Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Bebeklerde Doğum Ağırlığı

Bebeklerde normal doğum ağırlığı nedir?

17,552
kez izlendi
Puan: 3.05 / 5
Detaylı Açıklama
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Normal hamilelik süresini tamamlamış bebeklerde doğum ağırlığı 2,550 - 4 kg arasında değişir. Ancak tabii ki kız ve erkek bebek arasında genetik olarak fark vardır. Erkek bebekler biraz daha iri olabilirler. Biz günlük hayatta çoğunlukla bebeklerin vücut ağırlıklarının 3 - 3,5 kg arasında değiştiğini görmekteyiz. Bir bebeğin doğum ağırlığına normal diyebilmek için bebeğin an az 2,5 kg olması gerekir. 

Bebeklerin doğum ağırlığını etkileyen bir sürü faktör vardır. Bunların bir kısmı annenin hamilelik boyunca geçirdiği hastalıklar, annenin yaşı, bebekle anne arasındaki ilişkiyi sağlayan eş dediğimiz plasentanın yapısındaki bozukluklar olabilir. Bebekler eğer düşük doğum ağırlığında doğarlarsa buna göre birtakım hastalıklar açısından riskler taşırlar ve doğum sonrasında bunların daha yakından takip edilmeleri gerekir.

Düşük doğum ağırlığı nedenleri

Normalden düşük doğum tartısında doğan bebeklerin önemli bir kısmı gebelik boyunca yaşanan geçici sorunlardan dolayı kilo alamamışlardır. Bunlar doğduktan sonra beslendikçe kiloları normale gelir ve büyüdükleri zaman sorun yaşama ihtimalleri azalır. Bazı bebeklerin de doğuştan gelen, bebekten kaynaklanan hastalıklar nedeniyle kilo alımları az olmuştur ve bu yüzden düşük doğum tartısında doğarlar. Bu bebekler de ileri dönemlerde birtakım hastalıkları taşıyabilirler. Biz zaten çocuk hekimi olarak bu hastalıkların doğar doğmaz tanısını koymak için uğraşırız. 

Yüksek doğum ağırlığı

Bazı bebeklerde hamilelik boyunca annenin yaşadığı gebeliğe bağlı diyabet gibi metabolik sorunların arkasından aşırı tartı alımı gelebilir. 4 - 4,5 kilonun üzerinde aşırı iri bebekler doğabilir. Bu bebeklerde doğumdan sonra yaşadıkları birçok sıkıntı kalıcı değildir ve birkaç hafta içinde her şey kendiliğinden yoluna girer. 


Sağlıklı bir bebeğin kilosu her zaman normal standartlar arasındadır. Çok kilo = çok sağlık anlamına hiçbir zaman gelmez. Çok kilolu bebeklerin en tipik örneği hamilelik boyunca gebeliğe bağlı diyabet yaşayan annelerin bebekleridir. Bu bebekler çoğunlukla 4 kilonun üzerinde hatta daha ileri kilolarda doğabilirler. Hem doğduktan sonra hem de ilerleyen haftalarda birçok sorun yaşayabilirler. 

Doğum kilosuyla bebeğin sağlık sorunları arasında her zaman birebir ilişki olmayabilir. Bazen çok ileri kilolarda olan bir bebek bize çok fazla sorun çıkartmadan sağlıklı bir şekilde büyüyebilir. Bazen de kilosu düşük olan bir bebekte bir sürü sorunlar olabilir. Buradaki yaklaşım her bebeğin kendi kişisel yapısına göre olmalıdır. 

Kilosu normalin üzerinde ya da normalin altında olan bebeklerin beslenmelerinde ana kural her zaman saf anne sütü ile gitmektir. Bir andaki tartı alımı bize gelecek için çok önemli bilgiler vermeyebilir. Önemli olan ilerleyen günler ve haftalar içinde bebeğin anne sütü ile beslenirken ne kadar kilo aldığını görmektir. Birebir kilo ile sağlık arasında net bir ilişki yoktur. Bu çok faktörlü bir konudur.
 

Doğum sırasında bebeğin vücut ağırlığı annenin sağlık durumunun bir göstergesidir. Genellikle hamilelik boyunca yeterli beslenemeyen, hastalık geçiren, kötü şartlar altında yaşayan, hatta mutsuz olan annelerin bebeklerinde bile doğum ağırlığının yeterince olmadığını görmekteyiz. 

Gebelik boyunca annenin özellikle kullandığı ilaçların bazıları bebek üzerinde terotojen denilen anomali yapıcı etkiler gösterebilirler. Bu yüzden hekim kontrolü olmadan ilaç kullanımı kesinlikle olmaması gerekir. 

Günlük hayatta bizim için zararlı olan bütün besinler aynı şekilde hamile kadınlar için de zararlıdır. Fetusun gelişmesi de annenin beslenmesi ile doğrudan alakalıdır. Normal doğum ağırlığına sahip bir bebek için annenin özel bir beslenme programı uygulaması gerekmez. Ancak anne, sağlıklı beslenmek için temel beslenme kurallarını uygulamalı ama karnındaki bebek için biraz daha fazla kalori almalıdır. Son yıllarda elde edilen verilerin dışında gebelik boyunca biraz balık yağı tüketmenin de bebeğin sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. 


Gebelik boyunca alkol ve sigara kullanımı bebeğin ağırlığını doğrudan etkiler. Fakat ikisinin arasında birtakım farklılıklar vardır. Sigara plasentadan, yani bebeğin eşinden geçip bebeğe ulaşarak bebekte bir anomali yapıcı etki göstermez. 

Hamilelikte sigaranın etkileri
- Sigara plasentanın damar yapısını bozar. 
- Bebeğin anne karnındaki beslenmesini bozar. 
- Bebeğin vücut ağırlığının azalmasına yol açar. 

Anne karnındaki bebeklerin gelişimini 3'e bölecek, 9 ayı 3 aylık dilimler halinde düşünecek olursak yoğun sigara içen annenin bebeği genellikle gebeliğin ortasından itibaren kilo alamamaya başlar. Gebeliğin sonlarına doğru anne karnındaki bebeğin çok küçük kaldığını doğum doktorları ultrasonda anlarlar. Sigarının bu olumsuz etkileri bebeğin küçük kalmasına neden olur ama bu durum doğduktan sonra da devam eder. Sigara içen annelerin bebeklerinde başta ani bebek ölümü olmak üzere birçok ciddi problem daha yüksek oranda gözükür. 

Annenin alkol kullanmasının bebeğe etkisi

Alkol plasentadan geçip bebekte anomali yapıcı etkiye sahiptir ve gebeler genellikle alkolü gebeliğin başında alırlar. İlerleyen gebelik haftalarında alkole karşı intolerans denilen durum gelişir. Yani gebeler gebeliğin ilerleyen haftalarında alkolü çok tüketemezler. 

Hamileliğin başında yüksek alkol almanın bebeğe etkileri
- Fetal alkol sendromu gebeliğin başında yüksek alkol alan gebelerde oluşur. 
- Başlangıçta tüketilen alkol daha fetus çok küçükken, organlarının yeni yapılanmaya başladığı dönemde olumsuz etkiler göstererek organ anomalilerine yol açar. 
- Alkol alan bir gebenin karnındaki bebeğin başı büyümez, mikrosefali denilen küçük kafa durumu olur. 
- Beyin gelişimi geride kalır, mental retarde denilen zeka gerilikleri ortaya çıkar. 
- İç organ ve kalp anomalileri ortaya çıkar. 
- Anormal bir yüz görüntüsü, kulaklarında düşüklük, göz kapaklarının yeterince açılamaması, ağzının burnunun yapısının değişik olması anomalili bebek özellikleridir. 


Anne ve babanın vücut ağırlıkları, vücut yapıları bebeğin de gelişimini etkileyebilir. Özellikle gebelik boyunca bebeğin vücut ağırlığını etkileyen en önemli hastalık annedeki şeker hastalığıdır. Bu şeker hastalığının ortaya çıkışı da gebeliğin farklı dönemlerinde olabilir. 

Bazı hanımlar tip 1 diyabet hastasıdır ve insülin kullanmaktadırlar. Eğer insülin tedavilerinin düzensiz olduğu, kan şekeri dengesinin düzensiz seyrettiği dönemde o anda gebe kalırlarsa o zaman o bebekler düşük doğum ağırlıklı da olabilir, anomalili bebek denilen iç organlarında ve vücudun diğer yerlerinde anomaliler oluşabilir. Bu durum, insülin kullanan annelerin bebeklerinde olabilecek nadir bir durumdur. 

Gebeliğe bağlı gestasyonel dediğimiz şeker hastalığı, gestasyonel diyabettir. Annedeki şeker hastalığı yüzünden aşırı iri doğan bebeklerde doğduktan sonra ilk saatlerde bu kan şekerinin düşmesi bebeğin bütün hayatını etkileyecek olumsuzluklara yol açabilir. O yüzden gebelik boyunca diyabeti olan annelerin bebeklerinin özellikle çok yakından takip edilmeleri gerekir. 

Gebelik boyunca diyabeti olan annelerin bebeklerinde doğumdan sonra ağır solunum sıkıntıları, vücuttaki kan oranının aşırı yükselmesine bağlı kan dolaşımı sorunları yaşanabilir. Vücuttaki kalsiyum oranının düşmesine bağlı havaleler geçirebilirler. Bu yüzden hamilelik diyabeti olan annelerin mutlaka çocuk doktorlarının da bulunduğu bir ortamda doğum yapması ve doğumun arkasından da bebeğin çocuk doktoru tarafından izlenmesi gerekmektedir. 


Prematürelik, gebelik süresinin 37. gebelik haftasını doldurmadan önce bebeğin doğmasıdır. Prematüre bebeklerde doğum ağırlığı gebelik haftasına oranla değişebilir. Burada değerlendirme yaparken tek başına doğum ağırlığı çok da önemli değildir. Prematürelikteki asıl ana sorunlar dokuların ve organların olgunlaşmamış olmasıdır. Bebekler en büyük problemleri inmatüre denilen organları yüzünden yaşarlar. Doğumdan sonraki ilk günlerde ciddi akciğer sorunları, beyin kanaması riski, bağırsaklarıyla ilgili sorunlar, kalple ilgili sorunlar olgunlaşmamış organla alakalıdır. Bazen çok düşük doğum ağırlığına sahip olsa bile eğer anne karnında iç organları olgunlaştıysa prematüre bebekler bizi şaşırtacak şekilde sorunsuz da yaşayabilirler. Yani doğum ağırlığı her zaman doğumdan sonraki problemlerle birebir ilişkili değildir. 

Videoyu Göster
Sitene ekle
Kapat