Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Robotik Kalp ve Damar Cerrahisi

Kalp ve damar hastalıklarında cerrahi tedavi yöntemleri nelerdir?

2,623
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Kalp ve damar hastalıkları doğumsal veya edinsel olarak iki temel başlığa ayrılır. Her ikisi de hayatın ilerleyen döneminde, yaşamı zorlaştıracakları için tanı konulduğu anda tedavi edilmesi veya takip edilmesi gereken hastalık grubundadır. 

Edinsel kalp hastalıkları kalbin damarının hastalıkları, halk arasında kalp damar tıkanıklıkları olarak bilinen ateroskleroz adlı hastalıklardır. Ateroskleroz şeker hastalığı, yüksek tansiyon, sigara kullanımı, yanlış beslenme alışkanlıkları gibi bazı risk faktörlerini beraberinde getirir. 

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, sigara kullanımı ve yanlış beslenme kalp damar tıkanıklıkları ile kalp krizini tetikler. Çünkü bu gibi durumlar kalbin beslenmesini bozarlar ve kalp yetmezliğine yol açarlar. 

Sonradan oluşan, edinsel kalp hastalıkları arasında kalp kapak hastalıkları vardır. Bunların çoğunluğu özellikle gelişmekte veya gelişmemiş ülkelerde sıklıkla görülen romatizmal kalp hastalıklarından oluşur. Çocukken geçirdiğimiz ateşli hastalıklarla oluşan, bazı mikropların ön planda olduğu hastalıklardır. Romatizmal kalp hastalıklarında ilerleyen yaşlarda kalp kapaklarında deformiteler, darlıklar oluşur ve bu da kalp yetmezliklerine yol açar. Bu da zaman içerisinde tedaviye ihtiyaç duyar. Bu tedaviler ilaçla veya cerrahi ile olabilir. 

Terminal dönem kalp hastalıkları ise erken dönemde tedavi edilmezse kalp yetmezliğine yol açar. Burada kalp yetmezliği tedavi devreye girmelidir. Kalp yetmezliğinde ilaç tedavisi yeterli gelmezse kalp kasının çalışabilmesi için yapay kalp, kalp nakli ameliyatı gibi cerrahi tedavilerin yapılması gerekebilir. 

Doğuştan olan kalp hastalıklarında kalbin içerisindeki atriumlarda, yani kulakçıklarda veya ventrikülerde (sağ ve sol ventrikül - sağ ve sol karıncıklar) oluşan delikler (kalpte delik), kalp kapaklarında doğuştan olan bozukluklar, kalp damarlarında oluşan darlıklar, genişlemeler veya kalp damarının çıkması gereken yerden daha farklı bir yerden çıkması ile oluşan doğuştan kalp hastalıkları olarak adlandırdığımız hastalıklar grubudur. 

Kalp ve damar hastalıklarını kalp kapak bozuklukları, kalp kas bozuklukları ve kalp damar bozuklukları olarak sınıflandırmamız yeterlidir. 

Kalp ve damar hastalıklarında cerrahi tedavi yöntemleri

Kalp ve kapak hastalıklarında cerrahi yöntemler pediatrik (çocuk) ve erişkin yöntemler olarak ikiye ayrılır. Her ikisi de iki ayrı uzmanlık dalıdır. 

Pediatrik kalp hastalıklarında ailelerin mutlaka uzman hekimle bir araya gelerek kalp kası, kalp kapağı ya da kalp damarları ile ilgili patolojileri karşılıklı konuşması gerekir. Ailenin bilgilendirilmesi ile çocuğun tedavisi için doğru yönlendirmeler yapılır. Bu hastalıkların küçük bir kısmı ameliyatsız, büyük bir kısmı ise özel ameliyat teknikleri ile yapılır. 

Erişkin kalp hastalıklarında cerrahi yöntemler, özellikle kalp damar tıkanıklıklarında kalbi besleyen koronerleri stent ya da balonla tedavi edemediğimizde cerrahi olmalıdır. 

Kalp damar tıkanıklıkları için gerçekleştirilen cerrahi yöntemlerin başında hastanın bacağından ya da göğüs kafesinden alınan kendi dokuları, grefleri kullanılarak yapılan bypasslar gelir.  Burada amaç darlığı açmaktır ve bu cerrahi, kalp cerrahisinin en temel cerrahi yöntemlerinden birisidir. 

İkinci yöntemde ise kalp kapak tıkanıklıkları nedeniyle belli bir süre ilaç tedavisi ile takip edilen hastaların belli bir aşamaya geldikten sonra kalp kapaklarının tamir edilmesi veya değiştirilmesi gerekebilir. Bu da cerrahi yöntemdir. Bu yöntemde hastanın kapakları uygunsa açık kalp ameliyatı yöntemi ile tamir edilir. Hastanın kalp kapakları uygun değilse mekanik ya da bioprotez adı verilen farklı kapaklarla hastanın kalp kapakları tamamen değiştirilir. 

Kalp damarlarında genişleme veya kalbin kendisinde genişleme olarak tanımlanan anevrizmalarda yine kalbin cerrahi yöntemle tedavi edilir. Bunların bir kısmı stent adı verilen yöntemle tedavi edilir. Büyük bir kısmı ise yine cerrahi yöntemle, suni damarlarla değiştirilen ve tedavisi için cerrahi teknik kullanılan kalp damar hastalıklarına girer. Bu hastalıkların bir kısmı son yıllarda robotla, daha az girişimsel yöntemlerle tedavi edilmektedir.

Bu saydığımız hastalıklarda robotik cerrahiyi kullanmanın avantajı her şeyden önce robotun kollarının kalbin bu bölgelerine rahat ulaşabilmesidir. Daha küçük kesiler hastanın ameliyat sonrası hastada daha az ağrı veya hayata daha kolay, daha kısa sürede katılım anlamına gelir. Robotik cerrahi ile enfeksiyon riskleri, kanama azalır. Kişinin işine, hayatına erkenden dönmesi sayesinde iş gücü kaybı da engellenir. Çünkü ekonomik olarak çok pahalı gibi görünen robot, hastanın günlük hayatına çok daha çabuk dönmesi ile iş gücü kaybını minimuma indirir. 


Robotik cerrahi uzaydaki astronotları veya uzaktaki askerleri tedavi etmemiz gerektiğinde, onları nasıl ameliyat edebiliriz sorusundan hareketle geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir. Bu anlamda robot sadece kalp ameliyatlarında değil, genel cerrahi alanına ait çok gelişmiş bir yöntemdir.

Robotik kalp ve damar cerrahisi daha küçük insizyonların, daha küçük kesilerin yapıldığı, bu sayede hastanın daha az travmatize edildiği, enfeksiyon riskinin düştüğü, kanama ve ağrı riskinin azaldığı bir cerrahidir. Robotik cerrahi sayesinde hasta düşük enfeksiyon oranları ve kanamanın azlığı, kesilerin küçük olması ile daha erken ayağa kalkar ve günlük hayatına döner. Aynı zamanda ameliyatın getirdiği bedensel ve ruhsal travmalar da azalmış olur. Estetik anlamda da ameliyat yaraları çok daha küçük hale gelir. 

Şu anda kullanılan robotlar sadece kalp damar cerrahisinde değil, diğer pek çok genel cerrahi ameliyatlarında kullanılmaktadır. 

Robotik cerrahi ile mitral ve tirküspit kapak hastalıkları, tekli veya ikili damar bypassları ile kalp delikleri tedavi edilebilmektedir. 

Robotik cerrahide robotun kolları hasta üzerine açılan küçük deliklerinden içeri yerleştirilir ve kalbe doğru yönlendirilir. Bu yönlendirmeden önce kalp, kalp ve akciğer makinesine bağlanır. Robotla cerrahi işlem sırasında kalp ve akciğerler durdurulur. 

Robot kolları cerrah tarafından, hastanın ameliyat masasından yaklaşık 3-5 metre uzaklıkta bir konsol yardımı ile kontrol edilir. Bu anlamda ameliyat robot tarafından değil, doğrudan bir cerrah tarafından yapılmaktadır. Robotun kolları bir nevi cerrahın kolu olur. Cerrahın cerrahi becerisi, tüm hassas hareketleri robot tarafından aynen gerçekleştirilir. Bu durum cerraha çok ince hareketleri yapma olanağı sağlar. Küçük kesilerden içeri giren kollarda yer alan 3D kameralar sayesinde cerrahi yapılan bölge üç boyutlu olarak çok net bir şekilde görülür. Bu anlamda primer cerrahideki şartlarla eşdeğerdir.

Robotik cerrahi ameliyatlarındaki kesiler çok daha küçük olduğu için hastada daha az kanama ve daha az travma oluşur. Ameliyatın bitiminde hastada çok fazla insizyon olmaz. Hastada 4 ya da 5 adet, ortalama 1'er, 1,5 cm'lik kesiler vardır. 

Robotik cerrahi ameliyatlarında daha küçük ve daha az kesi olduğu için hastada enfeksiyon riski düşer, ameliyat yarasına bağlı duygusal ve estetik travmalar azalır. Daha az kesi, daha az enfeksiyon, daha az ağrı ve ilaç tedavisi anlamına geldiğinden hasta çok erken ayağa kalkar. Bu sayede kendisinin ve ailesinin yaşayacağı duygusal travmalar azalır. Hayata dönüşün erken olması sayesinde hasta günlük yaşamına kısa sürede dönüyor ve ciddi bir iş gücü kaybının da önüne geçilmiş olunuyor. 

Robotik kalp cerrahisi genel anlamıyla enfeksiyon, kanama, ekonomik ve psikolojik olarak pek çok avantaj sağlıyor. 

Robotik cerrahinin kullanılabildiği kalp ameliyatları

Robotik cerrahi 2003'lerden bu yana hayatımızda bulunuyor. Ancak robotik cerrahide ameliyatı robotun yaptığı düşünülmemelidir. Robotik cerrahi ile yapılan ameliyatlarda robotun kolları ameliyat masasında hastanın üzerine konuşlandırılmaktadır. Robotun yaklaşık 4 adet kolu hastanın ameliyat edilecek bölgelerine her ameliyat tekniği için farklı yöntemlerle yerleştirilir. Daha sonrasında cerrahın kendisi bir konsoldan robotun kollarını kontrol ederek bilfiil ameliyatı yapar. Bu konsol, cerrahın robotun kollarını kontrol edebilmesi için vardır. Yani tüm kollar aslında cerrahın kendi hareketlerini gerçekleştirir. Bu anlamda cerrahın hareketinden bağımsız hareket etmezler. Hassas tüm hareketler temelde cerrah tarafından yapılmaktadır. 

Robotik cerrahi hayatımıza 2004-2005'lerde girmesine rağmen özellikle kalp cerrahisinde kullanım alanı 2011'den bu yana artmıştır. 

Robotik cerrahi mitral kapak hastalıklarında, triküspit kapak hastalıklarında, tekli veya ikili damar bypasslarda ve kalp deliği ameliyatlarında kullanılabilir ve robotik cerrahi ile mitral kalp, triküspik kapak, tekli veya iki damar hastalıkları ile kalp delikleri güvenle tedavi edilebilmektedir. 

Bu saydığımız hastalıklarda robotu kullanmanın avantajı her şeyden önce robotun kollarının kalbin bu bölgelerine rahat ulaşabilmesidir. Henüz robotla kalbin tüm bölgelerine çok rahat ulaşamıyoruz. Bu anlamda kalp hastalıklarında daha sınırlı bir alana sahibiz. 

Daha küçük kesiler hastanın ameliyat sonrası hastada daha az ağrı veya hayata daha kolay, daha kısa sürede katılım anlamına gelir. Robotik cerrahi ile enfeksiyon riskleri, kanama azalır. Kişinin işine, hayatına erkenden dönmesi sayesinde iş gücü kaybı da engellenir. Çünkü ekonomik olarak çok pahalı gibi görünen robot, hastanın günlük hayatına çok daha çabuk dönmesi ile iş gücü kaybını minimuma indirir. 

Kalp kapak hastalıklarının robotik cerrahi ile tedavisi

Robotik cerrahide en sık kalp kapak hastalıkları cerrahisi ve tekli ikili koroner bypass yapılır. Tekli ikili koroner bypasslar son yıllarda stent veya balonla ki özellikle stent ile çözülebildiği için mitral kapak ve triküspit kapak hastalıkları robotik cerrahide ön plana çıkar. Bunların içerisinde de yoğunlukla sık görülen mitral kapak darlığı veya mitral kapak yetmezlikleri son yıllarda artan sayıda robotik cerrahi ile tedavi edilebilmektedir.

Mitral kapak hastalıkları

Daha önceden, çocukluğumuzda geçirdiğimiz ateşli hastalıklardan dolayı romatizmal kapak hastalıkları olabildikleri gibi, yaşlandıkça deformasyona bağlı olarak oluşan mitral kapak hastalıkları da söz konusu olabilir. Deformasyona bağlı mitral kapak hastalıkları hem darlığa hem kalp yetmezliğine yol açar. Bunlar da nefes darlığına, çarpıntıya, hareket azalmasına, efor kapasitesinde düşmeye; çok ileri evrelerde ise uyku bozukluklarına ve ileri evre nefes darlıklarına yol açar. 

Robotu kullanarak mitral kapakları değiştirebiliyor veya tamir edebiliyoruz. Yine robot kollarını hasta üzerinde konuşlandırarak, o kolları da uzaktan bir konsol yardımı ile kontrol ederek, kalp akciğer makinesinin yardımı ile kalbi durdurup göğüsten küçük delikler aracılığı ile kapağı tek tek dikişlerle tamir edip, kaçağı azaltıyor veya darlığı giderebiliyoruz. Kapak yapısı uygun değilse, üzerinde çok fazla kireçlenme veya kalınlaşma varsa, kalp kapakçığının altındaki liflerde kalınlaşma söz konusu ise bu kez kapağı çıkartarak suni metalik kapaklarla veya doku kapakları ile kapağı değiştirebiliyoruz.

Robotik cerrahi ile yapılan kalp kapak ameliyatlarında hasta, robotla küçük deliklerle yaptığımız ameliyat sayesinde erkenden günlük hayatına dönüş yapabiliyor. Suni kapakçıklar normal şartlarda enfeksiyona çok açık bir yapıdadır. Ancak robotik cerrahide çok küçük kesilerle ameliyat yapıldığından enfeksiyon oranları; küçük alanlarda çalıştığımız için de kanama olasılığı oldukça düşer. Buna ek olarak hastada ameliyat yarasına bağlı duygusal ve estetik travmalar da azalır. Hasta erkenden yaşama döner, iki üç gün içerisinde günlük hayatına devam eder. Tüm bunlar iş gücü kaybını, aile içindeki travmaları engeller, yaşam daha kolay hale gelir. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat