Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Testis Kanseri

Testis kanseri nedir?

1,902
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

Testis kanseri, erkeklerde ürogenital bir organ olan, sperm üretimi ile üremeyi sağlayan yumurtalıkların kötü huylu kanserleridir. 

Testis kanserleri erkeklerde görülen kanserlerin yüzde 1 ya da 2'sini oluştururken, genç erkeklerde, özellikle 25-40 yaş arası erkeklerde görülen kanserlerin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Testis kanseri teşhisi kolay olan, erken teşhis edildiğinde çok rahat bir şekilde tedavi edilebilen ve yine erken teşhis edilirse ölümcül olmayan, her ne kadar bir kanser türü de olsa, üroloji uzmanlarına göre kötünün iyisi sayılan tümörlerden biridir.

Testis kanserinde birçok riski faktörü vardır. Bunlardan bir tanesi bebeklikte teşhisi ve tedavisi mümkün olan inmemiş testis vakalarıdır. Bir diğer risk faktörü ise genetik geçişli bir hastalık olan, doğrudan kromozomlarla ilişkilendirilen küçük testisle seyreden klinefelter sendromudur. 

Bunların dışında karşı testiste testis kanseri olanlar, yani diğer yumurtalığında kanser bulunan erkeklerde ve kısırlık (infertilite) nedeniyle doktora başvurmuş kişilerde risk, normal popülasyona göre daha fazladır. 

Testis kanseri belirtileri

Testis kanseri erişkin erkeklerde görülen tümörlerin aslında büyük bir kısmını oluşturur. Bu nedenle ürolojik açıdan önemli tümörlerdir. Testis tümörleri tespit edildiğinde, erken tanı konulduğunda ölümcül olmayan, yüzde 100'e yakın seviyede kürle sonuçlanan, tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir. Tanı açısından erişkin ve genç popülasyondaki erkeklerin kendi kendini muayene etmesi, yumurtalıklarını rutin aralıklarla kontrol etmesi ürolojik açıdan önemlidir. Çünkü testis kanserlerinin en önemli bulgusu, erkeklerde ağrısız, ele gelen sert, özellikle çok sert, tahta gibi bir doku mevcut olur. 

Testis kanserinin en önemli belirtisi, testiste ele gelen çok sert ama ağrısız kitledir. Bu kitle mutlak suretle genç erişkin erkeklerde üroloji uzmanına müracati gerektirir. Bu, testis kanseri açısından en önemli ve tek muayene bulgusudur. Çok ileri olgularda, ilerlemiş testis kanserlerinde artık testis-yumurtalık tamamen nekroz adı verilen kendi kendini yemeye, ciddi tahribat oluşturmaya başladığı dönemde, yani geç dönemde yumurtalıklardaki sert kitle, ağrılı olarak ele gelebilir. Bu sebeple, bir erkek her hafta veya arası çok uzun olmayacak şekilde belli aralıklarla testisini muayene etmeli, ele gelen ağrısız, ağrı yaşatmayan sert kitlelerde mutlaka bir üroloji uzmanına müracaat etmelidir.  

Testis kanseri nedenleri

Testis kanseri genç ve erişkin erkek yaş grubunda, 20-40 yaş arası erkeklerde sıkça görülen ama normal popülasyonda yüzde 1-2 oranında tespit edilen bir kanser türüdür. 

Testis kanserinin sebeplerinde en önemli risk faktörü, özellikle çocuklarda inmemiş tesit sorunudur. Testisin, yumurtalıklarda değil, yukarıda olması durum inmemiş testis durumudur. Çocukta 1 yaşına gelen kadar "inmemiş testis" öyküsü var ise, üroloji ya da genel muayene sırasında böyle bir şey tespit edilmişse, mutlaka çocuk 1 yaşına gelene kadar testis indirilmelidir. Çünkü yumurtalıkların olduğu ısı seviyesi ile yukarıda, karında bulunduğu seviye arasında 1-2 derelik fark vardır. Bu 1-2 derece yumurtalıkların bozulmasına, aynı zamanda yumurtalıkta testis kanseri oluşturabilecek değişikliklerin oluşmasına, risk faktörlerinin gelişmesine neden olabilir. 

İnmemiş testis sorunu olan erkek bebeklerde, ileri yaşlarda testis kanserinden korunması için çocuk 1 yaşına gelene kadar testislerin indirilmesi gerekir.

Kişide "klinefelter sendromu" adı verilen, genetik geçişli bir hastalık varsa, testis kanseri açısından bu kişilerin de yakın takibe alınması gerekir.

Erkekte kısırlık sorunu varsa, yani çocuk sahibi olamıyorsa, bunun için doktora başvurmuşsa veya karşı testiste yumurtalık kanseri nedeniyle takip edilen hastaların normal testisi de kanser riski açısından çok iyi takip edilmelidir. 

Bu saydığımız hasta grupları, normal popülasyona göre testis kanseri açısından daha yüksek oranda risk altındadır. 

Testis kanseri olanların dikkat etmesi gerekenler

Testis kanseri olan olgularda,tedavi edildikten sonra hastanın özellikle çok yakın takip edilmesi gerekir. Bu hastalar lenf bezleri, yumurtalıklar çıkarılsa ve hatta kemoterapi aldıktan sonra bile asla "başka bir şeye gerek yok" denmemesi gereken hastalardır. Çünkü testis tümörlerinin takibi mutlaka ömür boyu yapılmalıdır. Hasta da bu konuda çok iyi bir şekilde bilinçlendirilmelidir.

Bir yumurtada kanser olduğunda, öbür yumurtalıkta kanser görülme riskinin daha fazla olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla testis tümörü olan hastalar, diğer yumurtalığını, yani sağlam yumurtalığını da rutin muayenelerle takip etmeli; en ufak bir sertlik veya şişlik hissettiği zaman hemen üroloji uzmanına başvurmalıdır. 

Bunların dışında, hastada tedaviden sonra 2 yıl boyunca yakın takip gerektiren bir protokol izlenir. Bu protokol, içeriğinde kan tahlilinden, akciğer filmine; gerekirse ultrasona ya da tomografiye varana kadar kapsamlı işlemlerin olduğu bir protokoldür. Hasta bu konuda, takipte hiçbir şekilde bir aksaklık yaşamamalı, ciddiyetini çok iyi anlamalı ve testis tümörü takibinin ömür boyu olduğunu da mutlaka bilmelidir. 

Testis kanseri tedavisi

Testis kanseri tespit edildiği anda ürolog tarafından aynı gün tedaviye başlanması gerekir. Bu kanser türü aciliyet gerektiren kanserlerdendir. Testis kanserlerinde ilk tedavi aşaması orşiektomi adı verilen her iki yumurtalığın (her iki testis, üreme organının) alınması işlemidir. Sadece orşiektomi ile yüzde 80-85'e varan olgularda başka bir ek tedaviye gerek kalmadan tedavi mümkündür.

Bundan sonra tümörün tipine, tümörün yaygınlığına, özellikle lenf bezleri dediğimiz karın içinde ya da pelvis dediğimiz leğen kemiğinin arkasında bulunan lenf bezlerinde, lenf bezlerinin tutulmasına bağlı olarak ek bir tedavi, RPLND (retroperitoneal lenf nodu) dediğimiz, oradaki lenf bezlerinin cerrahi yolla çıkarılması da, yumurtalıkların çıkarılması işlemine eklenebilir. Bu işlemin kararı tümörün tipine ve yaygınlık derecesine bağlıdır. 

Testis kanserinde, grade 3-4 (evre 3-4) dediğimiz çok ileri evre, metastas yapmış olgularda, yumurtalıklar alındıktan sonra hastaya kemoterapi de uygulanır. Bu kemoterapi de 3 ya da 4 kür şeklindedir. Fakat bu geç olgularda bile, yüzde 95-97'ye varan oranlarda tam bir başarı elde etmek mümkündür. Yani, ileri evre testis kanserinde dahi, tedavide başarı şansı, doğru takip ve tedavi protokolü ile yüzde 95'in üzerindedir. 

Testis kanseri sonucunda testislerin alınması

Testis kanseri özellikle son 15-20 yılda ölümcül olmaktan çıkan, neredeyse yüzde 100'e varan oranda başarı ile tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Bunda, kemoterapi adı verilen ilaç protokollerinin ciddi anlamda gelişim sağlamasının da etkisi vardır. Testis tümörleri açısından erkeklerin bilgilendirilmesi, testisinde ağrı olmayan, ağrısız kitle sebebiyle müracat eden, erken dönem tespit edilen testis tümörlerinin sıklığının artması ile tedavide başarı oranı çok artmıştır. Son yıllarda çok erken evre yakalanan ve tanısı çok kolay bir şekile konan testis tümörleri ölümcül bir hastalık olmaktan çıkmıştır. 

Testis tümörlerinin tedavisinde yapılması gereken ilk şey yumurtalıkların alınmasıdır. 

Üroloji camiası testis tümörlerini şu şekilde ifade eder: Üzerine güneş doğmadan ameliyat edilmesi gereken tümörler.

Bu, şu anlama gelir. Bir kişide testis tümörü görülmüşse, tanı konmuşsa, o tümör sabahı görmemeli, hemen alınmalıdır. Çünkü testis tümörleri çok hızlı ilerleyen, çok hızlı üreyen tümörlerdir. Bu açıdan zaman kaybetmemek gerekir. 

Testis kanserinde ölüm riski

Testis kanserleri erkeklerde görülen kanserlerin yüzde 1 ya da 2'sini oluştururken, genç erkeklerde, özellikle 25-40 yaş arası erkeklerde görülen kanserlerin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Testis kanseri teşhisi kolay olan, erken teşhis edildiğinde çok rahat bir şekilde tedavi edilebilen ve yine erken teşhis edilirse ölümcül olmayan, her ne kadar bir kanser türü de olsa, üroloji uzmanlarına göre kötünün iyisi sayılan tümörlerden biridir.

Testis kanseri erişkin erkeklerde görülen tümörlerin aslında büyük bir kısmını oluşturur. Bu nedenle ürolojik açıdan önemli tümörlerdir. Testis tümörleri tespit edildiğinde, erken tanı konulduğunda ölümcül olmayan, yüzde 100'e yakın seviyede kürle sonuçlanan, tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir. Tanı açısından erişkin ve genç popülasyondaki erkeklerin kendi kendini muayene etmesi, yumurtalıklarını rutin aralıklarla kontrol etmesi ürolojik açıdan önemlidir.

Testis kanserinde, grade 3-4 (evre 3-4) dediğimiz çok ileri evre, metastas yapmış olgularda, yumurtalıklar alındıktan sonra hastaya kemoterapi de uygulanır. Bu kemoterapi de 3 ya da 4 kür şeklindedir. Fakat bu geç olgularda bile, yüzde 95-97'ye varan oranlarda tam bir başarı elde etmek mümkündür. Yani, ileri evre testis kanserinde dahi, tedavide başarı şansı, doğru takip ve tedavi protokolü ile yüzde 95'in üzerindedir. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat