Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Doğum Korkusu

Normal doğum korkusunu nasıl yenebiliriz?

10,609
kez izlendi
Puan: 1.81 / 5
Detaylı Açıklama
Hamile ve Doğum Psikoloğu

Doğum korkusunun sadece doğum esnasında başlaması gerekmez. Doğum korkusu hamilelik sürecinden önce hatta genç kızlık esnasında bile oluşan korkular vardır. Doğum, gebelik, bebeğin anneden çıkışı kafanızda bir imaj oluşturur. Kadınlar bazen gebelikten önce bile korkmaya başlayabilirler. En yoğunu gebelik başladıktan sonra ve özellikle de gebeliğin ilk aşamasında da değil, 7. 8. 9. aylarda en yoğun haline dönüşür. 

Doğumun kendisiyle ilgili korku, yani fizyolojik olarak vajinadan çıkışla ilgili bir zorluk, çeşitli hikayelerle kafa karışıklığı, becerebilecek miyim, travmatik olacak mı diye olanlardır. En önemlisi kendi doğumunuzda neler yaşadıysanız bu genetik miras olarak vücut kayıtlarınıza geçer. Her ne kadar güzel şeyler duysanız, kendinizi hazırlasanız bile vücut kayıtları kendi doğumunuzla ilgili bir travma varsa doğum korkusu olarak ziyaret eder. 

Doğum korkusundan kurtulmak için aslında binlerce yıldır gelen bir doğum sürecini tanımlamak gerekir. Ne oldu da biz gayet normal doğumlar yaparken son 20-25 yıldır doğumlarımız travmatik, korkulu bir hal aldı... Korkulu bir hal almasın diye de daha farklı yöntemlere başvurulmaya başlandı. 

Doğum kendiliğinden başladığında ve uterus açılmaya başladıktan sonra ve bu süreçte kaç saat alacaksa onun zamanını sevgiyle ve saygıyla beklemektir. Uterus açılırken ve vajina da buna yol açarken doğum yolu denilen fiziksel süreç açılırken, bazı dalgalar, bazı hareketlerle herkesin acı ve ağrı diye tanımladığı ve kesinlikle doğal bir sürecin içine girersiniz doğum esnasında. Fakat bunu nasıl algıladığınız kesinlikle hazırlığınızla ve sizin kendi doğum algınızla çok alakalıdır. 

Normal doğum korkusu olarak tanımlanan, ancak adı üzerinde, normal bir doğum çeşidi olan normal doğumuu kişinin neden farklı algıladığını bulmak gerekir. 

Ağrısız doğum için ilaç veya tıbbi müdahale dışı teknikler

Doğum sırasında ilaç veya tıbbi müdahale dışı bazı teknikler vardır. Bunlar rahatlama teknikleri, masajlar, suyun kullanılması, duşun kullanılması, aromaterapi denilen şeylerdir. Yani 5 duyuyu açacak olan her şey normal doğumda ağrı veya dalga denilen süreci daha kolaylaştıran şeyler haline dönüşebilir. Bunları kullanmak doğum esnasında başından sonuna kadar çok önemli ve çok yararlıdır. 

Özellikle epidural ile normal doğum gibi bir kavram vardır. Bu prenses doğumlar ve ağrısız doğumlar olarak da geçer. Bunu seçen kişi hiçbir şekilde yargılanmamalıdır. Doğumun tranvatik olmasındansa müdahalelere kapınızı açmanız gerekir. Müdahalelerin gerektiği zaman olması çok önemlidir. 

Bebek özellikle doğum psikologlarını araştırmasına göre müdahalenin gerekip gerekmediğini hissedebilir. Dolayısıyla da müdahale eğer gerektiği zaman yapılıyorsa bebek de onu kabul eder ve kavrar. Ona göre de doğum esnasında o da destek olur. Gereksiz, hiçbir komplikasyon yokken yapılmış müdahaleler hem annenin hem de bebeğin psikolojik ve fizyolojik sağlığını olumsuz anlamda etkileyen süreçlerdir. 

Müdahalelerin seçiminde tıbbı kısım çok önemlidir. Ancak istenen anne adayının her türlü müdahaledeki avantajı ve dezavantajı öğrenerek bu doğum sürecindeki karara mutlaka katılmasıdır. 


Doğum korkusunu geçirilmesi için 3 etap vardır. Bir tanesi bilgi kulvarıdır. Yani bilinçsel süreçleri arttırmak, doğumun ne olduğunu öğrenmektir. İkincisi fiziksel olarak hazırlanmak, yoga, egzersizler, fiziksel olarak aktiviteler, yürüyüş gibi şeylerdir. Üçüncüsü de psikolojik olarak hazırlıktır. 

Bütün bunların hepsine de doğuma hazırlık ve destek programı denir. Kişinin hangi eksiği varsa ona katılmalıdır. Bazen de üçünün bir arada olması da çok önemlidir. 

Bilgi, doğuma hazırlanırken, doğumda neyle karşılaşacağım, doğum fizyolojisi nedir, doğum hormonları nedir, doğumun kendisi nedir, müdahaleler varsa tıbbi olanları nedir, bütün bunların avantajları ve dezavantajları nedir gibi soruları öğrenmektir. Bunları öğrenme hakkım hem kadının hem de erkeğin bir rolden ebeveyn rolüne geçerken ki kişisel hakkıdır. 

Fizyolojik hazırlıklar, yoga, fiziksel egzersizler, meditasyon, zikir, içe dönüş, yürüyüş ama gene herkesin kendi sürecine göredir. Bunlar için bazen doktordan da onay alınması gerekir. 

Psikolojik hazırlıklar için ise kendi doğum travmanıza mutlaka çalışıyor olmak gerekir. Korkuysa, kaygıysa endişeyse, hangi duygunun içinde olacağına konsantre olmaktır.


Normal doğumdan korkuyorsanız ilk önce korku için yapılması gereken diğer şeyleri araştırın. Profesyonel destek alın. Normal doğum korkunuz hala devam ediyorsa, gerçekten çok azalacaktır. 

Sezaryende kocaman bir müdahale vardır ve sezaryen dünyanın en önemli, en zor ameliyatlarından bir tanesidir. Doktorlar için kolay ama anneler için zordur, çünkü toparlanılması zordur. 7 kat kaslar operasyona tabi tutulur. Bu şu demektir ki, anne doğum sonrasında hem fizyolojik olarak hem de psikolojik olarak etkilenir. 

Zorunlu durumlarda tabii ki sezaryene gitmek mümkündür. Çünkü tıbbi gereklilikler söz konusu olduğunda hem anne hem de bebek için harikulade bir kurtarma operasyonudur. Yaklaşık 2 dakika içerisinde bebeğe ulaşılır, yarım saat içerisinde de operasyon biter. Burada önemli olan sezaryene karar verirken avantajlarını ve dezavantajlarını bilmenizdir. Bunu anne baba adayları olarak bilmeniz gerekir. Bunun için de bunu öğrenirken eşinizi de yanınıza almanız gerekir. Normal doğumdan korkarken sezaryene doğru gitmenin getirileri ve götürülerinin neler olduğunu bilmeniz gerekir. Çünkü sezaryene sadece doğum korkusu nedeniyle karar verildiyse gene de doğumun başlamasını beklemek çok önemlidir. Doğum hormonlarının ortaya çıkması için bu çok önemlidir. Başladıktan sonra istediğiniz zaman sezaryene dönebilirsiniz. Ancak önerimiz isteğe bağlı, planlı olarak sezaryen olmanız değildir.


Doğum korkusu her korku gibi ufak endişenin veya kaygının abartılı halde yaşanmış halidir. Çeşitli kulvarları var ve bunlar çok önemsenir. En önemlisi psikolojik genetik mirasınızdır.  Öncelikle kendi doğumunuz yani sizin kendi doğumunuz, ne kadar travmatik, ne kadar korkulu; yani doğumunuz esnasında ne olmuş, bunu bilmeniz gerekir.

İkincisi kendi ailenizdeki kadın jenerasyondan gelen yani anne, anneanne gibi kadınlardan gelen miraslar, onlardan gelen doğum hikayeleridir. Şöyle düşünün, kendi doğumunuzla ilgili vücudunuzun kayıtlarında bir hikaye varsa, aileden gelen korku hikayelerinde de korkular vardır. Bazı aileler vardır, otururken büyük doğum hikayeleri anlatırlar. Bunlar çok travmatikse, aman kızım ile başlayan cümleler ise otomatik olarak kayıtlarınıza alırsınız. 

Doğum korkularının psikolojik anlamda kişilik yapısıyla da bir miktar etkisi vardır. Çünkü orada ne kadar endişeli, hassas iseniz burada da her şeyi abartılıdır. Bardağın boş tarafını görürseniz doğumda da olumlu yerine olumsuza odaklanırsınız. Kadının eşle olan ilişkisi de çok önemlidir. Kadın erkek arasındaki ilişkinin kalitesi, gebeliği ne kadar istediğiniz, annenizle ilişkiniz ve genel olarak doğuma ve anneliğe nasıl baktığınız da korkunuzu ya azaltır ya da çoğaltır. 


Doğum korkusu için psikolojik destek almak şarttır. Bunun dereceleri ise gebeliğin hangi döneminde görüldüğü ve ne kadar şiddetli olduğuyla çok doğru orantılıdır. Bunun ne zaman olacağı kişiye çok bağlıdır. Siz kendinizi çok daha farklı, hayatın kalitesi düşmüş gibi hissettiğinizde ilk önce dengeleme halinin nasıl olacağını bir deneyin. 

Çok paranoyaklaşmamak gerekir. Çünkü gebelikte yaşanan her şey bebeğe de geçmektedir. Farklı bir şeyler olduğunu, korkuların tavan yaptığını hissettiğinizde ilk önce kendinizi dengeleyin. Sonra eşinizle paylaşın. Yalnız geçirmeyin. Çok da paranoyaklaşmadan, yumurta kapıya dayanmadan da profesyonel destek alın. 

Profesyonel desteğin tercihen ilk adımı psikolog, psikoterapist, hamilelik ve doğum konusunda uzmanlaşmış profesyoneller olmalarıdır. Bu noktada doğum doktorunuzun da desteği çok önemlidir. Doğum doktorları psikolojik bilgilere sahip olmadıkları için çok yüksek beklentileriniz de olmasın. Doğum doktorunuzun işi sizin fizyolojik olarak iyi olma halinizi temin etmektir. Ancak yine de sizi psikolojik olarak destekleyecektir. Çok özel durumlarda da ayrıca destek şarttır.

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat