Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Gebelik Zehirlenmesi Hakkında Merak Edilenler

Gebelik zehirlenmesinin belirtileri nelerdir?

32,320
kez izlendi
Puan: 5.00 / 5
Detaylı Açıklama
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Gebelik zehirlenmesi sara nöbetine benzer eklampsi denilen kasılma türüne denir. Gebelik zehirlenmesi hamilelik döneminde ortaya çıkan, idrarda protein kaybıyla beraber tansiyon yükselmesi ve ödemlerle seyreden bir hastalıktır. 

Gebelik zehirlenmesi anne adayının ve bebeğin ciddi anlamda rahatsızlanmasına neden olur. Preeklampsi başka canlılarda görülmeyen insana özgü bir hastalıktır. Kadınlarda gebeliğin ortaya çıkmasıyla birlikte, kromozomların ve genlerin yarısı babadan geldiği halde vücut bu dokuları yabancı madde olarak algılamaz. Bunun sebebi henüz net olarak bilinmemektedir ancak hamilelik döneminde kadın kendisine yabancı bir doku olmasına rağmen bebeği 9 ay boyunca besleyebilir. Çünkü anne adayının vücudunun bu dokuyu reddetmemesi için bebeğin kanını görmesini engelleyen maddeler oluşur. Buna plasenta, bebeğin eşi yardımcı olur. 

Gebe olan kadında bu mekanizma bozuk olduğunda önce tansiyon yükselmeye başlar ve belli bir süre sonra anne adayının böbreğinin albümini tutma kabiliyeti azalır. Vücudu ödemden koruyan mekanizma devre dışı kalacağı için özellikle ellerde ve yüzde şişlikler meydana gelir. Geçen süreye rağmen etkiler ortadan kalkmazsa diğer organlar da etki altında kalır. Eğer plasentada bir yetmezlik olursa, bebeğin anne karnı içindeki gelişimi az olur ve hatta bu durum bebeğin ölümüne neden olabilir.


En sık görülen doğuma yakın zamandaki gebelik zehirlenmesi %6 oranında anne adayında görülür. Genelde de belirtisiz seyreder. İdrarda proteine bakılarak bu tespit edilebilir. Eğer protein yüksekse preeklampsi tanısı konulur ve anne adayının doğum yapması gerçekleştirilir.

Anne adaylarının vücuttaki şişliklerinin fazla olması ve beraberinde baş ağrısı, göz önünde uçuşan nesne görme, idrar renginde koyulaşmalar ve azalmalar, ileri durumlarda karaciğere bağlı sağ tarafta ağrı hissedilmesi gibi şikayetleriyle birlikte tansiyona ve idrara bakılarak teşhis koyulur. Daha erken, 30. haftadan önce görülen preeklampside de bu belirtiler olabilir ancak genelde belirtisiz seyreder.


Vücut herhangi bir şekilde yabancı dokuyla karşılaştığında, bu dokuyu yabancı madde zannederek atmaya çalışır. Ancak gebeliğin ortaya çıkmasıyla birlikte, kromozomların ve genlerin yarısı babadan geldiği halde vücut bu dokuları yabancı madde olarak algılamaz, bebeği 9 ay boyunca besleyebilir.

Anne adayının vücudunun bu dokuyu reddetmemesi için bebeğin kanını görmesini engelleyen maddeler oluşur ancak bu mekanizma bozuk olduğunda önce tansiyon yükselmeye başlar ve belli bir süre sonra anne adayının böbreğinin albümini tutma kabiliyeti azalır.

Vücudu ödemden koruyan mekanizma devre dışı kalacağı için özellikle ellerde ve yüzde şişlikler meydana gelir. Geçen süreye rağmen etkiler ortadan kalkmazsa diğer organlar da etki altında kalır. Beynin etki altında kalması sara nöbetine benzer kasılmalara neden olabilir. Eğer plasentada bir yetmezlik olursa, bebeğin anne karnı içindeki gelişimi az olur ve hatta bu durum bebeğin ölümüne neden olabilir.


Gebelik zehirlenmesi ilk doğumunu yapacak olan 18 yaş altı veya 37 yaş üstü kadınlarda, çoğul gebelik taşıyanlarda, gebeliğe kilolu başlayan anne adaylarında ve polikistik over denilen yumurtlama bozukluğu olanlarda daha sık görülür.

30. haftadan önce ortaya çıkan preeklampsi çok daha ağır seyreden bir olgudur. Hem annenin hem de bebeği hayatını tehlikeye sokabilir. Daha erken görülen preeklampside, daha çok genetik etkenler söz konusu olabilir. Kalp-damar sisteminde problem olanlar ve özellikle hipertansiyon hastası olanlarda da preeklampsi riski görülür.


En sık görülen doğuma yakın zamandaki gebelik zehirlenmesini önlemek çok fazla mümkün değildir. Ancak hamilelik süresince tuz miktarı ve aşırı kilo alımı kısıtlanmalıdır. Kilo alımı 14-15 kg üzerinde olduğunda preeklampsi görülme olasılığı ve ve görülen preeklampsinin ağır seyretme olasılığı artar.

Tamamen kanıtlanmış yönteme göre hamilelik döneminde, günlük alınan kalsiyumun 3-4 katı kadar fazlası kullanılabilir. Yüksek dozda kalsiyum alımı, ileri yaşta hamile kalanlara ve daha önce gebelik zehirlenmesi nedeniyle bebek kaybetmiş kişilere önerilir.

Gebelik zehirlenmesi olduğundan şüphe edilen anne adayının tansiyonunun ölçülmesi preeklampsi tanısına destek olur. 


Gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) tanısı konulduğu andan itibaren en kesin tedavisi doğumun gerçekleştirilmesidir. Tanısı konulamadığında anne adayı açısından ilk başlarda problemsiz gibi görünse de, bütün organları olumsuz etkiler.

Gebelik zehirlenmesinde en korkulan organlarda biri de beyindir. Beynin etki altında kalması sara nöbetine benzer kasılmalara neden olabilir. Böbreklere etki ettiğinde yetmezliğe sebep olabilir. Tehlike altındaki ikinci organ olan karaciğeri tutarsa o zaman karaciğerin iflas etmesine neden olur. Vücudu toksinlerden arındıran bir organ olduğu için karaciğerin yetmezliğe girmesi, bütün sistemleri altüst eder. Gözlerde geçici görme kaybı , sinir sisteminde geçici bozukluklar, kısmi felçler olabilir. Bebek tarafında ise, plesantayı etkilemişse gelişim geriliği ve hatta bebeğin kaybına neden olabilir.

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat