Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

İnsülin direnci nasıl oluşur?

1,839
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

İnsülin direnci nasıl oluşur?

İnsülin direncini anlatabilmek için öncelikle gıdaların vücudumuzda nasıl işlendiğini açıklamak gerek. Yediğimiz gıdalar 3 gruba ayrılır. Proteinler, karbonhidratlar ve yağlar. Proteinler; yumurta, et, tavuk, deniz ürünleri gibi ürünleri içeren geniş bir ürün grubudur. Proteinler vücuda girdikten sonra aminoasitlere dönüştürülerek kullanılır. 

Yağ çeşitleri
- Ayçiçek, zeytinyağı, mısır, susam yağı gibi bitkisel sıvı yağlar
- Tereyağı veya kuyruk yağı gibi hayvansal yağlar

Yağlar vücutta griseriet veya yağ asitlerine parçalanır. Karbonhidratlar ise bunların dışında kalan gıdalardır.

Karbonhidrat kaynakları
- Unlu gıdalar
- Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi bakliyatlar
- Pirinç, bulgur ve buğday gibi tahıllar
- Meyveler
- Çikolata
- Dondurma

Karbonhidratlar vücutta glikoza (şekere) dönüştürülerek saklanır. Karbonhidrat tükettikten sonra vücuda giren şekeri hücrelerin dilediği gibi kullanma özgürlüğü yoktur. Bir hücremiz bile insülin hormonu olmadan şekeri kullanamaz. İnsülin pankreas tarafından salgılanan bir hormondur. 

İnsülini bir anahtar şeklinde düşünebiliriz. Hücrelerimizin üzerinde insülinin girebileceği şekilde bir deliği, insülin reseptörü bulunur. En basit haliyle şu şekilde anlatabiliriz: Her bir adet şeker için bir insülin salgılanır ve bir hücre açılarak şekeri içerisine alır ve enerji olarak kullanır. Örnek olarak biz dışarıdan 100 şeker içeren bir karbonhidrat kaynağı, örneğin pilav tükettik. Pankreasın pilavın içindeki şekeri sayması ve 100 adet insülin göndermesi gerekir. Bu sayede 100 insülin 100 adet hücreyi açar ve dışarıdan tükettiğimiz 100 adet şeker hücrelere girerek enerji olarak kullanılabilir. Ancak günümüzde üretilen rafine gıdalar malesef bu durumu değiştirir. 

Rafine gıda pek çok kere işlenmiş gıdaya verilen isimdir. Örneğin buğday eskiden taş değirmende öğütülürken, şimdi çok ince, toz haline gelinceye kadar öğütülerek rafine un haline getiriliyor. Rafine undan yapılmış, her fırında bulabileceğimiz bir ekmek düşünün. Bir dilim beyaz ekmek üzerine 1 - 2 damla su damlasa bile ekmek parçalanıyor. Aynı şekilde bu ekmek çok işlenmiş olduğu için ağzımızda çok hızlı parçalanıyor. Midemize indiğinde neredeyse sıvı şeker halinde pankreasın önünden hızlıca geçiyor ve pankreas önünden geçen şekeri sayamaz. 100 şeker için 100 insülin salgılaması gereken pankreas, sayamadığı için tüm gücüyle, örneğin 200 insülin salgılar. 200 insülin 200 adet hücrenin kapısını açar. Yemiş olduğumuz 100 şeker 100 hücreye girer ve enerji olarak kullanılır. Ancak fazladan açılmış olan kalan 100 adet hücrenin artık şeker kullanma özgürlüğü oluşmuştur.

İhtiyacın üzerinde salgılanan insülin hormonu nedeniyle hücre kandan daha fazla şeker çekerek kan şekerinin düşmesine yol açar. Uzun zaman içinde kan şekerimiz o kadar çok düşer ki, vücudumuz bizi korumak için kendi hücrelerimizin üzerinde bulunan, insülin kabul edilen anahtar deliklerini, yani insülin reseptörlerini kapatmak zorunda kalır. Bu da insülin direncini başlatır.

İnsülin direncinde, vücut kan şekeri değerinin alt sınıra kadar düşmesine engellemek için hücreleri üzerinde insülin kabul edilen insülin reseptörlerini kapatır. Eğer çok fazla hücrenin kapısı kapatılırsa, dışarıdan gelen kabul edilemeyeceği için kanda yüksek oranda kalır. Bu duruma insüline bağımlı olmayan diyabet, yani tip 2 diyabet adı verilir. 

Videoyu Göster

Sağlıklı Yaşam Kanalı

Hepsini göster

Yorumlar

Sitene ekle
Kapat