Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Otizm Hakkında Merak Edilenler

Otizm genetik bir problem midir?

8,793
kez izlendi
Puan: 4.89 / 5
Detaylı Açıklama
Tohum Otizm Vakfı Eğitim Direktörü ve Okul Müdürü

Otizm her 110 çocuktan 1'inde görülür. Otizmde genetik aktarım anlamında konuşacak olursak, kardeşlerde bu risk diğerlerine oranla 50-200 kat daha fazladır. Biz yapılan araştırmalara baktığımızda otizmli çocukların eğer kardeşi varsa %3 kardeşlerde bu oranın yaygın olduğunu görüyoruz. Bu oran çok yüksek değildir ama sonuç olarak böyle bir risk vardır. Kardeşler de otizm riski taşıyabiliyor. 

Bunun yanında ailenin otizmli çocuğu var ve ayrıca bir kardeş yapmak istiyorsa mutlaka bir psikoloğa danışmasında yarar vardır. Birçok uzman sağlıklı bir kardeşin hem otizmli çocuğun gelişimine hem de aileye çok büyük katkılarının olduğunu belirtir. 

Akraba evlilikleri her zaman bütün gelişimsel yetersizlik için bir risk oluşturur. Dolayısıyla otizm de bir gelişimsel yetersizlik olduğundan otizm için de akraba evliliği bir risktir.


Otizmli çocuklar diğer çocuklar gibi öğrenemezler. Özellikle taklit edemezler. Biz eğitime başladığımızda ilk önce onların taklit becerilerini geliştiririz. Eğitime ne kadar erken başlarsak o kadar iyi gelişme sağlıyoruz. Taklit edemiyor olmalarını onların her şeylerini etkiler. Konuşmalarını, mimiklerini, tüm hayatlarını etkiler. Taklit etmeyi öğrendiklerinde kendiliğinden de öğrenmeye başlarlar ve becerilerini geliştirebilirler. Dolayısıyla otizmli çocuklar kendilerinden öğrenmeye başladıklarında bu onların otistik belirtilerinin de azalmasına yol açar. Çünkü bu belirtilerin yerini normal kabul edilen davranışlar alır.

İlerleyen yaşlarda iyi, yoğun, özel bir eğitimle şans %50 olur. Bu şansı yakalayan otizmli çocuklar ileride üniversite okuyabilirler, evlenebilirler, normal insanlar gibi hayat sürebilirler. 

Çocukların otizmden etkilenme dereceleri farklı olabilir. Bunlara hafif düzeyde etkilenme, orta düzeyde etkilenme ya da ağır düzeyde etkilenme denir. Ağır düzeyde ve orta düzeyde genelde otizme zihinsel yetersizlik ve öğrenme güçlüğü eşlik edebilir. Erken yaşta başlanıldığında ve yoğun eğitim verildiğinde otizmli çocukların özellikle hafif ve orta düzeyde olan otizmli çocukların 2-3 yıl içinde %50'si normal bir okul müfredatını takip edebilir hale gelirler. Bunun dışında kalan diğer otizmli çocuklar ayrıştırılmış ve özel okul eğitiminden daha iyi yararlanabilirler. 


Erken ve iyi bir eğitimle otizmli çocukların %50'si normal eğitim müfredatını takip edebilir. Bu çocuklar normal okul müfredatından yararlandıkları için hayatlarına diğer çocuklar gibi devam ederler. Yani üniversite okuyabilir ya da liseye kadar okuyup meslek sahibi olabilirler. Bu fırsatı bulamayan %50 kesimlik otizmli çocuklar iyi özel eğitimlerin uygulandığı ayrıştırılmış okullarda becerilerini geliştirebilir, bir iş sahibi olabilirler. İş ortamına geçiş yaptıklarında desteğe ihtiyaçları olabilir. O desteğin kalitesi, süresi ve devamı çok önemlidir. Dolayısıyla geçiş yapamayan otizmli çocuklar hayatlarını ailelerine bağlı yaşamazlar. Part-time ve zaman zaman full-time işlerde çalışabilirler. Burada iş ortamındaki başarıları onlara sağlanan destek eğitim hizmetleriyle olur. 

Otizmli çocukların iş yaşamındaki başarıları onların yetersizliklerinden etkilenme düzeyleriyle ilgili değildir. Daha çok iş yaşamında onlara sağlanan destek eğitimle ilgilidir. Bu destek daha çok yaşam koçlarıyla sağlanır. İş yaşamına geçiş yapmış otizmli bir çocuğa ne kadar süre destek sağladığınız önemlidir. Bu desteğin kalitesi ve hangi bilimsel yöntemle yapıldığı önemlidir. 

Yetersizlikten etkilenme derecesi ne olursa olsun iş becerisi öğrenmiş bir otizmli çocuğun bu şekilde iyi süreli bir destek eğitim hizmetiyle iş yaşamında başarılı olabildiği görülür. Ancak bu desteğin olmadığı programlarda ise çocuklar, otizmli gençler ya da yetişkinlerin bir süre sonra işlerine son verilir. 


80'li yıllarda 2500 çocuktan 1'i otistik spectrumluydu ama bugün baktığımızda her 110 çocuktan 1'i otizmlidir. Uzmanlar bunun nedenini tanı kriterlerinin çok iyi geliştirilmiş olmasına ve aynı zamanda otizmin bir yelpaze olarak alınmasına bağlar. Bilinen bir şey vardır ki 2 yıl önce aynı kriterlerle 150'de 1 görülme sıklığı vardı, 2009 yılında yeni doğan her 110 çocuktan birinin otizmli doğduğu bilinmektedir. 

Otizme dünyanın her yerinde, her kültürde rastlanır. Ancak otizm erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla, daha yaygındır. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat