Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Bel ve Boyun Fıtığı Hakkında Sık Sorulanlar

Bel fıtığı rahatsızlığında en önemli belirtiler nelerdir?

128,600
kez izlendi
Puan: 4.83 / 5
Detaylı Açıklama
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

Bel fıtığındaki en önemli belirtiler beldeki omurilik basısına ve bacaklara giden sinirlere olan basıya bağlıdır. Dolayısıyla bel ağrıları, bacak ve kalça ağrıları, ayakta ve bacakta uyuşma, karıncalanmalar, güç kayıpları, idrar ve büyük abdest problemleri sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. 

Yine beldeki açının artmasından kaynaklanan kas spazmına bağlı kalçamızdaki priformis kasındaki sertleşmeler kalça ağrıları zannedilerek çekilen kalça filmleriyle kalça ameliyatlarına kadar gidilmektedir.

Oysa başarılı tedavi edilen bel fıtığı ve kalça bölgesindeki spazm çözülmesiyle tamamen kişi şikayetlerinden kurtulabilmektedir.

Bel fıtıklarında en önemli şikayet bel omurga bacak ağrılarındandır. Eğer omurilik basısı ileri düzeyde ise idrar ve büyük abdest problemleri de ortaya çıkabilmektedir.

Başarıyla uygulanan bir bel fıtığı tedavisinden sonra kişinin basısı ortadan kalkmakta ve şikayetleri de tamamen kaybolmaktadır. Güçsüzlüğün tedavisinde de basının tamamen ortadan kaldırılması, daha sonrasında da bel kaslarının ve kalça kaslarının güçlendirilmesi, bacak arka grup kaslarının uzatılmasıyla mümkün olabilmektedir.


Bel bölgemizde 5 adet omur yer almaktadır. Bu omurların arasında ise disk dediğimiz jöle kıvamında kıkırdaksı yapılar bulunur.

Bu yapılar bu bölgeden geçen difüzyon dediğimiz sıvı alışverişiyle beslenmekte ve burada damar ve sinir bulunmamaktadır. Tek sinir olan yer omurların yanlarında ve arka bölgesinde yer almaktadır.

İki omurun arasının değişik sebeplerle daralmasıyla diskin dışarı taşmasına fıtık diyoruz. 

Fıtık, taştığı bölgeye göre değişik belirtiler vermektedir. Arkada omuriliğe bası yaparak, yanlarda bacaklara giden sinirlere bası yaparak farklı belirtiler vermektedir. Burada önemli olan fıtığın aşamasıdır. 

Fıtık ilk taştığı zamanda içinde jölemsi bir doku var demiştik. En içinde nukleus pulpozus dediğimiz bir çekirdek yapı bulunmaktadır. Bu çekirdek yapının dışarı doğru baskı altında kalarak sıkışması ilk aşamadır ve buna biz bulging diyoruz.

2. aşamada bu taşan miktar daha da artar. Bu da sinire olan basıyı artırır. Bu duruma prodrüzyon adı verilir. Bu taşan yapı bası yaptığı yerlere göre de değişik belirtiler vermektedir.

Eğer bu 3. aşama dediğimiz ektrüde aşamasındaysa, fıtığın dış lifleri tamamen yırtılmış durumdadır. Bu durumda bile fıtığın DRX 9000 spinal dekompresyon sistemiyle tedavisi mümkün olmaktadır. Yani her ekstrüde fıtık yazan ameliyata gitmemelidir.

Eğer bu kopan parça omurilik boşluğuna doğru düşmüşse ve sertleşmişse biz ona seketre fıtık diyoruz. O zaman mutlaka ameliyat olmalıdır. Fakat sekestre fıtık öncesinde extrüde fıtık dönemindeyken yumuşak kıvamda olduğu için vücudun kendini tamir mekanizmalarıyla emilebilmekte; dolayısıyla, ameliyatsız olarak, DRX 9000 spinal dekompresyon yöntemiyle tedavi edilebilmektedir


Avrupa'da ve Amerika'daki  beyin cerrahları hastalarına ameliyat olmadan önce DRX 9000 tedavisini denemesini şart koşuyorlar. Bel ve boyun fıtığı olan hastaların 6. 7. ameliyatlarını olmak üzere beyin cerrahlarına başvurduklarını görüyoruz.

Boyun fıtığı ve bel fıtığı ameliyatlarından sonra eğer sinirde bir kesi, kasta bir kesi meydana gelmiş ise, kişinin kolunda, bacağında karıncalanma, güçsüzlük gibi şikayetler ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple hem ameliyat olması gereken hastanın iyi belirlenmesi, hem de ameliyat tekniğinin doğru belirlenmesi son derece önem arz etmektedir.

Elbette ki yanlış yapılan bir tedavinin riski olduğu gibi yanlış yapılan bir ameliyatın da riski vardır. Bu sebeple ameliyat olmadan önce kişiler mutlaka bir beyin cerrahının iyi bir değerlendirmesinden geçmelidirler.

Bazen şikayete yol açan kas spazmı serbestleştirilerek omurların arasını açmak, DRX 9000 yöntemiyle fıtığı içeri sokarak ameliyatsız tedavi olunabilmektedir.

Yırtılan her fıtığın da mutlaka ameliyat olması gerekmez. Vücudumuzun kendini tamir mekanizmaları olduğu için bazen bir süre tanıyarak tamir mekanizmasının devreye girmesini sağlamak isteriz.

Hekimler olarak el birliğiyle hem beyin cerrahı hem fizik tedavi uzmanının ortaklaşa karar verdiği ameliyatların riskleri son derece azdır.


Boyun bölgemizde 7 tane omur yer almaktadır. Bu omurların arasında disk dediğimiz kıkırdakımsı yapılar yer bulunur.

Boyundaki kas spazmları, kireçlenmeler sebebiyle omurlarımızın arasındaki daralmalar bu aralıkların omurları birbirine çekerek aradaki diskin omuriliğe doğru ya da sinirler üzerine bası yapmasına sebep olur. Bu tabloya boyun fıtığı denir.

Omuriliğe ya da sinirlere olan bası değişik belirtilerle karşımıza çıkar. Omurilik düzeyindeki basılar kol ve bacaklarda uyuşukluk, karıncalanma, güç kaybı, idrar ve büyük abdesti tutamama gibi problemlerine sebep olabilmektedir.

Omuz ağrıları kimi zaman da sadece omuz bölgesinde zannedilerek tedavi edilmektedir. Oysa omuz ağrıları boyun fıtığının yansımasıyla, boyun fıtığının sinirleri sıkıştırmasından kaynaklanabilmektedir.


Boyun fıtığının en önemli belirtileri boyun bölgesinde ağrı sırt bölgesinde ağrı, kollarda ağrı, uyuşukluk, karıncalanma ve güçsüzlük şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Boyun bölgesinde hangi aralıkta fıtık varsa ona yönelik kolun değişik bölgelerinde uyuşukluk, yanmalar, güçsüzlükler olabilmektedir. Kolumuzun bütün bölgelerinde değil de belli bölgelerinde yanma olması bize sinir basısı olduğunu göstermektedir.

Boyun fıtığı olan kişinin ilaveten aşağı bölgelerde olan spazm, boyun kaslarında olan spazm, sırt bölgesinde fibrozit kulunç dediğimiz oluşumlara da sebebiyet vermektedir.

Boyun fıtıklı kişide boynun üst bölgesinde oksipital bölge dediğimiz bölgelerdeki spazmlar baş ağrısına, çene ağrısına, yüzde yanma ve uyuşukluklara da sebep olmaktadır. Bu yüzden baş ağrısı şikayeti olan kişilerin iyi bir boyun muayenesinden de geçmeleri gerekmektedir


Boyun ağrısı şikayetiyle kliniğe başvuran hastanın öncelikle şikayetinin çok iyi dinlenmesi buna yönelik klinik muayene bulgularının sistemik bir şekilde değerlendirilmesi sonra röntgen tomografi, MR veya gerekli laboratuvar tekniklerine dayanarak doğru teşhisin konulması tedavinin başarısı açısından son derece önemlidir.

Boyun fıtıklarının teşhisi sadece MR yoluyla olmamaktadır. Bazen kemik yapıya bağlı osteofit dediğimiz çıkıntılar olmakta veya kemik tümörleri kemik metastasları kemik enfeksiyonları röntgen veya MR'larda görülememektedir.

Tomografilerde kemik enfeksiyonlarıyla karşılaşabilmekteyiz. Kemik enfeksiyonlarının boyun fıtığı diye tedaviye alınması son derece tehlikeli sonuçlara varabilmektedir.

Altta yatan sebeplerin doğru belirlenebilmesi için birinci sırada hastalık öyküsü, yani hastanın şikayetleri, ikinci sırada muayene, üçüncü sırada da gereken tetkiklerin toplu olarak değerlendirilmesi şarttır.

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat