Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Doğumsal Akciğer Hastalıkları

Doğumsal akciğer hastalıkları nelerdir?

634
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Çocuk Cerrahisi Uzmanı

Doğum öncesi tanı alan konjenital akciğer hastalıklarında öncelikle hastalığın çocuğun hayatını ne kadar etkileyeceği ön görüsünde bulunulmalıdır. Eğer ki bebeğin hayatını tehlikeye atacak bir durum var ise hızlıca müdahale etmek gerekmektedir. Bu müdahale tespit edilen anomali ile beraber değişiklik göstermektedir.


Eğer bebeğin akciğerinde büyük bir kist var ise anne karnında akciğerine bir tüp takılarak o kistin boşaltılması gerekir. Küçük çapta sayıca fazla mikrokistler varsa ve bebeğin hayati tehlikesi söz konusu ise bunlara açık cerrahi ile müdahale gerekmektedir. Bu müdahale günümüz şartlarında anne karnında iken yapılabilmektedir.

Tanı aldığı dönemde eğer bu patoloji çocuğun hayatını etkilemiyor ise çocuğun üçüncü basamak bir merkezde doğumu sağlanmalıdır. Doğum sonrası çocuk yoğun bakım ünitesinde takip edilmelidir. Kesin tanısı konulduktan sonra da açık cerrahi yöntemle ameliyatı planlanır.

Kimi doğumsal akciğer hastalıkları doğumdan sonra belli bir süre takip edilir. Eğer ki bulguları değişmediyse ya da kendiliğinden gerilemeye başladıysa hasta tedavisiz bırakılabilir. 


Doğumsal akciğer hastalığı çoğunlukla anne karnında tanı alan bir hastalıklardır. Bunlar annenin gebelik süresince yapılan tetkiklerinde ultrasonlarla veya şüphe halinde çekilen fetal anomalide tanı alabilir. Özellikle yeni doğan ünitelerinde takip edilen makineye bağlı yani entübe olan hastalarda ekskavasyon sağlanamıyorsa, yani bebek makineden ayrılamıyor, solunum sıkıntısı belirgin ise bu tür doğumsal akciğer hastalıklarından şüphelenilmektedir. 

Genel olarak değerlendirecek olursak, bebek anne karnında tanı almakla beraber doğum sonrası solunum sıkıntısıyla veya yoğun bakım ünitelerinde uzun süre makineden ayrılamamakla tarafımıza başvurmaktadır. 

 
Akciğer hastalıkları eğer anne karnındayken ortaya çıkmışsa çoğunlukla anne karnında yapılan ultrasonlarla tanı konulabilir. Şüphe durumlarında daha ileri tetkik etmek gerekir. Doğum öncesi bunun en rahat yapılanı ise fetal MR görüntülemedir. Burada neredeyse %100'e yakın bir tanı konulabilmektedir. 

Günümüz şartlarında anne karnında yapılan tetkikler, üç boyutlu ultrason, fetal MR çoğunlukla doğumsal akciğer hastalıklarına anne karnında iken tanı koyulmasını sağlamaktadır. Bir şekilde takipsiz kalmış olgularda ise bu tür hastalıklar erken bulgu verdiği ve hastaların hastaneye hızlıca başvurmaları gerektiği için akciğer filmi ve bilgisayarlı tomografi ile yanılma payı olmaksızın tanı koyulabilmektedir. 


Akciğer hastalıkları doğumsal olduğu zaman akciğerin gelişim süresinde gelişimi engelleyecek herhangi bir tabloda meydana gelir. Bunların belli başlıları,
- Akciğerde sıvı toplanması 
- Akciğerin bir kısmının gelişiminin durması
- Akciğerde kistik oluşumlardır. 


Her doğumsal akciğer hastalığının kendine has bir nedeni vardır. Bunları genel olarak gruplandıracak olursak mekanik ya da genetik etkenler olarak sınıflandırılabilir. Bebeklerde doğumsal akciğer hastalıklarında genetik etkenler çoğunlukla günümüz teknolojisi ile bulunamamıştır. Genlerle alakalı olarak çocukların akciğerlerinde kistler oluşabiliyor ya da akciğer gelişimi bir sebepten gelişimin belli bir kısmında duruyor ve devam etmiyor. 

Doğumsal akciğer hastalıklarında mekanik nedenlere gelince ise konjenital diyafram gibi olgularda dış bası nedeniyle oluşabilir. Bu durumda karın içi organlar göğüs boşluğuna geçmekte ve akciğer üzerine etki yapmaktadır. Bası etkisi nedeniyle bebeğin akciğerlerin gelişimi engellenmektedir.

Genetik faktörler günümüzde çoğunlukla radyasyon, sigara gibi etmenlerden etkilenmektedir. Yani sadece anne babadan alınan genler değil, çocuğun doğum süresince maruz kaldığı sigara ve radyasyon da bu tür oluşumlara sebep olabilmektedir. 


Doğumsal akciğer hastalıklarının tedavisi eğer anne karnındayken tanı kondu ise ve hastanın hayati tehlikesi söz konusu ise tedavi öncelikle anne karnındayken planlanır. Var olan hastalık konjenital kıstik adenomatoid malformasyon adı verilen büyük çaplı kistler ise ve hastanın hayati tehlikesi söz konusu ise anne karnındayken bir tüp ile kist içindeki sıvı boşaltılır ve ilk müdahalesi gerçekleştirilir. 

Eğer daha küçük çaplı, sayıca fazla kistler ise ve gene hayati tehlikesi söz konusu ise açık cerrahi yöntem anne karnında iken uygulanır. Eğer hayati tehlikesi söz konusu değil, çocuk doğurtulabiliyor ise doğum gerçekleştirilir. Ancak bu doğumun mutlaka bir üçüncü basamak sağlık merkezinde olması gerekmektedir. Bebek yeni doğan ünitesine alınır ve orada kesin tanısı konulduktan sonra açık cerrahi yöntem ile kitle çıkarılır. 

Doğumsal akciğer hastalarına müdahale anne karnında da doğum sonrasında da yapılabilir. Burada önemli olan bebeğin hayati tehlikesinin olup olmadığı, anne ve bebeğe minimum zararı vermektir. 


Anne karnında tanı alan olgularda hayati tehlike söz konusu değil ise öncelikle bu bebeğin sağlıklı bir şekilde doğurtulması ve üçüncü basamak bir sağlık merkezinde tetkiki ve tedavisi gerekmektedir. Ameliyat kararı primer patolojinin ne olduğuna göre verilecektir. Yine bunda bebeğin genel durumu çok önemlidir.

Bir grup hastalık, bir grup doğumsal hastalık kendiliğinden gerileyebilirken doğumsal akciğer hastalıklarının çok büyük bir kısmı ne yazık ki ameliyatla tedavi edilebilmektedir. Burada önemli olan bebeğin ve annenin sağlığıdır. Bebeğin mutlaka üçüncü basamak bir sağlık kuruluşunda doğurtulması, bu kuruluşta mutlaka yeni doğancının, çocuk cerrahının, radyoloğun hazır bir şekilde bekliyor olması gerekmektedir. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat