Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Fazla Kilolarınızdan Kurtulun

Zayıflama bantları işe yarıyor mu?

152,605
kez izlendi
Puan: 4.50 / 5
Detaylı Açıklama
Beslenme ve Diyet Uzmanı

İdeal kilo hesabı, boy, kilo ve yaş etkenleri arasındaki uyuma bakılarak hesaplanır. Beden kitle indeksi dediğimiz kavram, tamamen kilonuzun boyunuzun karesine bölünmesi ile ortaya çıkan rakamlar arasındaki hesaplamadır.


Kilonuzu boyunuzun karesine böldüğünüzde çıkan rakam 25'in üzerindeyse, kilolu sınıfına girersiniz. 18'in altında ise çok zayıf olarak değerlendirilirsiniz. Bu iki aralıkta, 18 ile 25 arasındaki rakamlar tamamen sağlıklı ve normal kilolar olarak kabul edilir. 

Sadece bu aralıkta olmak değil, yaşınızın ve yaşam kalitenizin nasıl olduğu da ideal kilo için önemli bir faktördür. 60 yaşında bir kişi ile 25 yaşında bir kişinin beden kitle indeksi aynı çıksa bile, ikisinin ideal kilosu aynı olmayabilir.

Örneğin yaşlı kişilerin kilo hesabında olması gereken aralıkların üst sınırlarında olması da kabul edilebilir. Fakat gençlerde, 20'li, 30'lu yaşlarda olan kişilerde kilo, beden kitle indeksinde bulunan hesaptaki rakamın en alt sınırına kadar indirilebilir. Burada önemli olan yaş faktörüdür. 

Tüm bu hesaplara göre aynı zamanda vücuttaki yağ oranınız ve kemik yapınız da çok önemlidir. 


Son zamanlarda ortaya çıkan protein diyetleri, popüler diyetler birçoğumuz ekmekten soğuduk. Ekmek aslında gözümüzde büyük bir canavar haline geldi ancak ekmek kilo vermeyi zorlaştırıcı bir etkiye sahip değil. Önemli olan ekmek ve buna benzer tüm unlu gıdaları ne oranda tükettiğimizdir. 

Gün içerisinde çok fazla karbonhidrat tüketiyorsanız, unlu gıdalara yöneliyorsanız; makarna, pilav, bisküvi, patlamış mısır gibi besinler alıyorsanız, tüm bunlar kilo almaya neden olur. Çünkü makarna, pilav, bisküvi, patlamış mıdır gibi karbonhidrat içeren besinler kiloya neden olur. 

Kilonuz sadece ekmek yediğiniz için değil, olması gereken kalorinin çok üstünde beslendiğiniz için artar. Diyetinizde karbonhidrat ve yağ miktarı yüksekse, bu, kilo almaya nedendir. Tüm bu nedenlerle kilo verme ya da alma konusunda ekmeği tek suçlu ilan etmek büyük bir hatadır. Çünkü biz ekmekten birçok vitamin ve mineral alırız ve bunlar merkezi sinir sistemi, saçımız, tırnağımız ve cildimiz için çok önemli vitamin ve minerallerdir. Dolayısıyla az tüketmek, diyetten tamamen çıkarmak, tahıllardan tamamen uzak durmak diyet yaparken sağlığınızı da olumsuz yönde etkileyecektir.

Bütün bunlar ışığında ekmeğin kilo yaptığı yargısından uzak durmakta fayda olduğunu söylememiz gerekir. 


Metabolizması yavaş çalışan kişiler daha hızlı kilo alabilirler. Bunun en büyük sebebi günlük kalori harcamasının düşük olmasıdır. 

Örneğin bir kişinin normalde metabolizmasının 1500 kalori gibi bir değerle çalışması gerekiyorken, eğer 1000 kaloriye düştüyse ki metabolizma birçok nedenle yavaşlayabilir, bu durumda kişi daha hızlı kilo alabilir.

Metabolizmanın yavaşlama nedenleri
- Metabolik hastalıklar
- Aktivite eksikliği
- Az yemek yeme

Her ne sebeple olursa olsun, metabolizma yavaş ise kilo alma daha hızlı olabilir. Çünkü vücut aldığı enerjiyi daha yavaş yakar veya yeterince yakamaz. 

Metabolizma yavaşsa, günlük alınan her fazla kalori vücutta yağ olarak depolanır.  Bu nedenle metabolizmayı hızlandırmaya çalışmak gerekir. Doğru beslenmek, yaşamınızda egzersiz yoksa, mutlaka hayatınıza egzersizi katmak metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olur.

Metabolizmanızın yavaşlama nedeni beslenme bozuklukları ya da egzersiz eksikliğinden değil, bir metabolik rahatsızlıktan kaynaklanıyorsa, bunun altındaki nedenlerin bulunması ve hastalığın tedavi edilmesi gerekir. 


Metabolizmayı hızlandırmanın birçok yolu vardır ama bunların en önemlisi en başında gelen ara öğünlerin sıklaştırılması, sık aralıklarla az az yemek yenilmesidir. Eğer azar azar sık sık besin tüketimi yaparsanız, vücut bu besin tüketimine karşılık olarak daha çok yakmaya ve daha çok enerji harcamaya başlar. Bu, metabolizmayı hızlandırmanın en basit yollarından biridir. 

Spor, metabolizmayı hızlandırmanın en iyi yollarından biridir. Çünkü kas kitlenizi ne kadar çalıştırır, enerji yakımını ne kadar artırırsanız, vücut da o oranda enerji yakacaktır. Bu nedenle hem metabolizma hızınız artar, hem de kilo vermeye başlarsınız.

Metabolizmayı hızlandıran bir diğer etken ise sağlığımız için çok önemli olan su tüketimidir. Eğer su tüketimi az olursa, metabolizma da yavaşlayacaktır. 

Diyetlerden öğrendiğimizin tam aksi yönde bir bilgi olan bir diğer metabolizma hızlandırma yöntemi ise sadece düşük kalorili beslenmekten uzak durmaktır. Çünkü ne kadar düşük kalorili beslenirseniz, metabolizmanız da beslenmenize ayak uydurur ve hareketini yavaşlatır, vücut daha az enerji yakar. Bu nedenle doğru ve iyi kaloriyi almak, aslında iyi yemek yemek, doğru beslenmek metabolizma hızınızın düzene girmesini ve genç kalmanızı sağlayacaktır. 


Sigarayı bıraktıktan sonra mutlaka kilo alınmaz. Bu, yanlış bir yargıdır. 

Nikotinin insan metabolizması üzerinde birtakım etkileri olduğu kabul edilmektedir. Hatta sigrayı bıraktıktan sonra metabolizma hızında yüzde 15-20 azalma görülür. Bu nedenle sigarayı bırakan kişiler metabolizma hızlarının yavaşlamasından ötürü de kilo alırlar. Ancak bunların yanı sıra, bundan çok daha önemli olan konu sigara bir oral bağımlılıktır temelinde ve bu ağız alışkanlığından uzak kalmak, kişilerin sigara yerine başka bir şey ile ağızlarını meşgul etmesi ile sonuçlanıyor. Bu da ağırlıkla sürekli ve kalorili atıştırmalar oluyor. 

Sigara içen insanlar, sigarayı bıraktıktan sonra ağız tiryakiliği sebebi ile, artık sigara içmediği için başka besinler tüketmeye başlıyor, daha fazla yeme davranışı geliştiriyor. Bu olumsuz yeme davranışından uzak kalındığında ve sigaranın bırakıldığı dönemde günde ortalama bir yarım saat yüründüğünde sigarayı bıraktıktan sonra kilo almaktan uzak durmuş olursunuz. 


Şişmanlığın elbette ki tek nedeni fazla yemek değil ama en temel nedeni fazla yemek yemektir. Şişmanlığın bir diğer önemli sebebi ise metabolik sebeplerdir. 

Metabolik hastalıklar, hipotiroid, insülin direnci veya dolaşım bozuklukları gibi hastalıklar kilo almanın nedenleri arasındadır. 

Dolayısıyla şişman olmanızın ya da çok kilo almanızın sebeplerini mutlaka bir endokrinoloji uzmanı ve bir diyetisyen ile takip etmeniz, altındaki sebepleri ortaya çıkardıktan sonra size uygun bir doğru beslenme programı ile kilo vermeniz mümkündür. 

Şişmanlığın bir diğer nedeni ise siz çok acıkmıyor olsanız, açlık hissetmeseniz de, yeme davranışında oluşan bozukluklardır. Bunların altında duygusal sebepler yatar. Depresyon, anksiyete, huzursuzluk hali, birtakım problemlerle baş edememe durumlarında insanlar yeme davranışı geliştirir. Bu tamamen ruhsal doyumsuzluktur ancak biz bu gibi durumlarda vücudumuzu doyururuz. Karnımız aç değildir, şekerimiz normal seyrediyordur ancak yine de yeme isteği durdurulamaktadır. Bu gibi durumlarda da bir hekimden, diyetisyenden ziyade mutlaka bir psikoloğa ya da psikiyatra başvurmanızda fayda vardır. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat