Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Depresyon tedavisi nasıl yapılmalı?

13,975
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

Depresyon tedavisi nasıl yapılmalı?

Sendrom olarak hayattan zevk almama, isteksizlik, içine kapanma, hayattan haz duyamaz hale gelme, cinsel ve sosyal işlev kaybı akademik ve sosyal açıdan ciddi şekilde sorunlarla karşılaşma gibi belirtiler eklendiği taktirde depresyon tedavisinde ilaç kullanır. İlaçların hepsinin yan etkileri vardır. Hatta bununla ilgili güzel bir deyiş vardır. "Farmakolojide bir şeyin yan etkisi yoksa o ilaç değildir" derler. Nitekim plasebo dediğimiz içine mesela süt tozu konmuş ama hiç farmakojik etkisi olmayan maddeler vardır. Bunlar araştırmalarda kullanılır ancak onların bile yan etkisi çıkar bazen.

İlacı hastaya göre seçmek gerekir, çünkü bazı hastanın sıkıntısı çok fazladır. Sıkıntı azaltan gruptan bir ilaç verilir. Bazısının yavaşlaması, rötardasyonu, bitkinliği çok fazladır, bu nedenle enerji veren bir antidepresan düşünülür. Uykusuzluk çekiyorsa uykuyu getiren bir antidepresan tercih edilir. Yani hastaya göre tedavi çok önemlidir. Bir de çağımızda artık "bilinçli polifarmasi" dediğimiz birden fazla ilacın aynı hastada kullanılması söz konusudur. Bu ilaçları kullanmak önemlidir.

İlaçların yanı sıra özellikle davranışçı ve kognitif psikoterapiler, bir dereceye kadar da dinamik psikoterapi, şema terapisi gibi terapiler işe yarar. Hipnoz işin içinde farklı problemlerin katılmadığı depresyonlarda işe yarayabilir. Özellikle depresyon iyileşmesini hipnoz altındayken bilişsel terapiyle biz hızlandırabiliyoruz. Bütün bunlara cevap vermeyen vakalarda ise halk arasında yanlış olarak bilinen, elektroşok şeklinde tanınan "elektro konvift" tedaviyi kullanırız.

Zaten her türlü psikiyatrik hastalıkta olmazsa olmaz bir kriter vardır. Her hastalıkta olduğu gibi depresyonda da kişinin sosyal, akademik ve ailevi performansını, işlevselliğini bozması gerekir. Depresyon tedavisinde ilginç bir şey vardır. Genellikle önce duygulanım, surattaki ifadede toparlanma vardır ama hastaya sorduğunuzda ben hâlâ kötüyüm der. Ardından duygu durumunda (mood) toparlanma görülür ancak hasta bunun çok farkında olmaz, genellikle biz farkına varırız. Daha sonra sosyal fonksiyonlarda iyileşme başlar. Genellikle 6 ile 8 hafta içerisinde, 10 haftanın sonunda hastanın kendini değerlendirmesi ile hekimin onu değerlendirmesi arasındaki fark ortadan kalkar.

Fakat bazı tortu sendromlar vardır. Özellikle bilişsel yetersizlikler, hesap yapmada zorluklar, zaman yönetiminde birtakım sıkıntılar, bakkal hesabında bile ufak tefek hatalar yapmak gibi tortu kalıntılar nedeniyle depresyonlu hastalar ömür boyu birtakım sıkıntılar çekebiliyorlar.

Hatta çok iyi, artık düzeldi dediğimiz bir depresyon hastası böyle belirtiler ile geliyorsa, henüz kitabı olarak tam bir depresyon tablosu gelişmemişse bile biz o hastada hemen antidepresan ilaçlara başlamayı seviyoruz.

Pek çok depresyonlu hasta bir süre sonra "ben iyileştim" diye ilacı keser. Bu bir gerçektir. Bu yüzden tedaviye uyum, yani compliance ve tedaviye riayet, tedaviyi severek ona sahip çıkma çok önemlidir. Bu konuda da klinik psikologlara, biz psikiyatırlara çok büyük iş düşer. 

Hasta ve hasta yakınlarının eğitimi, depresyonun ne olduğunun anlatılması çok önemlidir. Artık 50 sene öncesinin, "al şu ilacı, git 3 hafta sonra gel, bir görelim" hekimliği kalmadı. Belki bazı özel kurumlarda ya da devlet hastanelerinde bu olabilir, çünkü meslektaşlarımızın vakti yok. Ama yeterince vakit ayırıldığı takdirde hastaya, hasta yakınlarına bilgi vermek, psikoendikasyon, hastanın hastalığı hakkında onları bilgilendirmek, ilaçların yan etkilerinin hepsini anlatmak ve bir şey olduğu taktirde de telefonla veya herhangi bir şekilde e-mail atarak doktora ulaşma şansını onlara vermek gerekir.

Videoyu Göster

Sağlık Kanalı

Hepsini göster

Yorumlar

Sitene ekle
Kapat