Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Düşük Doğum Ağırlığı

Düşük doğum ağırlığı deyince ne anlamalıyız?

2,985
kez izlendi
Puan: 3.00 / 5
Detaylı Açıklama
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Düşük doğum ağırlığı gününde doğan bir bebekte vücut ağırlığının 2500 kg altında olmasıdır. Ancak daha erken gebelik haftasında doğan bebeklerde bu limitler değişebilir. Düşük doğum ağırlığının en önemli sebebi plasental yetmezlik denilen anne karnında bebeğin eşinin bebeği yeterince besleyememesidir. Bu bebekler iyi beslenemedikleri için annelerinden yeterince besin alamayıp, yeterince su ve oksijen alamayıp, stres altında kaldıkları için kilo alamazlar. Gebelik haftasına göre düşük doğum ağırlığı olan bebekler birazcık zayıf görünümlü, kemikleri sayılan, azıcık çirkin ama sevimli gözüken bebeklerdir. 

Gebelik yaşına göre düşük doğum ağırlığına sahip olan bebekler zayıf olarak doğmuşlardır. Vücutlarında yeterince glikojen deposu denilen besin depoları yoktur. Vücudunda yağ depoları yoktur. Bu nedenle bu bebekler doğduktan sonra çok kısa bir zaman içinde hipotermia yani vücut sıcaklığının düşmesine maruz kalabilirler. Glikojen depoları olmadığı için kan şekerleri hızla düşebilir. 

Düşük doğum ağırlığına sahip olan bebeklerin beslenme düzeni sağlanana kadar hastane ortamında bakılması gerekir. 


Eğer gebeliğin başında yaşanmış bir problemden dolayı bebekteki hastalıklar bebeğin büyümesine engel olmuşsa, buna orantılı büyüme geriliği denir. Bu bebekler büyüdükleri zaman da, genel olarak küçük kalırlar ve boyları uzamaz. Gebeliğin sonlarına doğru plasentanın yapısındaki damarsal bozukluklardan dolayı bebek anne karnında beslenememişse bu bebekler doğduktan sonra hızla beslenmeye başlayarak normal kilolarını alırlar. Bunlara da asimetrik büyüme geriliği denir. 

Silver- russell sendromlu bebeklerin doğum sırasındaki vücut ağırlıkları çok düşüktür. Kendilerine özel tipik bir yüz görüntüleri vardır. Başının üst tarafı geniş, alt tarafı dar üçgen yüz şeklinde bir görüntüleri olur. Ağız aşağıya doğru bükülür, balık ağızlı denilen bir görüntü oluşur. İlginç bir bulgu olarak, bu bebeklerin sağ tarafları ile sol tarafları ölçüldüğü zaman, bir tarafındaki kol ve bacaklarının diğer tarafa göre daha kalın olduğu görülebilir. El parmaklarına bakıldığında kıvrık olduğu görülebilir. Buna klinodakli denebilir. Fakat silver- russelları bekleyen bir vücut zaten küçük ve kısa boyludur. Erken ergenliğe girebilirler. Bu ilerde daha çok boy kısalığına neden olabilir. Bu yüzden bu sendroma sahip olan bebeklerin uzman hekimler tarafından yakın takip edilmesi gereklidir. 


Genellikle kötü şartlarda yaşayan, yeterli beslenemeyen, hamileliği boyunca hastalıklar geçirmiş olan annelerin bebeklerinin doğum ağırlığı biraz daha düşük olur. Bunun dışında anne ile bebek arasındaki etkileşimler de son derece önemlidir. Plasenta denilen bebeğin eşi olan organın yapısı bebeklerin beslenmesini direkt olarak ilgilendirir. Plasentanın yapısını bozan birçok hastalık bebeğin beslenmesini bozduğu için anne karnında kilo almasını engeller ve düşük doğum ağırlığına neden olabilir. 

Hastalıklar dışında da bebeğin kilo almasını engelleyen en önemli faktör annenin sigara içmesidir. Sigara direkt olarak plasentanın kan damarlarını bozacağı için anne karnındaki bebek annesinden yeterince besin maddeleri alamaz ve anne karnında zayıf kalır.  Alkol gebeliğin başında anne karnından bebeğe geçtiği için bebeğin kendi yapısını bozacak ve bebek alkole maruz kaldığından dolayı, anormal bir beden yapısına sahip olduğundan dolayı kilo alamayacaktır. 

İlaçlar da bebeklerin doğum ağırlığını etkileyebilirler. Anne plasentanın kan akımını etkileyecek bir ilaç kullanıyorsa, bu genellikle doktorun haberi olmadan kullanılan ilaçlardır. Bu nedenle bebeğin beslenmesi bozulabilir. 


Sağlıklı ve normal doğum ağırlığında bir bebek doğurmak için annenin hem bedenen hem de ruhen hamile kalmaya kendini hazır hissetmesi gerekir. Planlanmış, gerektiği gibi mutlu bir şekilde geçmiş bir gebelikte bebekler normal doğum ağırlığında doğabilir.

Annenin gebeliği boyunca dengeli beslenmesi, gebeliği boyunca geçirdiği hastalıklar, yaşadığı ruh halleri bile bebeğin gelişimi üzerinde birçok şekilde etki ederler. Günümüzde, özellikle kent yaşantısında anneler kariyer yaparlarken gebe kalma yaşını giderek ertelemektedirler. İleri yaşlardaki annelerin doğum yaptıklarını çok sık görmekteyiz. İleri yaşa bağlı olarak bebeklerde bazı sorunlar ortaya çıkabilmektedirler. Bu nedenle gebeliğin başlangıçtan itibaren doğum doktorları tarafından yakın takipte olması, bebeğin kilo alımının izlenmesi ve risk analizlerinin yapılması gerekmektedir.

Bunun dışında sağlıklı bir kadının en az 2 yıl arayla hamile kalması önerilir. Gebe kadın karnındaki bebeği beslemek için kendi vücudunu adeta eritir ve bebeğe besinleri vermeye çalışır. Dolayısıyla annenin de sağlığını koruyabilmesi açısından gebelere belli vitamin ve minerallerin takviyesinin yapılması önemlidir. Unutmayın ki, sağlıklı bir bebeğin en çok ihtiyacı olan şey sağlıklı bir annedir. Bu nedenle doğumdan sonra annelere vitamin desteğinin yapılması önemlidir. 


Anne gebelik boyunca plasenta aracılığıyla fetusun yani karnındaki bebeğinin ihtiyacı olan bütün besin maddelerini ona ulaştırır. Eğer annenin kendisinde bir kronik bozukluk, annede bir beslenme eksikliği varsa ya da annenin hastalığı plasentanın kan damarlarını bozuyorsa anne karnındaki bebeğin beslenmesi bozulacağı için tartı alımı da yavaşlayacaktır. Annede bulunan hipertansiyon, kalp ve akciğer hastalıkları bebeğin gelişimi olumsuz yönde etkileyebilir. Eğer anne bir kalp hastalığı nedeniyle oksijen sıkıntısı çekiyorsa, yani annede hipoksi varsa bundan anne karnındaki bebek de etkilenir. Bebekte de hipoksi yani oksijensizlik ortaya çıktığı zaman bebeğin kilo alımı durur. 

Annedeki her çeşit sistemin kronik hastalığı anne karnındaki bebeğin kilo almasını azaltır. Uterus anomalili bebeklerin düşük doğum ağırlığı olabilir. Ama daha çok prematüre doğuma neden olarak buna yol açarlar. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat