Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Hamilelik Efsaneleri

Anne adayının yüzündeki değişiklikler bebeğin cinsiyeti hakkında ipucu verir mi?

35,668
kez izlendi
Puan: 4.57 / 5
Detaylı Açıklama
Kadın Sağlığı ve Doğum Uzmanı

Gebelikte yüzde, anne karnında ya da vücuttaki değişiklikler, aşerilen besinlerle bebeğin cinsiyetinin tahmin edilmesi mümkün değildir. Bebeğin cinsiyeti için yüzde 50 şans vardır, dolayısıyla bu tip işaretlere bakarak bebeğin cinsiyetinin doğru tahmin edilmesi tamamen yüzde 50'lik şans faktörü ile ilgilidir.

Gebelik efsaneleri hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak, bu efsanelerin hangilerinin doğru olduğunu, hangilerinin yanlış olduğunu öğrenmek için videolarımızı izleyebilirsiniz.

Bebeğin cinsiyetinin belli olma zamanı

Gebelik süresince doktor kontrolleri sırasında ultrasonografilerde, özellikle 15-16 haftadan sonra bebeğin cinsiyeti tespit edilebilir. Böylece bebeğin cinsiyeti % 95 - 99 oranında doğru tahmin edilmektedir. 

Bununla beraber, daha erken gebelik haftalarında, mesela 11-14 hafta taraması sırasında da çocuğun erkek veya kız olduğu ile ilgili %70 oranında bilgi verilebilmektedir. Ancak bu bilginin değişebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Çünkü bazen aileler cinsiyetin kesin olarak belirlendiğini düşünerek alışveriş yapmaya, bebeğin odasını hazırlamaya başlıyor, kimi zaman da bekledikleri cinsiyet olmayınca hayal kırıklığı yaşayabiliyorlar. Bu tür durumlar aileler için zorlayıcı zamanlardır. Bu nedenle 15 - 16. haftayı beklemek, cinsiyet tahmini için en akılcı hareket olacaktır.

"Ye ekşiyi doğur Ayşe'yi, ye tatlıyı doğur Hakkı"yı sözü doğru mu?

Tatlı ya da ekşi aşermek, herhangi bir besini daha fazla yemek bebeğin cinsiyeti hakkında bilgi vermez ya da bebeğin cinsiyetinin o yönde olmasını sağlamaz. Çünkü bebeğin cinsiyeti anne rahmindeki yumurtanın erkeğin spermi tarafından döllendiği anda bellidir. Tatlı aşermek erkek, ekşi aşermek ise kız bebek olacak anlamında değildir.

Aşerme, gebelikte sıklıkla rastladığımız bir durumdur. Aşermenin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak vücutta eksik olan bazı elementlerin annede ihtiyaç olarak hissedilmesi ve bunu içeren yiyeceklere yönelinmesi şeklinde yorumlanabilir. Vitamin ve mineral, magnezyum, kalsiyum eksiklikleri de aşermeye neden olmaktadır. Bu gibi durumlarda eksik mineral ve vitaminlerin takviyesi, aşermeyi azaltmak için anneye yardımcı olabilmektedir. Ancak gebelik döneminde kimi anneler ise hiç aşermez. 

Gebelikte mide bulantısı

Gebelikte mide bulantısı ve yanmasının bebeğin cinsiyeti ile ilişkisi olduğu düşünülmekle beraber, bunun bilimsel herhangi bir kanıtı yoktur. Gebeliğin başında görülen bulantı, hamilelik sırasında hormonların değişmesinden kaynaklanmaktadır. Özellikle HCG ve östrojen hormonlarının artması bulantının 6. haftadan sonra şiddetlenmesine yol açar. 

Gebelerin %25'inde bulantı ve kusma görülebilir. Yaklaşık %50'sinde ise sadece bulantı görülür. Yüzde % 25'i ise gebeliği süresince bulantı ve kusma gibi sorunlar yaşamaz. Bunun bebeğin cinsiyeti ile alakası yoktur ancak özellikle gebelik hormonlarının daha yüksek olduğu çoğul gebeliklerde veya üzüm gebeliği dediğimiz durumlarda bulantı daha fazla olabilmektedir. Mutlu azınlık olarak isimlendirebileceğimiz %25'lik kısım ise, hamileliği esnasında mide bulantısı ve kusma gibi sorunlar yaşamamaktadır. Bu da, cinsiyet ve bulantı arasında ilişki kurmanın mümkün olamayacağını bize net bir şekilde göstermektedir.

Anne adayının yüzünden bebeğin cinsiyeti belli olmaz.

Gebelikte yüzde meydana gelen değişiklikler ile bebeğin cinsiyeti arasında ilişki kuran pek çok rivayet vardır. Ancak bu rivayetlerde doğruluk payı bulunmamaktadır. Gebelik döneminde yüzdeki değişiklik, hormonların artmasından kaynaklanır. Özellikle östrojen hormonuna bağlı olarak ciltte güzelleşme, pembeleşme görülebilir. Aynı zamanda artan kan miktarına bağlı olarak yanakların kızarması, saçların gürleşmesi gibi değişiklikler görülebilir.

Melanin pigmentinin gebelik döneminde daha fazla üretilmesi nedeniyle yüzde bir maske oluşabilir. Buna gebelik maskesi adı da verilir. Bu, aynı zamanda göbek deliğinin altında oluşan çizginin siyaha dönüşmesi şeklinde de bir değişikliğe yol açar. Ancak bu durumun bebeğin cinsiyeti ile bir alakası yoktur. Gebelikte salgılanan hormonların melanin salgısını uyarması ile alakalıdır. Östrojen de bu değişiklikte etkendir. 

Hamilelikte, vücuttaki değişikliklerden bebeğin cinsiyetini saptamaya çalışmak aslında çok popüler bir yöntemdir. Ancak bu yöntemin bilimsel bir tabanı bulunmamaktadır ancak tahmin etmek, anne adayı ve ailesi için eğlenceli bir süreç olacaktır.

Karın sivriyse erkek, yuvarlak ise kız mıdır?

Anne karnının biçiminin cinsiyetle alakası yoktur. Genellikle bu durum bebeğin gebelik haftası, duruşu, aynı zamanda annenin vücut, kalça yapısı, batın yapısı ve bebekle olan ilişkisi ile alakalıdır. Bu şekilde bebeğin cinsiyetinin tayininin yapılması mümkün değildir. 

Cinsiyetin öğrenildiği dönem

Hamilelikte 15-16 haftadan sonra bebeğin cinsiyeti tespit edilebilir. Böylece bebeğin cinsiyeti % 95 - 99 oranında doğru tahmin edilmektedir. Daha erken gebelik haftalarında, mesela 11-14 hafta taraması sırasında da erkek veya kız olduğu ile ilgili %70 oranında bilgi verilebilmektedir. Ancak bu bilginin değişebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Bebeğin cinsiyetinin oluşması

Bebeğin cinsiyeti, annenin tüplerinde bulunan anne yumurtasını dölleyen spermin X veya Y kromozomu taşıyor olmasına göre belirlenir.

Çocuklarda cinsiyeti erkek belirler

Kadınlarda yalnızca X kromozomu bulunur. Erkekten gönderilen spermler ise sadece Y kromozomundan oluşmaz; yarısı X kromozomu, diğer yarısı ise Y kromozomu taşır.  Buna göre, vajinaya gönderilen milyonlarca spermden yumurtayı hangisi döllerse, cinsiyet ona göre belirlenir. Bu, cinsiyeti belirleyen tarafın erkek olduğu anlamına gelir. 

Cinsiyeti belirlemenin doğal yolları, bize yüzde 100'lük bir garanti vermez. Ancak yumurtlama dönemi cinsiyet belirlemede etkin olabilmektedir. Mesela yumurtlama dönemine yakın bir zamanda ilişkiye girmek erkek olma olasılığını artırır. Eğer yumurtlama döneminden 2 gün önce ilişkiye girilirse kız olma ihtimali daha yüksektir. 

Bebeğin cinsiyetini daha önceden belirlemek mümkün mü?

Bebeğin cinsiyeti, tüp bebek yöntemiyle önceden belirlenebilir. İstenilen cinsiyete göre seçilmiş embriyoların ana rahmine yerleştirilmesi sonucu, bu işlem gerçekleşebilmektedir. Ancak bu ülkemizde yasal bir yöntem değildir. Sadece bebeğin ilerideki sağlığını etkileyebilecek ve genetik olarak kromozom ile taşınan bazı hastalık durumlarında bebeğin cinsiyeti belirlenebilir. Bu, şu şekilde açıklanabilir: Eer ailede cinsiyet kromozomları ile taşınan bir hastalık varsa ve bunun için preimplantasyon genetik tanı yapılıyorsa o zaman cinsiyet seçilerek o embriyo yerleştirilebilir. 

Örneğin, Türkiye'de oldukça sık rastlanan ve 8. faktörün eksikliği olan hemofili hastalığı anneden oğula geçmektedir. Taşıyıcı bir anne bebeğine X kromozomunu verdiğinde, babadan başka X kromozomu gelmediği ve hastalık kromozomla taşındığı için erkek bebekte hemofili hastalığının ortaya çıktığını gözlemlemekteyiz.

Ancak preimplantasyon genetik tanı ile belirlediğimiz 10 embriyodan en az 5 adet dişi embriyo elde ettiysek, en iyi ihtimalle onların sadece taşıyıcı olacaklarını da  biliyoruz. Böyle durumlarda kız olan embriyoyu ana rahmine yerleştirerek, ailenin sağlıklı bir bebeğe sahip olmanızı sağlayabiliyoruz. 

Anne rahmine düştüğü zaman bebeğin cinsiyetini etkiler mi?

Anne ve baba yumurtalarının, anne tüpünde birleştiği noktada bebeğin cinsiyeti belirlenmiş olur. Çünkü kromozomların yarısı anneden, yarısı babadan gelir. Bu anlamda bebeğin cinsiyeti, annenin rahmine düştüğü zamanla ilişkili değildir. Aslında cinsiyet kromozomu baba tarafından belirlenmiş olur çünkü annedeki kromozomların hepsi X kromozomudur. Babalarda ise yarısı X, yarısı Y kromozomudur. 

Eğer yumurta X kromozomu taşıyan bir sperm ile döllenirse o zaman bebek kız olacak; Y kromozomu taşıyan bir spermle döllenirse erkek bebek dünyaya gelecektir. Bunu da seçmenin doğal başka bir yöntemi yoktur; bebeğin cinsiyeti döllenme anında belirlenir.

Ancak ve ancak tüp bebek yöntemi ile yapılan bebeklerin cinsiyeti belirlenebilir. Bu da sadece genetik olarak aktarılan önemli hastalık gibi durumlarda, yani ileride çocuğun sağlığını ciddi anlamda etkileyecek, örneğin hemofili gibi sağlık problemlerinin kromozom ile aktarıldığı hastalıklarda çocuğun sağlıklı olması için kullanılan bir tekniktir.

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat