Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Çocuklarda Öfke Kontrolü

Çocuklarda öfke kontrolü nasıl sağlanır?

2,487
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Pedagoji Uzmanı

Çocuklarda öfke gelişimsel sürecin doğal bir parçasıdır. 18 ay sonrası anneden kopan çocuk istediklerini yapmak ve bireyselleşmek yolunda öfkeye ve saldırganlığa başvurabilir. 


Çocuklarda öfke sorunu dediğimiz duruma en sık 1,5 - 3,5 yaş arasında rastlarız. Çocuğun zor bir süreçten geçmesi bu durumun nedenidir. Bireyselliğini keşfeden ve yalnız olmak isteyen çocuk sık sık öfkelenebilir. 18 aya kadar kendisini annesiyle bir bütün olarak gören çocuk bu süreçten sonra bireyselliği keşfeder. Her şeyi yalnız yapmak ister. Anneden kopuş döneminde istediklerini kabul ettirmek amacıyla çocuk sürekli ağlamayı, öfkelenmeyi ve saldırgan davranışlarda bulunmayı seçebilir. Eğer aile bu davranışlar karşısında doğru davranmazsa bu geçici dönemsel davranışlar çocuğun karakteri haline gelebilir.


Çocuklarda ya da yetişkinlerde öfke kontrolünün 2 aşaması vardır. Birincisi duyguyu tanımlamaktır. "Ne zaman öfkeleniyorum, hangi durumlar beni öfkelendiriyor, çabuk öfkelenen biri miyim, çabuk öfkelenen biriysem genetik mi" gibi sorularla duygu tanımlanabilir. Duygunun tanımlaması aşamasına geçilebilir. 

Aile kendi çocukları içinde öfke kontrolü sağlamak istiyorsa öncelikle "bu çocuk gerçekten hangi durumlarda öfkeleniyor, ne zaman öfkeleniyor, ben anne baba olarak ihtiyaçlarını karşılayamıyor muyum, çocuk öfkeyle beni kontrol etmeye mi çalışıyor" gibi soruların cevabını araştırmalıdır. 

Öfke kontrolü için yapacağınız temel iş çocuğun davranışını doğru davranışla yer değiştirmektir. Aile, "sen kafanı oraya vuruyorsun, onun yerine yatağa yumruk atabilirsin" diyebilir. Çocuğun yaşına göre kum torbası almak faydalı olacaktır. Evde mutlaka öfke ifade oyuncaklarının da bulunması gerekir. 


Çocuklarda saldırganlığın birçok nedeni olabilir. Birincisi genetik geçişle gelmiş herhangi bir psikolojik rahatsızlık olabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan çocuklar daha agresif olabilirler. Otizimli çocuklar daha saldırgan olabilir. Psikolojik bazı bozukluklar bunu tetikleyebilir. 

Çocukta saldırganlık varsa aile dinamiklerine de bakmak gerekir. Ailede işler kötüyse, boşanma süreci yaşanıyorsa çocuk bunu saldırganlık olarak ifade edebilir. 

Genelde çocuklar 2'ye ayrılır. Birincisi dışa dönük, ikincisi içe dönük çocuklardır. Dışa dönük çocuklar yaşadığı stresi saldırganlık olarak atarlar. Evde bir şey yaşanıyorsa okula gittiğinde bu çocuk saldırganlaşır, etrafına zarar vererek dikkat çekmeye çalışır. İçindeki acıları, saldırganlık şeklinde dışa atabilir. Bazı çocuklar da içe dönük çocuklardır. Onlar da aile ortamında yaşanan stresi daha da içe kapanarak, çevreyle iletişimi kopararak yaşamaya çalışırlar. 

Eğer çocuğunuz dışa dönük bir çocuksa, ev ortamında bir stres, kaygı varsa, çocuğun hayatında çok sık bir şeyler değişiyorsa, çocuğu sürekli taciz eden, ona "aptal, salak" diyen bir ağabey veya abla varsa, çok ders stresi altında boğuluyorsa tüm bu olumsuz duyguları saldırganlık olarak dışarı atar. 

Bazen saldırganlık medyadan da geliyor olabilir. Çocuk öfkesini ifade ederken sevdiği bir çizgi film kahramanını kullanabilir. Günümüzde bu çok yaygındır. Çizgi film kahramanı öfkelendiğinde gidip savaşıyordur, çocuk da ben de öfkelendiğimde böyle yapabilirim diyordur. Bu yüzden çocukların medya ile ilişkisi saldırgan durumlarda bakılması gereken konulardan biridir. 


Öfke nöbeti geçiren çocuklara birçok müdahale şekli vardır. Bunlardan bir tanesi sakin bir şekilde orada oturup çocuğun sakinleşmesini beklemektir. Bu minimum müdahaledir. "Yanındayım, biliyorum öfkelendin, sen sakinleşene kadar burada duracağım" deyip, yansıtma yaparak, çocuğun öfkesini farkına varmasını sağlayarak, sanırım seni korkutan bir şey oldu, ağlıyorsun deyip, bu konuşmayı da çok az tutup sakinleşmesini sağlamak yararlı olacaktır. 

Diğer bir yaklaşım, çok hırçın, öfkeyi koz olarak kullanan çocuklarda mekanı terk etmektir. Eğer çocuk kendisine zarar vermiyorsa, amacı sizin dikkatini çekmekse o zaman mekanı terk edebilirsiniz. Çünkü seyirci olmadığında çocukların duyguları genelde daha çabuk söner. 

Diğer bir yöntem de kendine çok ciddi zararlar veren ve durdurulamayan çocuklarda kullanılır. Çocuk size saldırmaya başlıyordur, tutamıyorsunuzdur. O çocuk da arkadan bloke edilir, hareketi kısıtlanır, bu şekilde ağlaması daha da fazla artar ancak çocuğun kendine ve çevreye zarar vermesi engellenir. Sakinleşinceye kadar beklenir. 

Temel yapılan bazı yanlışlardan da kaçınmak gerekir. Çocuktan daha da fazla öfkelenmek yanlıştır. Öfkeyi içeri bastırmaya çalışmak, "sus çabuk" ya da "al sana şeker" diye gıdayla öfkeyi bastırmak da yanlış bir yaklaşım olacaktır. Öfkeyi cezalandırmak da yanlış bir yaklaşım olacaktır. 


Çocuk sinirlenebilir, ağlayabilir, öfkelenebilir. Duyguya ceza verilmez. Çünkü duygular bizim kontrolümüzde olan süreçler değildir ama davranışlar kontrolümüzdedir. Çocuğa bir ceza verilmesi gerekiyorsa bu davranışa ceza vermek olabilir. Bu yüzden eğitimcilerin ve anne babaların bu ayrımı yapması gerekir. "Duygunu kabul ediyorum, davranışını kabul etmiyorum" tavrı gösterilmelidir. 

Çocuğa "tamam, arkadaşın senden izinsiz defterini karaladı seni sinirlendirdi, bunu kabul ediyorum. Ben olsam ben de sinirlenirdim, ama öfkelenmenin sonucunda yaptığın bu davranış kabul edilemez" demelisiniz. 

Arkadaşına küfür eden bir çocuğa direkt kızıp ceza verdiğinizde onun öfkesine de ceza vermiş olursunuz. Ağlayan bir çocuğa ceza verdiğinizde çocuk ağlamayı kötü bir şey zanneder. Ağladığında kendini yerlere atmanın kötü bir şey olduğunu anlamaz, "ağlamak da kötü bir şeydir" diye düşünür. 


Ailenin uygulayabileceği birinci teknik o ortamı terk etmektir. Seyircisi olmayan çocuğun öfkesi de yavaşça azalır. Çünkü öyle bir durumda "aman çocuğum" diyerek ilginin tamamen ona yönelmesi çocuğun bu hareket sayesinde ilgi çekebileceğini düşündürecektir. Çocuk seyirci olmadığında bu davranışı bırakır. 

Çocuk öfke hali ile yaptığı davranışını bırakmıyorsa, aile odayı terk etmesine rağmen devam ediyorsa o zaman yapılması gereken çocuğun arkasına geçip, onu kollarından kucaklayıp, kilit altına alıp öfkenin sakinleşmesini beklemektir. Kucağınızda tepinebilir, çıkmak isteyebilir, burada yansıtma yapabilir ve sakinleşmesini bekleyebilirsiniz. Kendisine zarar vermesinden korkuyorsanız arkasına geçin, onu bloke edin ve duygu tamamen akana kadar herhangi bir şey demeden bekleyebilirsiniz. 2 yaklaşım vardır. Birincisi panikle seyirci olmamak, ikincisi arkasına geçip bloke edip sakinleşmesini beklemektir. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat