Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Rahim Kanserleri ve Tedavisi

Rahim (endometrium) kanseri nasıl teşhis edilir?

2,430
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Kadın Hastalıkları - Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı

Rahim ağzı kanserlerinin yüzde 20-25'i 40 yaş altında görülür. Bu durumda kişiler fertilitelerini tamamlamamış, yani daha önce doğum yapmamış olabilirler. Ayrıca son yıllarda, sosyal ve ekonomik şartlardan dolayı birçok insan doğum yapmayı 35 yaşın sonrasına bırakmaktadır. Dolayısıyla rahim ağzı kanserlerine doğum zamanının daha ileri yaşlara bırakılması ile daha fazla rastlanmakla birlikte, özellikle rahim ağzı kanserine yakalanan kişilerin doğum yapma arzusunun henüz tamamlanmamış olduğu da sık karşılaşılan bir durumdur. Yani kadınlar doğum yapmayı planlamaktadır ancak henüz zamanı gelmemiştir. 

Bu durumda hastalara rahim ağzı kanserleri tedavisinde belli şartlarda fertilite koruyucu olarak da adlandırılan üreme koruyucu tedavi önerilir hale gelmiştir.

Fertilite koruyucu cerrahi her rahim ağzı kanseri olan kişiye yapılamaz. Burada önemli olan, üremeyi koruyucu cerrahi için kişinin çocuk sahibi olmayı istemesi ve aynı zamanda doğurganlık kapasitesinin normal olduğunun belirlenmesi gerekir. Daha sonra bu kişinin rahim ağzı kanserinin evresi devreye girer. Kanserin hangi aşamada olduğunun doğru belirlenmesi, doktorlar için en önemli noktadır.  Eğer doğru değerlendirilme yapılmazsa, yanlış teşhis konulacaktır ve cerrahi üreme koruyucu yapılsa bile daha sonra bu hasta tümör ile ilgili sorun yaşayacaktır. 

Doğru evrelenmiş bir hastada, rahim ağzı kanseri, özellikle erken evrelerde, özellikle evre 1A1, 1A2 ve 1B1 evresindeki tümörlerde üreme koruyucu cerrahi yapılabilir. 

Kadın kanserlerinde doğurganlığı koruyucu tedaviler

Rahim ağzı kanserinde, kişilerin pelvik bölgelerinde bulunan lenf düğümlerine yayılma olasılığı olduğu için bu bölgedeki lenf düğümlerinin gözden geçirilmesi gerekir. Son yıllarda bu tip cerrahiler laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemleri ile yapılmaktadır. Burada, hastanın lenf düğümlerinin pozitif olup olmaması önemlidir. Çünkü üreme koruyucu cerrahi lenf düğümü pozitif olan bir hastada kesinlikle uygulanmaz. Uygulanması da hatadır. 

Bekçi lenf düğümü, diğer bir deyişle, sentinal lenf lodu dediğimiz lenf düğümünün çıkartılarak, özellikle bu lenf düğümünün incelenmesi ve yayılımın olup olmadığının kontrol edilmesi büyük önem kazanmıştır. Bugün, ABD'de saygın birçok klinikte de bu uygulama rutin uygulamalar arasına girmiş durumdadır.

Uygulamada çıkartılan lenf düğümü patolojik incelemeye alınır. İnceleme sonucu negatif ise diğer lenf düğümlerinin hepsini almak çok gerekli görülmez. Çünkü bekçi lenf düğümü alınarak kişinin geri kalan lenf düğümleri hakkında bilgi sahibi olunabilir. Ameliyatın sonraki aşamasında, hastanın üreme koruyucu cerrahi görmesi gerektiğine karar verdikten sonra rahim ağzının kendisi, rahim ağzının etrafındaki dokuların bir kısmı ve bazı hastalarda vajenin 3'te 1'ini ya da 1-2 cm'lik kısmı da rahim ağzı ile birlikte çıkartılır. Buna trakelektomi operasyonu adı verilir. Rahimin geri kalanı da tekrar vajene dikilir. Bu şekilde rahim ağzı kanserlerinde fertilite koruyucu cerrahi yapılmış olunur. Bu anlamda doğru hasta seçiminde ve doğru uygulama yapıldığında tümörün tekrarlama olasılığı değişik serilerde yüzde 3 ile 5 arasına düşer. Tümörün tekrarlama olasılığı ciddi anlamda azalır. 

Rahim ağzı (serviks kanseri), kanser evreleri ve tedavi yöntemleri

Rahim ağzı kanserinin tedavisinde özellikle erken evrelerde cerrahi tedavi esastır. Ancak ileri evrelerde radyoterapi ve buna eşlik eden kemoterapi, aslında radyoterapiyi daha hassaslaştırıcı bir kemoterapi, radyokemotrapi şeklinde bir tedavi ön planda olur. Rahim ağzı kanseri evre 1'de yakalandığında cerrahi tedavi ön plandadır. Son yıllarda ileri evredeki hastalar için, özellikle Evre 2A, 2B, 3A ve bazı yayınlarda 3B'de de öncelikle kemoterapi verip, tümörün küçülmesini kemoterapi ile  sağlanır. Daha sonra cerrahi tedavinin uygulandığı olgu sayıları ya da seriler artmaktadır. 

Rahim ağzı kanseri tedavisinde standartlar

Rahim ağzı kanserinin 1. evresinde cerrahi tedavi, 2. ve 3. evresinde radyoterapi ile beraber kemoterapi veya radyokemoterapi uygulanır. 

Son yıllarda serviks kanserlerinde özellikle 2. ve 3. evrelerde Neo-Adjuvan kemoterapi adı verilen tümörü küçültücü bir kemoterapi ve arkasından cerrahi tedavi de bir opsiyon olarak karşımıza çıkmaktadır.  

Serviks kanserinin 1. evresinde uygulanan cerrahi tedavi laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemleri ile yapılır. Cerrahi tedavi ile hastaların tümörü tedavi edilirken, çok morbid olan rahim ağzı kanseri tedavisi hastalar açısından daha kabul edilebilir hale getirilmiştir.

Son yıllarda ayrıca sinir koruyucu cerrahi adı verilen, belli tip ve büyüklükteki tümörlerde yapılan sinir koruyucu robotik radikal cerrahiler (robotik radikal histeroktami) veya sinir koruyucu laparoskopik radikal histeroktami ile de son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır. 

Rahim ağzı kanserinin cerrahi tedavisinde, cerrahi tedavinin özellikle uygulanması gereken grup olan evre 1'i mercek altına alacak olursak, tedavide alt gruplara, açılımlara bakmak gerekir. Tanının konduğu pataloji raporu çok önemlidir.

Rahim ağzı kanserinde evre 1A1'deki bir hastanın, pataloji raporunda lenf damarı tutulumunun olup olmaması yapılacak tedavinin şeklini belirlemede çok büyük önem kazanır. Tümörün çapının mikroskopik düzeyde ölçülmesi ile kişinin evre 1A1'de mi yoksa evre 1A2'de mi olduğu anlaşılabilir ve bu soruların cevaplanması cerrahi tedavi yöntemi seçimi açısından çok önemlidir. Çünkü bu evrelerdeki tedavi yöntemleri farklıdır. 

Keza, evre 1B1'de, tümör çapının 4cm'e çıktığı olgularda yapılacak cerrahi farklı bir cerrahi tedavi iken evre 1B2'de, tümör çapının 4cm'in üzerine çıktığı olgularda yapılacak cerrahi tedavi çok daha gelişmiş bir cerrahi olmalıdır. Ancak 1B2 olgularda aynı zamanda hastaya ışın tedavisi ve buna eşzamanlı verilen kemoterapi bir seçenek olarak sunulabilir. Çünkü 1B2 tümörlerin cerrahi tedavisi gerçekten sorunlu, diğerlerine göre daha zor ve ameliyat sonrası komplikasyonları diğerlerine göre daha sorunlu olabilmektedir. 

Rahim (endometrium) kanseri teşhisi

Rahim kanserli hastalar doktora genellikle menopoz sonrası kanama bozuklukları ya da menopoza girmemiş olanlarda, perimenopoz döneminde kanama bozuklukları ile başvurur. Hastaların birçoğu semptomların başladığı aşamada teşhis edilir.

Bu hastaların teşhisinde kullanılan yöntemlerin başlıcası rahimden biyopsi alınmasıdır. Biyopsi, gerek muayene şartlarında gerekse poliklinik şartlarında pipelle biyopsisi de olabilir gerekse küretaj şeklinde de yapılabilir. Hatta bazen rahmin içine özellikle polipoid tarzdaki lezyonları çıkarmak amacıyla yapılan, histeroskopi adı verilen işlemlerle de rahim kanseri teşhisi konulabilir.

Burada önemli olan doku tanısı konması için biyopsi yapılmasıdır. 

Transvajinal ultrasonografi ile rahim kanseri teşhisine giden yol da başlatılabilir. Bu, şu demektir: Hiçbir şikayeti, endometrium kanserine dair hiçbir semptomun olmadığı hastalarda da transvajinal ultrasonografi ile özellikle dikkat çekici bazı bulgular saptanırsa, üstte saydığımız metotlardan biri veya birkaçı uygulanarak rahim kanserine dair teşhis yapılabilir. Bu sayede kesin teşhise ulaşılır. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat