareketli sperm miktarının 3,5 milyon civarında olması tavsiye edilmektedir. Ayrıca aşılama tedavisi  öncesi rahim filmi ile kadının tüplerinin geçirgenliği kontrol edilmelidir, çünkü tüplerde herhangi bir sıkıntı herhangi bir tıkanıklık olduğunda bu aşılamadaki gebelik şansını olumsuz etkilemektedir. 

Aşılama öncesi dikkat edilecekler

Aşılama tedavisi öncesi çiftlerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar bulunmaktadır, özellikle erkeğin son 48 saat içerisinde alkol ve sperm sayısını olumsuz etkileyebilecek hiçbir ilacı kullanmaması gerekmektedir. Çünkü tüm bu etkenler sperm sayı ve kalitesini olumsuz etkileyebilir. Kadının da aşılama öncesi  vajinal krem veya losyon kullanmasını tavsiye etmiyoruz. Çünkü bu tür kullanımlar enfeksiyona neden olabilir ve bu durum aşılamanın başarı şansını azaltır. 


Tüp bebek tedavisinde embriyo gelişimi sıfırıncı gün denilen yumurta ile spermin birleştiği gün başlar. Bu döllenme yöntemi klasik IVF'te spermin yumurta ile bir araya konması, mikroenjeksiyon yönteminde ise tek bir spermin özel bir pipet içine çekilerek yumurta içine zerk edilmesi ile yapılır. 

Döllenme işlemini takip eden 16-18 saat içinde yani 1. günde normal döllenmenin olup olmadığı tespit edilir. Bundan sonra ki aşamada embriyoların gelişimlerinin takibi laboratuvardan laboratuvara farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar gerek embriyoların izlenme zamanları gerekse izlenme süreleri ile ilgilidir. 

Uzmanlar olarak bizim önerimiz şu şekildedir: Bizler laboratuvarda embriyoları dış ortama en az şekilde maruz bırakmak için sadece 1. gün sabahı döllenme kontrolü yapmakta, 3. günde ve transfer etmeden önce incelemekteyiz. Transferden sonra geriye kalan iyi kalitede embriyoları bir veya iki gün daha izlemekte ve iyi gelişim gösteren embriyoları dondurmaktayız. Embriyoları dış ortama en az şekilde maruz bırakmanın en büyük avantajı embriyoları geliştirdiğimiz sıvıların sıcaklıklarının ve pH dengesinin sabit kalmasının sağlanması ve böylece embriyo gelişiminin olumsuz yönde etkilemesinin önlenmesidir. Bunlara ek olarak yine merkezde embriyoları gruplar halinde kültür yapmaktayız. Son zamanlarda yapılan çalışmalar embriyoların gruplar halinde kültür edildiklerinde gelişimlerinin tek başına kültür edilenlere göre daha iyi olduğunu bildirmektedir. 


Döllenmiş bir yumurta yaklaşık 20 saat sonra ilk hücre bölünmesine başlayarak 2 hücreli bir hal alır. Bu dönemden itibaren embriyoların değerlendirilmesi hücre şekli ve boyutu, hücre dışı yapıların derecesi, hücrelerdeki çekirdek sayısı ve kompaktlaşma zamanı gibi parametreler dikkate alınarak yapılır. Embriyoların değerlendirme kriterleri günlerine göre farklılık göstermektedir.

Normal bölünme hızına sahip bir embriyo 2. günde 3-4 hücre, 3. günde  6-8 hücre ve 4. günde ise birleşme işaretlerine bağlı olarak 10'un üzerinde hücreye sahip olan embriyodur. Kalite değerlendirmesine göre ise  embriyolar sahip oldukları hücrelerin büyüklerinin eşitliğine, hücre dışı yapıların miktarına göre sınıflandırılır. 1. kalite embriyo, eşit hücre büyüklüğüne sahip, %5< hücre dışı yapı içerirken 4. kalite embriyoda hücre büyüklerinin belirgin derecede farklılık gösterdiğini ve >%30'dan fazla artık hücre içerdiğini gözlemekteyiz. 

Döllenmeden sonraki 4. günde gelişen embriyoda yaklaşık 16-20 hücre bulunmaktadır. 4. günde embriyolarının değerlendirilmesinde embriyo içinde sıvı dolu boşluk oluşmaya başlamışsa 1. kalite embriyo olarak sınıflandırılırken  hücre sayısı 10 veya daha az sayıda olan ve herhangi bir birleşme bulgusu gözlenmeyen embriyo ise 4. kalite olarak sınıflandırılır.

Blastosist oluşumu yumurtanın sperm ile birleşmesinden sonra ki 5. ve 6. günlerde gerçekleşir. Blastosist aşamasında embriyo farklılaşmış iki hücre grubundan oluşmaktadır. Bu iki farklı hücre grubundan birincisi iç hücre kitlesi olarak adlandırılan ve bebeği oluşturmakla görevli kısımdır. Diğeri ise dış hücre kitlesi olarak adlandırılan ve gebelik esnasında bebeğin beslenmesinden sorumlu olan gebelik kesesini oluşturacak kısımdır. Blastosistlerin değerlendirilmesinde genişleme seviyesi, iç hücre kitlesinin ve dış hücre kitlesinin yoğunluğu ve kalitesi önemlidir.

Tüp bebek tedavisinde yüksek oranda gebelik başarısı sağlayabilmek için iyi embriyolar oluşturabilmek esastır. Bunun için de yüksek teknolojik donanıma sahip tecrübeli laboratuvarlar öne çıkmaktadır.


Gebelikte düşük riski kadın yaşı ile birlikte artış göstermektedir. Bu artış yaş ile birlikte yumurtalarda artan genetik bozukluk riski ile açıklanabilir. Biliyoruz ki kadın yaşı ile birlikte yumurtaların sayısı azalmakta, yumurtaların kalitesi bozulmakta ve  bunlara ek olarak yumurtalarda genetik anormallik riski artış göstermektedir. Tüm bu faktörler de kendiliğinden elde edilmiş gebeliklerde dahi düşük riskini artırmaktadır. Şöyle ki 35 yaşın altında elde edilen kendiliğinden gebelikte mevcut düşük riski %15 civarında iken bu oran 40 yaş sonrası hamileliklerde %35-40'lara kadar çıkmaktadır. 

Tüp bebek tedavisi ile elde edilmiş gebeliklerde düşük riski tüp bebek nedenine bağlı olarak değişim gösterebilmektedir. Özellikle şiddetli sperm problemi nedeniyle yapılan tüp bebek tedavisi sonucu elde edilen gebeliklerde mevcut düşük riskinin %1-2 oranında daha fazla olduğu bilinmektedir. Onun dışında tüp bebek tedavisi  ile oluşan gebeliklerde düşük riski kendiliğinden elde edilen gebeliklerdeki kadardır, herhangi bir artış görülmez.  

Kadın yaşı arttıkça düşük riski artışını bildiğimiz için ileri yaş hastalara tüp bebek tedavisi ile birlikte embriyoların genetik olarak incelenerek transfer edilmesi işlemi yani preimplantasyon genetik tanı önerilebilir. Böylece hem gebelik şansını artırmak hem de elde edilen gebelikte düşük riskini azaltmak mümkün olmaktadır. 


Tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyolarda genetik inceleme yapmak mümkündür, böylece doğacak bebekteki olabilecek kromozom bozuklukları tespit edilip anormal olanlar elenerek normal embriyoların transferi ile gebelik şansı artırılmakta ve düşük riski azaltılabilmektedir. 

Tüp bebek yöntemi ile geliştirilen embriyolarda genetik inceleme yapılması preimplantasyon genetik tanı olarak isimlendirilmektedir. 

Bu işlem sperm ve yumurta hücresinin laboratuvar ortamında döllenmesi sonucu oluşan embriyolardan hücre alınarak yapılmaktadır. Alınan hücrelerde tüm kromozomların sayısal ve yapısal bozukluk taşıyıp taşımadığı bakılabildiği gibi Akdeniz anemisi gibi tek gen hastalıkları dediğimiz genetik geçiş gösteren hastalıklar da taranabilmektedir.  böylece genetik olarak sağlıklı embriyolar anne adayına transfer edilerek sağlıklı bebeklerin dünyaya getirilmesi sağlanabilmektedir.

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat