Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Boşluk Duygusu

Boşluk duygusu hangi sorunlarla birlikte görülebilir?

8,231
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama
Psikiyatrist

Boşluk duygusu, çelişkiler ile dolu, karmaşık bir histir. Rahatsız edicidir. Çoğu zaman boşluk duygusu yaşayan kişi ne hissettiğini adlandırmakta, tanımlamakta güçlük çeker. Çünkü boşluk duygusunun kökleri çok derinden gelir. Kişinin çok bilinç düzeyinde değildir, bilinçaltından gelir ve bu nedenle kişi tam olarak gerçekten ne hissettiğini bilemez. Üzerinde bir tedirginlik vardır. Hatta boşluk duygusu yaşayan kişiler bunu korkutucu bulurlar. Hep bir diken üstünde gibidirler. Bundan bir an önce kurtulmaya çalışırlar ve sanki boşlukta asılı kalmış gibi, sanki içi bomboş gibi hissettiklerini ifade ederler. 

Boşluk duygusu yaşayan kişi sanki boşlukta, havada asılı kalmış, sanki kendi ağırlığı yokmuş gibi hissedebilir. Boşluk duygusuna birtakım başka duygular da eşlik edebilir. Kendine yabancılık hissedebilir. Kendini veya kontrolünü kaybedecekmiş gibi hissedebilir. Aklını kaybetmekten, çıldırmaktan, delirmekten korktuğunu ifade eder. Tuhaf bulduğu, söze dökmekte güçlük çektiği, yabancı ve karmaşık bir hal içindedir. 

Boşluk duygusunda olan kişi, ruhsal bütünlüğü kaybetme, dağılma korkusu yaşayabilir. Bu da kişinin davranışlarına ket vurabilir. Bazen tam uçta, bir donukluk hissedebilir. Buna kayıtsız kalmaya çalışabilir. Buna, psikolojik felç hali denebilir. Bu kişiler sanki başka birinin hayatından bahsediyor gibi konuşabilir. Sanki başka birinin hissini, hayatını tanımlıyordur. Kendine, hayatına, duygularına yabancılaşmıştır. 

Boşluk duygusu nedenleri

Boşluk hissinin birkaç temel nedeni vardır. Kökleri erken çocukluk dönemindeki anne-çocuk ilişkisine dayanır. Eğer çocuğun hayatının ilk dönemlerinde annesi ile ilişkisi sevgi ve şefkatle dolu olduysa; tutarlı, istikrarlı bir anne çocuk ilişkisi yaşadıysa, kalıcı bir ilişki olduysa, çocuk kendini güvende hissedebildiyse, çocuğun içi tutarlı, kalıcı bir sevme sevilme, şefkat ve güven duyguları ile dolar. Ama tam tersi, çocuğun annesi ile yaşadığı ilişki kaotik ise, tutarsızsa, çelişkilerle dolu ise, yakınlık veya samimiyet içermiyorsa, istikrarsızsa, çocuğun içi sanki boş gibidir. Bu anlamda istikrarsız, güvene ve sevgiye dayalı olmayan ya da eksik bırakılan anne çocuk ilişkisi ileri dönemde kişide boşluk duygusuna neden olabilir. 

Bir başka temel nedeni ise, çocuğun anne tarafından ayrı bir varlık olarak sevilip sevilmediği ile ilgilidir. Bir çocuk farklı bir varlık olarak görüldüyse, çocuğun sınırlarına saygı gösterildiyse, çocuğun ihtiyaçlarına kulak verildiyse, çocuğun sınırları da sağlam olacaktır. Açık, net sınırlar çocuğun hayatının ilerleyen dönemlerine olumlu yansır. Ancak çocuğun ihtiyaçları ile anne babanın ihtiyaçları karıştıysa, çocuk ayrı bir varlık olarak görülmediyse, çocuğun sağlam net sınırları gelişmez, kimlik sınırları, benlik sınırları, kişilik sınırları bulanık kalır. Hayatının ilerleyen dönemlerinde de yakın ilişkilerinde sınırlarını kaybedebilir, boşluğa düşebilir, mesafe ayarında güçlük çekebilir. Buradaki en önemli meselelerden bir tanesi kişinin gerçekten kim olduğu ile görünürdeki hali arasında bir boşluk, uçurum oluşur ve kişi giderek gerçek kimliğinden, kişiliğinden uzaklaşır. 

Eğer insan hayatını erken döneminde bir ayrılık yaşadıysa, bir terk edilme, kayıp yaşadıysa bu da kişide hem bir yandan sevilme, sevgi, korunma ihtiyacı oluşturur. Bir yandan da yalnız kalma, terk edilme korkusu yaşar. Bunun sonucu olarak da boşluk duygusu oluşur. 

Boşluk duygusu görülen kişiler

Boşluk duygusu öncelikli olarak, bazı kişilik özelliklerine sahip kişilerde daha fazla görülür. Bunlardan birisi borderline kişilik özellikleri denilen, sınırda birtakım kişilik özellikleri olan insanlardır. Boşluk duygusu, narsist kişilik özellikleri olanlarda da görülebilir. 

Boşluk duygusu ergenlikle kimlik bocalaması, kimlik krizi yaşandığı dönemlerde görülebilir. 

Alkol madde bağımlılığı olan kişilerde olabilir. 

Anksiyete bozukluğu olanlarda, ciddi anksiyete krizleri yaşayan kişilerde de boşluk duygusu daha fazla görülebilir. Keza panik bozukluk sorunu olan kişilerde de aynı şekildedir. 

Kimlik çözülmesi, kimlik bocalaması, kimlik dağılması gibi tanımlanmış birtakım sendromlar vardır. Bunlara disosyatif haller, disosiasyon bozukluğu gibi adlar verilir. Kimlikte, kişilikte bocalama, çözülme riskleri olan tablolardır. 

Bazen, adına klostrofobi adı verilen, kapalı alanlarda kalma korkusu yaşayan veya tam tersi, agorafobi, yani açık alanlarda kalma korkusu olan kişilerde de boşluk duygusu görülebilir. 

Boşluk duygusu aynı zamanda herhangi bir kronik psikolojik sorunu olmayan ancak bir geçiş döneminde olan kişilerde, yaşamsal kararlar verilen dönemlerde de görülebilir. Bunlar meslek seçimi, iş seçimi, eş seçimi gibi dönemlerdir. Hali hazırda, ilişkideki bir eşik de bunlardan biridir. Ayrılma ya da boşanma eşiğinde, aldatılma veya terk edilme dönemlerinde; yumurtanın kapıya dayandığı, kafayı kuma gömmenin işe yaramadığı, artık bir şeylere gerçek manada bakmanın gerektiği yüklenme zorlanma dönemlerinde de boşluk duygusu görülebilir.

Boşluk duygusunun insanda yarattığı etkiler

Boşluk duygusu yaşayan kişi yaşadığı tedirginlik, kaygı, korku halini hemen savuşturmak ister. Bu, onu yalnız kalmamaya çalışma, ilişkilere muhtaç hissetme, yakın ilişkilerde sınırları kaybetme veya istikrarsız ilişkiler yaşama; uçlarda, ya hep ya hiç tarzında yaşamaya itebilir. İnsanları en ufak bir hatadan dolayı silebilir. Bu da kişiyi zaman içerisinde yalnızlaştırır. Hayattan alınan tatmin düşer, yaşam kalitesi bozulur. Kişinin gerçek yetenekleri, potansiyelleri ile mevcut hayatı örtüşmez hale gelir. Hayatı verimsizleşir, olmadığı birine dönüşür. Yakın ilişkilerde kişiliğinden çok büyük ödünler, tavizler verebilir. İlişkide bağımsızlığını, özgürlüğünü kaybedebilir. Mesafeyi belirleyemeyebilir. Bu, evlilik ilişkisine yansıyabilir, evlilik sorunları olabilir. Boşluk duygusu aynı zamanda kişinin mesleğinde dalgalanmalara da yol açabilir. 

Rahatlamak için, boşluk hissinden bir an önce kurtulmak için ölçüsüzce alkol, madde kullanımına yönlenebilir. Hayatında hep bir gelgitler, iniş çıkışlar, tutarsızlıklar olur, istikrarlı ilişkiler yaşayamaz hale gelir, iş hayatında dikiş tutturamayabilir. Bu anlamda sürekli iş değişikliği yapabilir. Zaman zaman çevresini, kimi zaman da sadece kendisini suçlayabilir veya savunma geliştirebilir. Hayatında temel olarak bir bütünlük olmamaya başlar. 

Boşluk duygusunun temeli geçmişe dayanır. Bazen köken ailesinde, annesi ile ilişkisinde anne figürü kimi zaman melek, kimi zaman da şeytan olur. Halbuki annesi ne melek ne de şeytandır. Annesinin hataları, kusurları, eksiklikleri kadar olumlu yönleri de vardır. Kişinin kendisinin de hataları, eksiklikleri, kusurları vardır. Kişinin karşısında, merhaba dediği insanların bir bütünlüğü vardır ancak kişi gitgide kendisine bir bütün haline bakamaz hale gelir. Hep uçlarda savrulur. Yakın ilişkilerde de ne senle ne sensiz durumları yaşayabilir. Bocalar, savrulur, hayatına gerçek bir yön vermekte zorlanır. Ne istediğini bilemez hale gelmesi ile birlikte hayattan aldığı tatmin de düşer. Kişi, içindeki boşluk hissini doldurmak için mülkiyet edinmeye soyunabilir. Güç, prestij, statü peşine düşebilir. Daha güçlü olursa, daha prestijli veya ünlü, popüler olursa içindeki o boşluk hissinin dolacağını zanneder. Ancak bu nafile bir uğraştır ve bir kısır döngüye girer. 

Boşluk duygusundan kurtulma yolları

Boşluk duygusu yaşayan birinin en sık düştüğü tuzak, boşluk duygusundan hemen kurtulmaya çalışmaktır. Boşluk duygusu yaşayan kişi kendisine uzaklaşmıştır. Tam olarak gerçekten ne istediğini, hissettiğini adlandırmakta güçlük çekiyordur ve ne istediğini somutlaştırmadan boşluk duygusundan kurtulması mümkün değildir. Bu nedenle boşluk duygusu için terapiye başvuran birine öncelikle şu söylenir: Boşluk duygusundan hemen kurtulmaya çalışma. Öncelikle bu duygunun olağan bir duygu olduğunu bil. Bu duygunun aynı zamanda ne olmadığını da bil. 

Boşluk duygusu bir akıl hastalığı, delilik, aklını kaybetmeye ya da çıldırmaya neden olacak bir sorun ya da zayıflık, iradesizlik, şımarıklık veya zeka problemi değildir. Bu bir ruhsal karmaşa halinin sonucudur. Öncelikle ne yaşandığının bilinmesi gerekir. Kişi kendine bu hakkı vermelidir. Boşluk duygusu ile kaygı, tedirginlik, korku görülebilir. Bunu hemen geçiştirmeye, savuşturmaya çalışsa da bu doğru değildir. Öncelikle bu hali anlamaya çalışmalı, soluklanmalıdır. 

Boşluk duygusunun ne olduğu ya da ne olmadığının bilinmesinin ardından kişinin bu duyguya biraz uzaktan bakması gerekir. Bir mesafe geliştirmelidir. Bu, hayatında sınırlarını kaybettiği tüm referanslara bir mesafedir. Biraz kendine odaklanmalı, soluklanmalıdır. Ardından gerçekten ne istediğine kafa yormalıdır. "Ben kimim" ve "ben kim değilim" sorularını kendine sormalı. Boşluk duygusunu toparlayabilecek şey kişinin kim olduğu ya da kim olmadığı ile tanışması, barışması ve bunu bütünleştirmesidir. Kim olduğunu, yeteneklerini, kapasitelerini öğrenmeli, nelerde iyi nelerde kötü olduğu ile barışmalıdır. Bu anlamda eksikleri, kusurları ve hataları ile de yüzleşmelidir. Artıları kadar bunları da öğrenmeli, kendine söyleyebilmelidir. 

Boşluk duygusu yaşayan kişiler sadece kendilerini değil, çevrelerini, köken ailesini, annesini, eşini de artı ve eksileri ile sorgulamalıdır. Hayat ne ve ne değildir, tekrar düşünmelidir. 

Tüm bunları bir bütün halinde incelemeye başladığında, kişide boşluk ve savrulma duygusunun azalmasını sağlar. Boşluk duygusu yaşayan kişinin ikilemleri, çelişkileri vardır. Bu ikilemler de kişiye bir maliyet getirir. Terapide kişiye bununla yüzleşmesi öğretilir. Hangi meselelerde ikilemleri ve çelişkilerinin olduğunu ve bunun maliyetleri sonucu ızdırabı, endişeyi, korkuyu yine kendisinin yaşadığını öğrenmesi gerekir. 

Boşluk duygusu için uzmandan destek alma zamanı

Boşluk duygusu yaşayan kişinin bir uzmandan destek alması önerilir. Çünkü boşluk duygusu doğası gereği, kişinin tam olarak ne yaşadığını tanımlayamadığı, içinden çıkamadığı bir durumdur. Tüm yaşam kalitesini gölgeler. Bu nedenle kişinin dışarıdan bir desteğe, yönteme, metoda ihtiyacı vardır. Bir terapist ile terapi ilişkisinde kendi eğilimlerini, çelişkilerini, bocalamalarını, zayıf ve güçlü yanları ile bunları nasıl bütünleştireceğini öğrenir. 

Bazen insan bazı gerçeklerle, kendisi ile veya hayatsal kaygıları, köken ailesi vb. durumlarla yüzleşmek istemeyebilir. Ancak terapide önce şu öğretilir. Olan, kişiye olmaktadır. Yaşam kalitesi düşen kişi kendisidir. Bu anlamda bu yaşam kalitesinin artırılması gerekir. Bunun bir hapı, ilacı yoktur. Kişinin hayatına bir sihirli değnekle dokunulmayacak veya bir kurtarıcı gelmeyecektir. Bu anlamda iş başa düşmelidir. Boşluk duygusu yaşayan kişi acıları, kaygıları, eksiklikleri veya becerileri, her ne olursa olsun kendisi ile yüzleşmeli, kendine, hayatına bir bütün olarak bakabilmeye başlamalıdır. Aynı zamanda tüm bunlar başarıldığında kişi boşluk duygusu vb. durumlardan da kurtulacaktır. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat