Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Grimm Kardeşler'in Pamuk Prenses masalında ne anlatılıyor?

291
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

Grimm Kardeşler'in Pamuk Prenses masalında ne anlatılıyor?

Kral ve kraliçenin; teni kar gibi ak, yanakları kan gibi al, saçları da kömür gibi kapkara bir kızları olmuş, beyazlığından ötürü ona Pamuk Prenses adını vermişler. Ancak kraliçe doğumdan kısa süre sonra ölmüş. Kral da çok güzel ama kendini beğenmiş bir kadınla yeniden evlenmiş. Bu kadının odasında sihirli bir aynası varmış. Her gün aynanın karşısına geçer, saatlerce taranır süslenir ve en sonunda da, "Ayna, ayna söyle bana" Kim en güzel kim bu dünyada? diye sorarmış. Ayna da hiç duraklamadan, "Sizsiniz Kraliçem," dermiş. Fakat Pamuk Prenses on dört yaşına geldiğinde, ayna şöyle demiş: "Siz güzel olmasına güzelsiniz Kraliçem ama Pamuk Prenses sizden çok daha güzel." Kraliçe bunu duyunca kıskançlık krizine girmiş. Öfkesinden ne gözüne uyku girmiş, ne de bir lokma yemek yiyebilmiş. En sonunda prensesi ortadan kaldırmaya ve gene dünyanın en güzeli olmaya karar vermiş. Sarayın avcısını çağırarak, prensesi ormana götürmesini, orada öldürüp, kanıt olarak da kalbini getirmesini istemiş. 

Avcı, Pamuk Prenses'i ormana götürmüş ama öldürmeye kıyamamış, serbest bırakmış. Nasıl olsa vahşi hayvanlar öldürür, ben de kurtulurum diye düşünmüş. Karşısına çıkan bir karacayı öldürüp, kalbini kraliçeye götürmüş. Pamuk Prenses ormanda korkuyla dolaşırken, bir ev görmüş, cesaretini toplayıp içeri girmiş. Evde, üzeri yemeklerle dolu yedi küçük tabağın bulunduğu uzun bir masa varmış, üst katta da yedi küçük yatak diziliymiş. Pamuk Prenses çok aç ve yorgun olduğundan, her tabaktan bir kaşık yemek almış, yataklardan yedincisine yatıp uyumuş. Az sonra evin sahipleri gelmişler. Dağların derinliklerinde bulunan gümüş madeninde çalışan yedi cücelermiş bunlar. Pamuk Prenses'e hayranlıkla bakıp, "Ne kadar güzel bir kız!" demişler. Prenses sabah uyandığında cüceleri karşısında görünce önce korkmuş, ama kısa sürede çok iyi insanlar olduklarını anlamış. Pamuk Prenses, yedi cücelerle yaşamaya başlamış. Cüceler her gün, kapıyı kimseye açmamasını, üvey annesinin kendisine zarar vermek isteyebileceğini, tembih ederek işe gidiyorlarmış. 

Kraliçe de her gün aynasının karşısına geçmeye ve sorusunu sormaya devam ediyormuş. Bir gün aynadan Pamuk Prenses'in yaşadığını öğrenmiş. Öfkeden deliye dönmüş. Bu sefer kimseye güvenmeyerek, prensesi kendisi öldürmeye karar vermiş. Önce yaşlı bir kurdele satıcısı kılığına bürünmüş. Sattığı kurdele Pamuk Prenses'i boğacağı sırada yedi cüceler makasla keserek zor kurtarmışlar. Kraliçe daha sonra tarak satıcısı kılığına bürünmüş, sattığı zehirli tarağı cüceler başından çıkartarak Pamuk Prenses'i son anda kurtarmışlar. 

Kraliçe, Pamuk Prenses'in her seferinde kurtulması üzerine çok sinirlenmiş. En zehirli iksirini hazırlayıp, en kırmızı elmaların üzerine sürmüş. Sonra da yaşlı bir dilenci kılığına girip, soluğu iyi kalpli prensesin yanında almış. Onu gene kandırıp elmalarından vermiş. Pamuk Prenses zehirli elmayı ısırır ısırmaz yere düşmüş kalmış. Kraliçe de, "Nihayet senden kurtuldum, artık dünyanın en güzeli benim," diyerek saraya geri dönmüş. Cüceler ne yaparlarsa yapsınlar, bu sefer Pamuk Prenses'i kurtaramamışlar. Ama hala öyle güzel görünüyormuş ki, öldüğüne inanamıyorlarmış. Bu yüzden onu gömmeye kıyamamışlar, camdan bir tabutun içine koymuşlar. Tabutu da yüksek bir tepeye yerleştirmişler.

Günlerden bir gün ormanda gezen bir prens camdan tabutun içinde Pamuk Prenses'i görmüş ve hemen ona aşık olmuş. Cücelere, "Onu sarayıma götürmeme izin verin," diye yalvarmış. Yedi cüceler ona acımış ve izin vermişler. Prens'in uşakları tabutu taşırlarken, ayakları takılmış ve yere düşürmüşler. Düşmenin sarsıntısıyla Pamuk Prenses'in boğazına takılmış olan zehirli elma parçası pat diye çıkmış yerinden. Pamuk Prenses gözünü açar açmaz yakışıklı prensi karşısında görmüş ve o da ona aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler. 

Derken düğün günü gelip çatmış. Düğüne çağrılanlar arasında Pamuk Prenses'in üvey annesi de varmış. Üvey anne salona girer girmez Pamuk Prenses'e bir şey yapmaya fırsat bulamadan yakalanmış ve cezalandırılmış. O günden sonra Pamuk Prenses güzelliğinin yanı sıra mutluluğuyla da ün salmış.

Bu güzel masal Grimm Kardeşler tarafından derlenerek günümüze ulaştırılmıştır. Masalın ve prensesin Almanca orijinal ismi Karbeyazı'dır. Çocuklara hiçbir iyiliğin ödülsüz, hiçbir kötülüğün de cezasız kalmayacağı anlatılmaktadır.

Videoyu Göster

Anne & Çocuk Kanalı

Hepsini göster

Yorumlar

Sitene ekle
Kapat