Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Kireçlenme Hakkında Her Şey

Kireçlenme nedir?

1,711
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

Kireçlenme, kemik dokusunun içerisindeki kalsiyum ve bazı elektrolitlerin fazla miktarda birikmesiyle oluşan yeni kemik oluşumlarıdır. Bu durum kireçlenmenin olduğu bölgeye göre değişik bulgular vermektedir. 

Kireçlenmede özellikle kemik dokusunun yoğunluğunu artırması sebebiyle kemik ağrıları, kas içerisindeki baskıyla oluşan ağrı şikayetleri karşımıza kireçlenmede çözülmesi gereken bir problem olarak çıkar. 

Kireçlenmenin oluşumunda kemik içerisindeki yoğunluğun artışına sebep olan fazla kalsiyum ve vitamin ilaçlarının kullanımı kemik metabolizmasını artırarak burada kireç dediğimiz kemik oluşumlarına sebep olmaktadır. Bazen bu kireç oluşumları damar içerisinde, kas dokusunun sertleşmesi şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir.

Kireçlenmenin çözümü için öncelikle sebebinin belirlenmesi gerekir. kireçlenmenin oluşumunu engellemek oluşmuş kireçlenmenin tedavisinden çok daha kolaydır. Bu sebeple kireçlenme oluşumunu engelleyici tedaviler, önlemler hakkında bilgi sahibi olmak, kireçlenmenin oluşmasını engellemek çok önemlidir. 

Kireçlenme nedenleri

Kireçlenmenin en büyük nedeni sabit pozisyonda oturmak, hareketsiz yaşamdır. Son yapılan araştırmalarda 30- 40 yaş arasındaki kişilerde boyun, bel ve omurga bölgelerinde kireçlenme oranında artış görülmektedir. 

Kireçlenmenin en büyük nedenlerinden biri de, omurgaya, kalçaya, dize binen yükün fazla olmasıdır. Yani ağırlıklarla çalışılan sporlar, ağır sporlar kireçlenmenin artışına sebep olmaktadır. 

20 yaşına kadar oluşan kas iskelet sisteminin gelişiminde belli elektrolit düzeyler, belli metabolik düzeyler çok önemlidir. Bu düzeylerde aşırı düzeydeki vitamin, kalsiyum, magnezyum gibi ilaçların, A ve D vitami kullanımı erken yaşta kireçlenmeye neden olmaktadır. 

Yapılan kalça protezi ve diz protezi ameliyatlarının çoğunun sebebi kireçlenmedir. Kemik erimesinin, kalça protezleri ve diz protezlerinin sebep olduğu sanılmaktadır. Fakat kemik erimesi ilaçlarını fazla kullanan kişilerde kireçlenme artışıyla beraber kalça protezlerine ihtiyaç da artmaktadır. 

Bu sebeple, gereksiz ilaç ve vitamin kullanılmamalı, hareketsiz yaşamdan kaçınılmalı, ağır sporlardan ve yük bindiren hareketlerden mutlaka kaçınılmalıdır. 

Kireçlenme belirtileri

Kireçlenme olduğu dokuya ve bölgeye göre belirti vermektedir. Örneğin diz bölgesindeki kireçlenmeler
- Eklem aralarında daralmalar
- Yeni kemik oluşumlarıyla beraber yürürken, merdiven inerken ve çıkarken olan diz ağrıları
- Gece artan hareket etmek ve dönmek ile birlikte diz ağrıları şeklinde olabilir. 

Kalçalarda oluşan kireçlenmede ise 
- Yürümeye engel olan kalça ağrıları,
- Bacağa vuran ve siyatik sinirini sıkıştıran yeni kemik oluşumları, 
- Bacakta ağrı, karıncalanma ve uyuşma olabilir.

Omurgadaki kireçlenmeler ise boyun ve bel fıtığı riskini artırır ve bu rahatsızlıklar fizik tedavi ya da cerrahi operasyon ile düzelmeyebilir. 

Tek başına bir fıtığın tedavisi ile kireçlenme olan dokunun tedavisi birbirinden çok farklı olmaktadır. Dolayısıyla kireçlenmenin asıl tedavisi kireçlenme oluşumunun engellenmesidir. Çünkü omurga kanalında oluşan kireçlenmeler omurilikteki iletiyi bozarak, boyun, bel, bacak ağrılarına sebep olmakta, yürüme mesafesi giderek azalmakta, daralan omurilik ile beraber kişide uyuşma, karıncalanmalar, cinsel problemler ortaya çıkabilmektedir. Kireçlenmenin oluşumunu engellemek için 30 yaşına kadar olan hareketler, bunun yanı sıra birtakım destek tedaviler çok önemlidir. 

Fizik tedavi ile kireçlenme tedavisi

Burada çok çelişkili bilimsel araştırmalar vardır. Kireçlenme oluştuktan sonra, örneğin topuk dikeni gibi topuktaki yoğunluğun artması, kemik yoğunluğunun artması ve kemikteki dikensi çıkıntıları ESVT adını verdiğimiz şok akımlarla kırabiliyoruz. Fakat bu uygulamaları omurgaya bası yapabileceği için kullanamıyoruz. Dolayısıyla kireçlenmenin tedavisinde kullanılan cihazlar, fizik tedavi yöntemleri vardır. Fakat bu kireçlenmenin olduğu bölgeye göre, kireçlenmenin tipine göre değişmektedir. 

Bel ve boyun bölgesinde oluşan, özellikle omurgadaki kireçlenmelerde fizik tedavi cihazlarımızla, ultrason, lazer gibi cihazlarla o bölgedeki doku dolaşımını arttırarak dokunun beslenmesini sağlıyoruz. Metabolizması artan dokuda da kireç oluşumu azalabilmektedir. Burada yine diz dokusuna baktığımızda, diz eklem aralığının daralmasıyla beraber dizdeki kemik ve kıkırdak dokunun yeterince beslenememesi oradaki doku kalitesini bozmakta ve kireç oluşumu, yani dokuların sertleşmesi artmaktadır. 

Kalça kireçlenmesinden korunma yolları

Kalça kireçlenmesinden korunmak için uzun mesafeli yürüyüşler, örneğin günlük 5 km'den fazla yürüyüşler gerekir. Günde 7- 8 saat oturarak çalışan kişilerin mutlaka yarım saatte bir 5- 10 dakika ayağa kalkarak kalçaya binen yükü azaltmaları gerekir. Gün içerisinde mümkün olduğu kadar yatak pozisyonuna getirebilecekleri, kalçalarını rahatlatacak ortamları sağlayabilmeleri çok önemlidir.

Kireçlenmelerde önemli olan ekleme binen yükü ortadan kaldırmak ve eklem içi dolaşımı arttırmaktır. Kalça kireçlenmelerinde kalçayı çevreleyen bağ ve kasların güçlendirilmesi çok önemlidir. Bazen kişiler fazla kiloları sebebiyle uygun egzersiz programlarını yapamamaktalar. Bu sebeple bu kişilerde elektrik simülasyonu ile kalça ve bağların, kasların güçlendirilmesi, manyetik alan uygulamalarıyla kalça eklemindeki dolaşımın arttırılması kireçlenme tedavisinde çok başarılıdır. 

Boyun ve bel kireçlenmesi tedavisi

Boyun ve bel bölgesindeki kireçlenmenin tedavisinde ultrason, lazer, spinal dekompresyon cihazı, manuel uygulamalar gibi omurganın iki yanına yapışan bağ ve kasları gevşetici değişik tedavi yöntemleri bulunmaktadır. 

Bu bölgelerdeki dolaşımı artırarak, dokuların esnekliğini sağlayarak omurga aralarındaki mesafeyi artırmaktayız ve bu mesafenin artmasıyla iki kemiğin birbirine sürtmesi ortadan kalkmaktadır. Birbirine sürten ve aşınan kemiklerde de kireçlenme daha çabuk olabilmektedir. Bu sebeple boyun ve belde, sırtta özellikle egzersiz ağırlıklı çalışmalar, germe egzersizi dediğimiz kasın boyunu uzatıcı çalışmalar, fizik tedavi yöntemlerinin uygulanmasıyla doku dolaşımı artırılmaktadır. Oluşan kireçlenmenin azalması sağlanabilmektedir.

Boyun ve bel bölgesindeki kireçlenmelerde önemli olan kireçlenme oluşumunun engellenmesidir. Bu da 30 yaşına kadar olan ve 30- 35 yaşından sonra kireçlenme arttığı için tedavinin başarısı da azalacaktır. Bu nedenle 30 yaşına kadar olan uygulamalarla kireçlenmenin engellenmesi en büyük kireçlenme tedavisidir. 

Diz kireçlenmesi tedavisi

Diz bölgesinde eklem kıkırdakları ve kemik bölgesinde damarlanma yoktur. Dolayısıyla orada bir hasarlanma olduğu zaman kan damarlarının içerisindeki iyileştirici hücreler dediğimiz trombositler oraya gidemez. Bu bölgeye ulaşamayan kan hücreleri iyileştirmeyi sağlayamadığı için kişiden kan alarak kanın içerisindeki trombositleri santrifüj işlemine tabii tutarak ayrıştırmaktayız. 

Kırmızı kan hücreleri ile beyaz kan hücreleri ayrıştığı zaman da prp dediğimiz yöntemle bu hücreleri insanın diz eklemine enjekte ederek kıkırdak ve kemikteki kireçlenmeyi engelleme çalışmaları yapmaktayız. 

Diz kireçlenmelerinin tedavisinde sadece fizik tedavi yöntemlerinin çok yeri yoktur. Yani fizik tedavi cihazlarıyla diz eklem aralarındaki genişleme sağlanamaz. Ancak belli miktarda sıvı var ise o sıvı içerisindeki dolaşımı artırarak kemik ve kıkırdağın beslenmesi sağlanabilir. Bu sebeple diz kireçlenmelerinde fizik tedavinin yanı sıra, eklem sıvıları, prp uygulamaları gibi destek tedavilerin de yeri vardır. 

Dizinde kireçlenme olanların günlük hayatında dikkat etmesi gerekenler

Dizlerinde kireçlenmesi olanlar uzun süre hareketsizlikten kaçınmalıdır. Kilolu kişilerde kireçlenme daha fazla görülmektedir. Dize binen yük fazla oldukça kireçlenmeler de artmaktadır. Bu sebeple kişinin uygun kilosunun üzerinde olmaması gerekir. Uzun süre hareketsizlik kireçlenmeyi arttıracağı için de hareketsizlikten kaçınmalıdır. 

Yani birinci sırada diz eklemine binen yükü ortadan kaldırmak veya azaltmak vardır. İkinci sırada ise fazla kilolar vardır. Fazla kilolar varsa bunlardan arınmak gerekir. 

Diz kireçlenmesi olan kişiler uzun süre sabit pozisyonda kalmamalı ve 30 dakikada bir 2 - 3 dakika yürümelidir. Ayakta uzun süre yapılan bir işiniz varsa 20 - 25 dakikadan fazla sabit pozisyonda durmamak, uzun yürüyüşler yapıyorsanız molalar vermek önemlidir. Kişinin vücut ağırlığı ve kas iskelet yapısına göre uygun egzersiz programlarının düzenlenmesi, diz kireçlenmelerinin şikayetlerinden korunmada çok önemlidir. 

Yine diz eklem sıvısını arttırıcı birtakım destek tedaviler, PRP uygulamalarının yanı sıra, uygun diz egzersizlerinin de yapılmasıyla diz kireçlenmelerinde başarı oranı yüksektir. 

Egzersiz yaparak kireçlenmeyi engelleme

Sadece egzersiz yaparak kireçlenme engellenemez. Fakat 18- 20 yaşına kadar oluşan kas iskelet yapısı, omurga sağlıklı ise, eklemleri çevreleyen bağ ve kas dolaşımı yeterli ise uygun egzersizler yapılarak kireçlenme oluşumu geciktirilebilir. 

Burada destek tedaviler, yani eklem kayganlaştırıcı tedaviler, fizik tedavi yöntemleri içerisindeki doku dolaşımını arttırıcı tedaviler, yine o bölgeye uygulanan birtakım enjeksiyon yöntemleriyle kireç oluşumunu engellemek gerekmektedir. Yani egzersiz, tedavinin %50'sini oluşturmaktadır. Tek başına egzersiz yeterli olmayacağı gibi tek başına diğer tedaviler de egzersiz olmadan hiçbir işe yaramamaktadır. 

Dolayısıyla kombine tedaviler başarılı olmaktadır. Kireçlenme tedavisinde hem eklemin kayganlığını arttırmak, hem ekleme binen yükü azaltmak, hem de çevreleyen kas ve bağ dokusunu güçlendirmek esastır. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat