Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Doğum Sancıları

Doğum sancısı nasıl olur?

230,833
kez izlendi
Puan: 4.88 / 5
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Doğum sancıları hakkında merak ettiklerinizi öğrenmek için videolarımızı izleyebilirsiniz.

Zamanı tamamlanmış bir gebelik sürecinde beyinde hipofiz bezinden salgılanan oksitosin hormonu sayesinde öncelikle rahim kasılmaları olur ardından da rahim ağzı açılarak doğum başlar. Tıbbi olarak bu kasılmaların ne zaman başlayacağı yönünde bilinen kesin bir bilgi yoktur. Bebeğin büyümesiyle birlikte ön tarafa gelen kısmın (bu %96 oranında bebeğin başıdır) rahim ağzını zorlayıp baskı yapması doğumu tetikleyici bir unsur sayılır. 

Rahim kasılmaları gebeliğin son ayında düzensiz aralıklarla gelmeye başlar. Buna, sancının türü hakkında çalışmalarından dolayı Braxton Hicks kasılmaları veya yalancı doğum kasılmaları adı verilir. Bu kasılmalar sadece rahim ağzını doğuma hazırlayan kasılmalardır ve kısa sürerek bir süre sonra kendiliğinden geçer.

Asıl doğum eylemi başladığında kasılmalar gittikçe daha düzenli bir hal alır ve giderek 10 dakika, 5 dakika ve 3 dakikada bir gibi bir sıklığa ulaşır. Aynı zamanda bu sancıya âdet sancısında olduğu gibi belden gelip kasıklara doğru inen ağrı eşlik eder. Anne adayları rahim kasılmalarını bebeğin bir yerde toplandığı, karnının taş gibi olduğu şeklinde betimler.

Rahim ağzının açılmasına elverişli, yeterli düzeyde kasılmalar başladığında hastaneye gidilmesi gerekir. Düzenli rahim kasılmalarının başladığı süreç özellikle ilk gebelikte ortalama 1-2 cm rahim ağzı açıklığı oluştuktan sonra olmaktadır. Bu süreç çok uzun sürebilir. Rahim ağzı 1-2 cm açıklığa ulaştıktan sonra ve düzenli rahim kasılmaları geldikten sonra doğum süreci 7-8 saati geçmemektedir. Halk arasında söylenen "doğumum 20 saat sürdü" durumunun aslında sadece 7-8 saati asıl doğum eylemidir.

Doğum sancısı durumunda anne adayının yapması gerekenler

Gebelik sürecinin başlaması ile bebeğin doğması arasında ortalama 40 haftalık bir zaman vardır. Bu sürecin sonunda rahim kasılmaları başlar, ardından rahim ağzı açılır ve bebek dışarı çıkarak doğum gerçekleşir. Bu noktada önemli olan rahim kasılmalarının ne zaman başladığı ve bunun doğumun öncüsü olup olmadığının belirlenmesidir.

Özellikle ilk gebeliklerde anne adayının bunu ayırt edebilmesi zor olmaktadır. Braxton Hicks kasılmaları adı verilen, yalancı doğum kasılmaları son aylarda ufak dozda başlar. Bu kasılmalar az şiddetlidir ve geniş aralıklarla gelir. Bunlar aslında her ne kadar rahim kasılması olup anne tarafından hissedilse de doğumu başlatan ağrılar değildir ve paniğe kapılmamak gerekir.

Anne adayının bunu ayırt edebilmesi için öncelikle bilmesi gereken bunun zamanla daha sık olacağıdır. Acele etmeden doğum sancılarının iyice sıklaşmasını beklemeleridir. Bu, hastanede geçirecekleri gereksiz uzun süreyi kısaltmak açısından önemlidir. 

Düzenli rahim kasılmaları doğumun başlaması olarak değerlendirilir. Ortalama 10 dakikalık bir süreçte en az 3 defa 40-50 saniye süren kasılmaların olması anne adayını uyarıcı olmalı ve hastaneye gitmesine sebep olmalıdır.

Burada karıştırılan yalancı doğum eylemi denilen durumdur. Yalancı doğum eyleminde rahim kasılmaları görülür, fakat bunlar rahim ağzında açıklığa sebep olmayarak bir süre sonra kendiliğinden geçer. 

Doğumun başlayıp başlamadığını ayırt etmede önemli olan rahim kasılmalarının düzenli sıklıkla gelmesi ve bunun rahim ağzında açıklığa sebep olabilecek kasılmalar olmasıdır. Bunu anlayabilmek için de düzenli ve şiddetli aralıklarla gelen rahim kasılmalarının beklenmesi gerekir.

Doğum sancısının şiddeti

Doğum sürecinin ortalama 7-8 saati geçmeyen kısmında şiddetli kasılmalara bağlı olarak ağrı hissedilir. Bu ağrı kişinin ağrı eşiğiyle ilgili olup, bu sancılardan çok fazla korkulmaması gerekir. Doğumun hafif ve kısa sürdüğü durumlar da olabilir. Hastaneye kontrole gittiğinde rahim ağzının açıldığı fark edilip doğumhaneye giden anne adaylarının yarım saat sonra bebeğini kucağına aldığı doğumlar olmuştur.

Doğum sancıları bu kadar hafif yaşanabildiği gibi açıklığın henüz 2-3 cm olduğu dönemde şiddetli ağrıları olan anne adaylarına da rastlanılmaktadır. Burada önemli olan kişisel faktörler ve gebenin ağrı eşiğidir.

Çok önemli olan bir konu da normal doğum hakkında hamilelerin yeterli bilgi düzeyinde olmamasıdır. Anne adayları yeteri kadar bilinçli olmadığında normal doğumdan korkup sezaryene yönelebilir. Hamileleri bilinçlendirmek adına doğum öncesi ağrıların, doğum sancılarının tolere edilemeyecek ağrılar olmadığı ve dayanılmaz şekilde olsa da bunun çeşitli yöntemlerle azaltabileceği hakkında onları bilgilendirmek gerekir. 

Anne adayının doğumdan önceki psikolojik durumu çok önemlidir. Gebelik sürecinde doğumla ilgili videolar izleyen, doğumdan aşırı korkan ve stres yapıp kendini bir türlü rahat bırakamayan anne adayları çok daha şiddetli ağrılar görmekte ve bu nedenle doğum çok zor geçmektedir.

Doğum sancısının etkilerinin azaltılması

Doğum ağrılarının şiddetli hissedilmesinde en önemli faktörlerden biri psikolojik faktörlerdir. Burada önemli olan anne adayını doğumun yaşamı boyunca karşılaşabileceği en güzel mucize olduğuna inandırmaktır. Annenin psikolojik olarak rahatlaması doğumu fiziksel açıdan da rahat geçirmesini sağlar.

Doğum esnasında doğumhanede eğer tıbbi bir engel yoksa gebe mümkün olduğunca rahat bir şekilde kalmalı, serum gibi birtakım sıvılar gerekli değilse verilmemeli ve anne adayının hareket kolaylığı sağlanmalıdır. Özellikle anne kendini rahat hissediyorsa yürümesine, kalkmasına izin verilmelidir. Bunlar doğumu kolaylaştırıcı ve psikolojik olarak anne adayında rahatlatıcı bir durum olacaktır.

Epidural (ağrısız) doğum 

Sancılı dönemde bu ağrıyı hafifletmenin tıbbi yolları da bulunmaktadır. En önemli ve en tavsiye edilen yöntem ağrısız doğum olarak da geçen epidural anestezi ve spinal anesteziyle bölgesel olarak uyuşturmadır. Bu durumda anne adayı rahim kasılmalarını minimum düzeyde hissetmekte ve konforlu bir doğum yaşamaktadır. Anne adayı çeşitli çekincelerinden dolayı epidural anestezi istemiyorsa veya annenin durumu epidural anesteziye uygun değilse ağrıyı azaltacak diğer seçenekler değerlendirilmelidir.Bu seçenekler kas içerisinden veya annenin serumundan verilebilecek doğumu durdurmayan ağrı kesiciler olabildiği gibi tam bebeğin çıkma esnasında rahim ağzı kenarına yapılacak lokal anesteziler de olabilir.

Doğum sancısı gelmezse yapılması gerekenler

Doğum anı doktorun veya hamilenin önceden öngöremeyeceği gibi tamamen planlanmış ve zamanının bilinmediği bir dönemdir. Doğum, bebeğin dışarıda yaşamaya elverişli olduğu zamanda başlar. Doğum için acil bir durum yoksa doğum ağrılarını başlatmak doğru değildir. Burada yapılması gereken doğal kasılmaları beklemektir.

Gebeliğin 41-42. haftası geçmiş ve doğum başlamamışsa bebek tehlikeye gireceği için anneye suni sancı vererek doğum başlatılabilir. 

Özellikle ağrı eşiği yüksek olan hastalarda rahim kasılmaları fark edilmeyebilir, bu duruma özellikle 2. ve 3. gebelikte rastlanılmaktadır. Anne adaylarının rahimde sertleşme olarak nitelendirdiği kasılmalar düzenli bir ritme girdikten sonra özellikle bu 2. veya 3. doğumsa ağrıyı beklemeksizin hastaneye başvurmak gereklidir. Annenin suyunun gelmesi doğumun başladığının belirtileri arasındadır. Bu durumda da doğum sancılarını beklemeden hastaneye gidilmesi gerekir. Özelilkle 2. ve 3. doğumlar çok daha çabuk ilerlemekte ve daha az ağrıyla geçmektedir.

Hamilelik boyunca rahim ağzında çeşitli salgılar oluşur. Bu "mukus tıkacı" adı verilen salgılar bebeğin korunmasını sağlar. Bu tıkaç doğum zamanı yaklaştığında düşer ve halk arasında "nişan gelmesi" olarak adlandırılır. Bu kanama doğumun birkaç gün içinde gerçekleşeceği anlamını taşır. Bunun dışındaki aşırı bir kanamada ise mutlaka hastaneye başvurulması gerekir. Bu nedenle doğumun yaklaştığı süreçte haftalık olmak üzere rutin takipler aksatılmamalı, bu takiplerde bebeğin suyu, kalp atışları değerlendirilmelidir. Anne adayı bebeğin uzun süre hareket etmediğini hissediyorsa da sancıları beklemeksizin bir an önce hastaneye başvurmalıdır.

Sitene ekle
Kapat