Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Kanserli Ben

Kanserli ben nedir?

2,488
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı

Kanserli ben, tıpta valium melanom veya melanom olarak bilinen bir tablodur. Tüm deri kanserlerinin yüzde 3'ünü oluşturur. Erkeklerde özellikle üst sırt bölgesinde, kadınlarda ise bacakların alt kısımlarında görülür. Kanserli benlerin insidansında son dönemde bir artıştan bahsedilmektedir. Ancak bu artışın gerçekten olup olmadığı bir tartışma konusudur. Özellikle halkın bilinçlendirilmesi ile beraber doktora olan talebin fazlalaşması ile tanının daha fazla olduğu ve daha fazla yardım talebi olduğu üzerine durulmaktadır. Ancak yine de ultraviyolenin etkisini düşünecek olursak, hem ultraviyole aralıklı maruziyetin üzerine bir de kümülatif ultraviyole ışınlarına maruz kalınması ile kanserli benlerde artış görülmektedir. 

Ultraviyole dediğimiz güneş ışınlarıdır. Ağırlıklı olarak çevresel faktörlerden sayılan güneş ışınları kanserli benlerin artmasına neden olarak görülür. Ultraviyole kümülatif etkisi ile beraber kanserli benlerde de artış görülebileceğini belirtebiliriz. Ama özellikle kanserli benlerin ortaya çıkmasında aralıklı ultraviyole ile ultraviyole B'nin de sorumlu olduğu bilinmektedir. 

Kanserli ben nedenleri

Kanserli ben oluşumunda genetik faktörler ve çevresel faktörler rol alır. Genetik faktörlerden de bazı gen mutasyonları sorumludur. Bazı genlerin tutulumu, mutasyonu kanserli benlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bazı deri tipleri kanserli benlerin veya melanomun oluşmasında önemlidir. 

Kanserli ben oluşumuna yatkın olanlar
- Beyaz tenliler
- Açık renk gözlüler
- Kızıl veya sarı gibi açık renk saçı olanlar
- Uzun süre güneş altında kalsa bile bronzlaşamayan kişiler
- Güneş yanığına yatkın olanlar
- Güneş altında kaldığında çillenme sorunu olanlar

Genetik faktörlerin dışında kanserli ben veya malonomun oluşmasında çevresel faktörler de önemlidir. Çevresel faktörlerden en önemlisi güneş ışığıdır. Güneş ışığında ultraviyole A bulunur. Ultraviyole A, melanomun bazı tiplerinde, örneğin lentigo malign melanom gibi tiplerini tetiklese de, kanserli benlerin oluşumundan özellikle güneş yanıklarına da neden olan ultraviyole B sorumludur. 

Burada önemli olan aralıklı güneş yanığı, aralıklı güneş temasıdır. Özellikle çocukluk döneminde oluşan ciddi güneş yanıkları, uzun vadede melanom oluşumunu tetikler. 

Kanserli ben nasil anlaşılır

Kanserli ben, pigmente bir lezyondur. Kahverenginin tonlarındadır. Kişinin herhangi bir yerinde vardır. Eğer bende bir renk ya da yapı değişikliği varsa, buradan anlaşılabilir. Önemli olan ciltte pigmente bir lezyon varsa, yani kahverengi, siyah benzeri renklerde ben varsa, bu tonlarda bir değişiklik olmasıdır. Var olan benin boyutunda bir değişlik olabilir, mevcut olan bende günler, haftalar, aylar içinde, kişiye göre de kısa süre olarak görülecek bir sürede bir büyüme görülebilir.  Kanserli ben aynı zamanda renk değişikliği ile de fark edilebilir. Örneğin kahverenginin veya kırmızı gibi farklı tonları olabilir. Boyutunda bir değişim olabilir. Boyutunda büyüme, sınırlarında düzensizlik görülebilir. 

Kanserli benlerin anlaşılmasında, özellikle doktorların da pratikte klinik olarak uyguladığı A, B, C, D kuralı ve son dönemde eklenen E kuralı uygulanır.

A (asymmetry - asimetri): Benin ortasına bir çizgi çizildiğinde iki yarının birbirinden farklı olması
B (border - sınır): Ben sınırlarının belirsiz olması (sınırları düzensiz, dağınık yapıda ben)
C (colour - renk): Bende çok sayıda renk olması veya kısa sürede renk değişimi olması. Kimi zaman melanomlara kırmızı, mavi, beyaz tümör adı da verilir. 
D (diameter - boyut, çap): 6mm çapına kadar olan benler genellikle kanserli olmayan benlerdir ancak ben boyutu 6mm'nın üstüne çıktığında şüphelenilmesi gerekir. 
E (evolving ? gelişim): Benin boyut, renk ve şekilsel anlamda gelişmesi. 

Kanserli ben görüntüsü

Melanom olarak da bilinen kanserli benler, klinikte hekimlere dört şekilde gelebilir. Bunlardan en sık görülen yüzeyel yayılan melanom tipidir. Melanomların yüzde 70'ini bu ben türleri oluşturur. Yüzeyel ben tipleri genellikle erkeklerde üst sırt bölgesinde, kadınlarda ise alt bacak bölgesinde görülür. Çapları 2 - 2,5 veya 5 cm çapına kadar çıkabilir. 

Yüzeyel benlerde kanama, kaşınma veya ülserleşme şikayetleri görülebilir. Özellikle dermatoskopi adı verilen işlemler bu tür benlerde uygulanır. Erken melanom gelişimi bu tür benlerde tespit edilebilir. 

Yüzeyel yayılan melanom dışında nodüler adı verilen tiplerde de kanser görülebilir. Bu benler daha hızlı, daha agresif bir seyir gösterebilir. Yüz bölgesinde 65 yaşından sonra görülen özellikle lentigo malign melanom adı verilen benler de kanserlidir. Bu benler ultraviyole güneş ışının kümülatif etkisine bağlı olarak oluşur. 

Bir diğer dikkat edilmesi gereken benler ise akral lentijinöz melanom (Acral lentigineous melanoma) adı verilen, özellikle avuç içi, ayak tabanı veya tırnak altında yerleşen benlerdir. Bu benler ayak tabanında veya topukta yerleştiği zaman benlerin takibi güçleşir. Bu bölgeler aynı zamanda travmaya açık bölgelerdir. Travmaya daha açık olan ayak tabanı, topuk gibi yerlerdeki benlerin takibi ve dermatoskopik muayenede kanserli hücrelerin belirlenmesi zordur. Özellikle tırnak altında da pigmentasyon gibi renk farklılıkları, koyulaşması varsa, bunlar sıklıkla hematoma bağlı oluşur. Yani tırnak altında travmaya bağlı kanama oluşur. Ama bunlar zaman içinde tırnak büyüdükçe geçmiyorsa, renkleri kaybolmuyorsa veya tırnağın çevresindeki dokuyu da etkilemeye başlamışsa mutlaka melanom açısından da incelenmelidir. 

Kanserli ben tedavisi

Kanserli ben klinik muayene ve biyopsi ile tespit edildikten, benin kanserli olduğu histopatolojik olarak gösterildikten sonra tedaviye geçilir. Burada tercih edilen tüm benin çıkarılmasıdır. Kanserli benin, melanomun tedavisinde altın standart olan kanserli benin çıkartılması, yani cerrahidir. Cerrahinin sınırlarını, derinliğini tümörün kalınlığı belirler. Tümörün kalınlığına da patoloji karar verir. Brestol kalınlığı adı verilen milimetrik oranlar vardır. Bu oranlar içerisinde, belli sınırlarda, tümörün anatomik olarak yerine de bağlı olarak tümör çıkartılır. Ancak yüz bölgesi veya bacak gibi yerlerde ekstrem durumlar söz konusu olduğundan burada karar daha farklı verilir. 

Cerrahinin ardından bölgesel lenf bezlerinin temizlenmesi gerekir. Bu da metastas, yani kanserin yayılmaması ve ileri dönemdeki takip için önemlidir. Önceki dönemde melanomun olduğu bölgeyi drene eden lenf bezlerinin hepsinin eksizyonu söz konusuydu. Bu, şu şekilde açıklanabilir: Önceki dönemde kanserli bölgeyi drene eden tüm lenf bezleri tamamen çıkarılırken, artık sadece bölgesel olarak kanser riski taşıyan lenfler seçilip çıkarılmaktadır. Burada öncelikle bazı özel boyalarla tespit edilen tutulan ilk lenf nodu tutulumu belirlenir. Sadece o lenf nodu çıkarılır. Eğer çıkarılan lenf bezi melanom açısından pozitifse yani kanserli hücreler içeriyorsa, tüm o bölgedeki lenf bezleri temizlenir. Ancak o bölge sağlamsa, metastasa ilişkin bir emare yoksa, diğerleri de bırakılır. 

Kanserli benin tedavisinde altın standart olan cerrahiden başka aynı zamanda yardımcı tedaviler de vardır. Bunlar adjuvan ve interferon olarak adlandırılan ilaç tedavileridir. Kanserli ben nedeniyle kanserin yayılması söz konusu ise kemoterapi tedavisi yapılır. Özellikle tekrarlayan melanomlarda B-Raf gibi genlerin mutasyonuna yönelik olarak B-Raf inhibitörleri de uygulanmaya başlanmıştır.

Kanserli benin tekrar etmesi, metastası

Kanserli benlerin tekrar etmesi her zaman beklenen bir durumdur. Bir kişide kanserli ben tespit edilip cerrahi ile alındıktan sonra mutlaka takip edilmelidir. Çünkü ailesinde melanom öyküsü olan kişilerde genetik olarak melanoma yatkınlık varsa, kanserli ben çıkmış bir kişide de benin tekrar etmesi mümkündür. Bununla birlikte, daha önce kanserli beni olup, o beni aldıran kişide tekrar aynı yerde kanserli ben oluşabileceği gibi, bu kişinin vücudunun başka bir bölgesinde yeni bir kanserli ben de oluşabilir.

Bunun için ilk yıl 3 ayda bir klinik takipler yapılmalıdır. Bu takipleri sadece hekim değil, hastanın kendisi de yapmalı, 3 aylık aralarda kendisi de gözlemlemelidir. Özellikle cerrahi ile çıkarılan kanserli ben bölgesindeki nedbe, yani yara dokusu elle muayene edilerek orada yeni gelişen bir oluşum olup olmadığına bakılmalıdır. Bölgesel lenf bezleri değerlendirilmeli. Tüm vücut baştan aşağı değerlendirilerek yeni çıkan ben var mıdır, bu bende bir değişiklik var mıdır, eski olan benlerde bir farklılaşma, melanomu düşündürecek bir öncelik var mıdır, tüm bunlar iyice kontrol edilmelidir. 

İlk yıl 3 ayda bir olan takipler, duruma göre 2. yıldan sonra 6 ayda 1'e çıkarılabilir. Ancak ilk 5 yıllık takip doktorlar tarafından önemlidir. 5. yıldan sonraki takiplerde, herhangi bir risk söz konusu görülmüyorsa, yılda 1 takip yeterli olur. 

Benlerin kansere dönüşmesini önlemek için dikkat edilecekler

Kanserli benlerin, melanomun ortaya çıkmasında hem genetik hem de çevresel faktörler önemlidir. Genetik faktörlerle ilgili aslında kişinin yapabileceği çok bir şey yoktur ancak kişinin aile öyküsünde melanom varsa, güneş ışınlarına maruz kalma, yanık gibi durumlardan uzak durması önerilir. Çünkü genetik faktörlerden ziyade çevresel faktörler melanomun ortaya çıkmasında çok önemlidir. Çocukluk dönemindeki güneş yanıkları benlerin ileride kanserleşmesine neden olabilir. Bu nedenle çocukları güneş yanıklarından mutlaka korumak gerekir. Aksi durumda melanom gelişimi tetiklenir. 

Ultraviyole, güneş yanığı maruziyetinden aralıklı olarak da kaçınmak gerekir. Hem çocukluk hem de yetişkin dönemde güneş yanıklarından korunmak, düzenli olarak güneş koruyucu kullanmak gerekir.  Çünkü güneş ışınları melanom oluşumunu tetikleyebileceğinden veya hali hazırda olan benlerin, nevüslerin yapısını bozabileceğinden zararlı güneş ışınlarından korunmak gerekir. 

Güneş ışınların dışında bazı ilaçların kullanımı, bazı hastalıklar ve vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi durumlarda da kanserli ben oluşumu tetiklenebilir. Bu nedenle bu gibi durumlarda benlerin yapısı yakın takip edilmeli ve herhangi bir değişiklik söz konusu olursa, mutlaka hekime başvurulmalıdır. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat