Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Çocuklarda Kanser

Çocuğumu kanserden nasıl koruyabilirim?

246
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Çocuk Hemotolojisi ve Onkolojisi Uzmanı

Çocuğumuzu kanserden korumanın maalesef tek bir yöntemi yok. Şunu biliyoruz ki, sağlıklı beslenmek, sağlıklı yaşamak sadece çocukluk çağı kanserlerinden değil, çocuğumuzun erişkin yaşta başına gelebilecek kanserlerden de korumak için çok önemli. Bu nedenle çocuklara daha küçük yaşlardan itibaren sağlıklı yaşam prensibini benimsetmek, spor yapmalarını teşvik etmek, sağlıklı besinlere yöneltmek çok önemli. Sigaranın zararlarını hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla çocuklara daha küçük yaşlarda sigaranın zararları hakkında bilinç aşılamak da çok önemlidir. Ama tabii ki sadece aşılamak da yetmiyor. Velilerin aynı zamanda birer örnek olması gerekiyor. Çocukların yanında sigara içmemek, iyi birer örnek olmak da çok önem kazanıyor. 

Çocukların aşılarının tam yapılması çok önemli. Çünkü örneğin Hepatit B virüsü karaciğer kanserlerine yol açabilecek bir virüs. Çocukların aşıları tam olursa bazı kanserleri önlemek de mümkün olabilir gibi görünüyor. 

Çocuklarda kanseri önlemenin yanında kısa sürede tanı koymak da çok önemli. Çocukların düzenli takiplerinin yapılması, ortada hiçbir sorun yokken dahi düzenli çocuk doktoru takipleri ile henüz başlangıçta olan bir hastalığın yakalanması da mümkün olacaktır. 

Çocuklarda kanser belirtileri

Çocuklarda kanser belirtileri, kanserin cinsine, yayılımına, yayıldığı organlara bağlı olarak çok değişmektedir. Bir de kanserlere özel belirtiler yoktur. Kanser belirtilerinin çoğu basit bir üst solunum yolu hastalığı sırasında da görülebilir. 

Çocuklarda kanser, 
- Basit bir ateşten
- Vücutta oluşan morluklardan
- Diş eti kanamalarından
- Şiddetli karın ağrılarından
- Gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli olan kemik ağrılarından
oluşan, çok değişik semptomlarla karışımıza çıkabilir.

Çocukta kanser şüphesi oluşturabilecek belirtiler
- Ateşsiz havale geçirme
- Yürüyememe
- Denge bozukluğu
- Kemik eklem ağrıları
- İdrarda kan görülmesi
- İdrar yaparken yanma
- Göz bebeklerinde parlaklık
- Burun kanaması
 
Yalnız aileler çocukta tek tek bu bulgular görülürse, "çocuğum kanser oldu" diyerek panik olmamalıdır. Çünkü bu bulguların çoğu, basit çocukluk hastalıklarının birçoğunda da görülebilecek bulgulardır. Ancak en ufak bir şüphe olduğunda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmakta yarar vardır. Çünkü bir hastalık ne kadar erken tanınırsa, tedavisi de o kadar başarılı olacaktır. Çocuklarda kanser söz konusu olduğunda da bu durum böyledir. 

Çocuklarda kanser nedenleri

Çocuklarda kanserin neden olduğunu henüz tam olarak bilmiyoruz. Kanser bulaşıcı bir hastalık değil. Genel olarak da genetik bir hastalık da değil. Kalıtsal olduğu kanıtlanmış tek çocukluk çağı kanseri, özel bir kanser türü olan ve retinadaki tümör anlamına gelen, özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda görülen retinoblastom adlı göz kanseridir. Onun dışındaki kanser türlerinde herhangi bir genetik geçiş söz konusu değildir.

Ancak bazı hastalıkların çocuklarda kanser eğilimini artırdığı bilinmektedir. Örneğin, Down Sendromu veya kemik iliği yetmezliği anlamına gelen Fankoni Aplastik Anemi sorunu olan çocuklarda lösemiye daha sık rastlanır. Bazı bağışıklık yetmezliği hastalıkları da kanser gelişimi riskini artırır.

Kansere sebep olmakla suçlanan birçok da virüs vardır. Bunlardan en çok bilinen retro virüsler, özellikle halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen Epstein-Barr virus (EBV) enfeksiyonunun gırtlak kanseri ve lenf bezi kanserleri ile ilişkisi gösterilmiştir. Ancak bu kesin bir sebep - sonuç ilişkisi içinde değildir. Aynı zamanda Hepatit B enfeksiyonları nın da karaciğer kanserlerine yatkınlık yapabileceği bilinmektedir. Ama hiçbir bildiğimiz etken için direkt kanser yapıyor demek mümkün değildir. 

Çocuklarda kanser tedavisi yöntemleri

Çocuklarda kanser tedavisi için şu an 3 seçenek bulunmaktadır. Bunlar cerrahi tedaviler, ilaç tedavisi olan kemoterapi ve radyoterapi adı verilen ışın tedavisidir. Hangi kanserde hangi tedavinin uygulanacağına kanserin türüne ve yayılma şekline göre karar verilir. Bazı durumlarda bu üç tedavi biçimi bir arada kullanılır veya sadece kemoterapi, sadece radyoterapi veya sadece cerrahi uygulanır. Kimi durumlarda da bazı iki tedavi biçimi bir arada kullanılır. Hangi tedavinin hangi zamanda uygulanacağı tamamen kanserin türüne, yaygınlığına ve hastanın yaşına bağlıdır.

Kanserin kendisinin tedavisinin yanı sıra, hastaların çoğunun kanser destek tedavilerine de ihtiyacı vardır. 

Kanser destek tedavileri
- Çocuklarda enfeksiyonun önlenmesi
- Oluşan enfeksiyonlar için antibiyotik tedavisi
- Beslenme destekleri
- Kan nakli
- Trombosit (PLT) eksikliğine karşı trombosit nakli
- Lökosit (WBC - akyuvar) düşüklüğü için ilaç tedavisi

Çocuklarda sık görülen kanser çeşitleri

Çocuklarda kanserler, erişkinlere göre çok daha nadir görülen hastalıklardır. Çocukluk kanserleri arasında en sık gördüğümüz, kan kanseri olarak bilinen lösemidir. Çocuklarda kanserler arasında yüzde 30 oranında lösemi görülür. Çocuklarda görüle kanserlerin kalan yüzde 70'lik kısmını ise solid tümörler oluşturur. Solid tümörler arasında da en sık görülen lenf bezlerinden kaynaklanan lenformalar ve beyin tümörleridir. Sonra daha az sıklıkla nöroblastom, Wilms tümörü, yumuşak doku sarkomları, kemik tümörleri gibi tümörlerle karşılaşılır. 

Çocuklarda görülen kanser türleri
- Kan kanseri
- Lenf bezi kanseri (lenfoma)
- Beyin tümörleri
- Nöroblastom
- Wilms tümörü
- Yumuşak doku sarkomları
- Kemik tümörleri

Çocukluk çağında kanser nadir görülen bir durumdur. Her yıl Türkiye'de yeni kanserli çocuk vakası 2500 ile 3000 civarındadır. 

Kanser tedavisi çocuğa etkileri

Kanser tedavisi ne yazık ki zor bir süreçtir. Bunun iki boyutu vardır: Birinci boyutu psikososyal boyutudur. Hem aile hem  de çocuk gerçekten zorlu bir tedavi sürecine girer. Bu süreçte çocuğun bir süre hastanede kalması gerekir. Arkadaşlarından, okulundan uzakta kalır. Bu nedenle bu süreç çocuğu psikolojik anlamda oldukça olumsuz etkiler. Bu nedenle ailelere tedavi süresince psikososyal destek verilmesi de çok önemlidir. 

Kanserin etkilerinin en önemleri de çocuğun beslenmesinin bozulması, halsizlik ve oyun oynamaktan kaçınmasıdır. Kanserin kendisinin yaptığı yan etkilerin dışında ne yazık ki kullanılması gereken tedavilerin kendilerine ait de yan etkileri bulunur. Bunlar da çocukları çok etkiler. Saçların dökülmesine çocuklar ve ağırlıkla ergenlik çağında olan çocuklar çok üzülüyor. 

Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bazılarının erken yan etkileri vardır. Bunlar özellikle kalp, böbrek ve karaciğer üzerinde görülür. 

Kanser tedavisi görmüş çocuklar aynı zamanda uzun dönemde geç yan etkiler konusunda da izlenmelidir. 

Kanser tedavisinin çocuklarda geç dönem yan etkileri
- Tiroit fonksiyonlarında bozulma
- Üreme fonksiyonlarında bozulma
- Kalp hastalıklarına yatkınlığın artması
- Akciğer fonksiyonlarında bozulma
- İşitme fonksiyonlarının etkilenmesi

Kanserli çocuk bakımı

Kanserli çocuk bakımında en önemli konu çocuğu enfeksiyonlardan korumaktır. Çünkü kanser tedavisinde uygulanan ilaçların çoğu, çocuğun bağışıklık sistemini baskılar, çocuk her türlü enfeksiyona açık hale gelir. Normal bir insanı hasta etmeyecek basit bir enfeksiyon, kanser tedavisi gören bir çocuğun çok ciddi sıkıntılar yaşamasına yol açabilir. Bu nedenle ailelerin, özellikle ev ortamında çocuğa temiz bir ortam sağlamaları çok önemlidir.

Basit hijyen kurallarına uyulması, çocuğun hayatının kurtulmasını sağlar. Örneğin ellerin düzenli yıkanması, çocuğun her türlü enfeksiyondan korunması için atılabilecek en önemli adımlardan bir tanesi. Hem çocuğun hem de çocukla ilgilenen herkesin düzenli olarak ellerini yıkaması, çocuğa sık sık banyo yaptırılması, tuvalet eğitimi henüz verilmemişse, halen bezlenen bir bebekten bahsediyorsak, annenin ellerinin temizliğine çok dikkat etmesi çok önemlidir.

Ayrıca kanserli çocuğun bulunduğu ortamda toprak olması, bitki olması çok istenen bir durum değildir, çünkü bu bitkilerden ve topraktan çocuğa enfeksiyon bulaşabilir. 

Rutubet ve küf, kanserli çocuğun ciddi mantar enfeksiyonları kapmasına neden olabilecek etkenler. Bu nedenle çocuğun rutubetli bir ortamda bulunmaması, küflü olabilecek maddelerden uzak tutulması gerekir. Bu nedenle evin iyi badanalanmış olması gerekir. 

Kanserli çocuğun yaşadığı yerde evcil hayvan bulundurulmaması tercih edilir. Çünkü hayvan dışkıları ve hayvan yemleri kanserli çocuğun enfeksiyon kapmasına yol açabilir.

Kanser hastası bir çocuğun yaşadığı evde daha az insan, mümkünse sadece bakımı ile ilgilenen kişilerin olması tercih edilir. Herkesin kanserli çocuğu ziyaret etmek istemesi tabii ki çok doğal bir istek ancak özellikle kış aylarında, gribal enfeksiyonların artığı dönemlerde çocukların kalabalık ortamlardan, alışveriş merkezlerinden uzak tutulması gerekir. 
Çocuğu ziyaret etmek isteyen kişilerin de nezle, grip gibi bir rahatsızlığının olmaması, yanına gelmeden önce ellerinin temiz olduğunu düşünse bile tekrar yıkaması, mümkünse çok yakın temasta, fiziksel temasta bulunmaması gerekir. 

Kanserli çocuklarda beslenme kuralları

Tüm bu temel hijyen kurallarının yanı sıra kanserli çocuğun beslenmesine de ailenin ekstra özen göstermesi gerekir. 
Kanserli çocukların, hastalığın kendisi ve tedavi prosedürleri nedeniyle bağışıklık sistemleri baskılanmıştır. 

Kanserli çocukların çiğ, pişmemiş gıda, salata yememesi, iyi pişmemiş veya suları çok temiz olmayan denizlerden veya bölgelerden çıkartılan deniz ürünlerini de tüketmemesi gerekir. 

Çocuğa meyve verilecekse, bu meyveler mutlaka kabuğu soyulan meyvelerden olmalıdır. Çocuğa dut, çilek gibi kabuksuz meyveler verilmemelidir. 

Kanserli çocuk beslenmesi

Kanserli çocuklar hem kanserin yan etkileri hem de tedavide kullanılan ilaçların yan etkilerine bağlı olarak oldukça iştahsız olur. Buna anoreksi de deniyor. Aynı zamanda verilen ilaçlar çocukların damak tadını da olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle kanserli çocuklar daha önce sevdikleri birçok gıdayı artık sevmemeye, tedavi gördükleri dönemde reddetmeye başlıyorlar. Bu nedenle kanser tedavisi gören çocuklar bu dönemde az yemeğe çok meyilliler. 
Oysaki kemoterapi gören çocukların tam tersine protein ağırlıklı beslenmesi, vücutlarının güçlendirilmesi gerekiyor. 

Kanserli çocukların ailelerinin çocuklarını olabildiğince proteinden zengin gıdalarla beslemesi gerekir.

Bir başka grup çocuk hasta da yüksek dozda kortizon alan hastalardır. Onlarda da tam tersine, bir iştah açılması, sürekli yeme isteği görülür. Ancak kortizon vücutta su ve tuzun tutulmasına neden olduğundan, tansiyonun ve kan şekerinin aşırı yükselmesine yol açar. Çocuğu yüksek doz kortizon alan ailelerin kortizonun yan etkilerini engelleyebilmek için çocuğu şekerli ve tuzlu gıdalardan uzak tutması gerekir. Bu nedenle çocuğun yemekleri tuzsuz ve şekersiz olmalı. 

Kanserli çocuğun tedavi sürecinde çocuk tam pişmiş gıdalar yemelidir. Çocuk, hiçbir şekilde çiğ gıda, salata vb. besinlerden yememelidir. Çünkü çiğ gıdalarla bulaşabilecek birçok mikrop söz konusudur ve çocuk hem hastalık hem de tedavinin getirdiği düşük bağışıklıktan dolayı bu mikroplara karşı normal insanlarda daha savunmasızdır. Ancak bu çocukların enfeksiyonlardan ekstra özenle korunması gerekir çünkü herhangi bir enfeksiyon kaparsa, bunun yansımaları çok daha ağır olacaktır.

Kanserli çocuklarda mutlaka pastorize edilmiş süt ve süt ürünleri kullanılmalıdır. 

Kanserli çocuklarda aynı zamanda salatalık gibi yıkanan ancak soyulmayan besinler tüketmemelidir. 

Kanser hastası olan çocuklarda kabuklu meyvelerle ilgili bir kısıtlama yoktur ancak bu meyvelerin mutlaka iyi yıkanması, kabuklarının çok iyi soyulması gerekir. Bunun dışında, kabuksuz olan dut, çilek gibi besinler kanserli çocuklarla verilmemelidir. 

Kuruyemişler bazı küf mantarları içerebildiğinden, kanserli çocuklara verilmemesi gereken yiyecekler grubunda yer alır.

Kanser hastası olan çocukların bol sıvı alması gerekir. Özellikle ağız yaraları gelişen çocuklarda sıvı alımının kısıtlanmaya çalışıldığı görülmektedir ancak asıl bu nedenle sıvı alımı artırılmalıdır. Çocuğa bol su, çorba gibi sıvı gıdalar vermek çok önemlidir. 

Kanserli çocuklar daha az hareket ettikleri için kabızlık sorununa daha yatkındır. Kabızlığın önlenmesi için de çocuğa özellikle lifli gıdaların verilmesi önemlidir. 

Kanserli çocuk için pişirilen yiyeceklerin, pişirildikten hemen sonra, en fazla 1 - 2 saat içinde tüketilmesi gerekir. Pişirilen yiyeceğin ortamda tutulması, kaldırılıp tekrar ısıtılması, bazı mikropların gelişmesine uygun bir ortam yaratacağından, çocuğun bu şekilde beslenmemesi gerekir.

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat