Kullanıcı girişi
Kullanıcı adımı unuttum
Şifremi unuttum
Giriş yap
UZMANTV'ye Facebook hesabınız ile üye olun

VEYA eposta adresinle üye ol
Zaten üye misin ? Giriş yap

Kullanıcı adı hatırlatma
Kullanıcı adınızı e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
Şifre hatırlatma
Şifrenizi e-posta adresinize gönderebilmemiz için, lütfen kullanıcı adınızı ya da kayıt olurken bize verdiğiniz
e-posta adresinizi yazıp gönder butonuna basın.
ya da
İşlem Tamam
Şifrenizi sistemde kayıtlı olan e-posta adresinize gönderdik. Eğer şifre hatırlatma e-postası ulaşmazsa junk/spam klasörünü kontrol etmeniz yerinde olur. Belki yanlışlıkla oraya düşmüştür.

Üye giriş sayfasına git.

Tamam

Bremen Mızıkacıları masalında neler oluyor?

378
kez izlendi
Puan: 4.00 / 5
Detaylı Açıklama

Bremen Mızıkacıları masalında neler oluyor?

Bir zamanlar yaşlı ve yorgun bir eşek varmış. Yıllardır hizmet ettiği sahibi, artık işe yaramadığı için onu boş yere beslemek istemiyormuş. Sahibinin hayvanlara mama yapan kasapla konuştuğunu fark eden eşek başına kötü bir iş gelmeden çiftlikten ayrılmış. Kent çalgıcısı olmak için Bremen'e gitmeye karar vermiş. 

Bir süre yürüdükten sonra yolda boylu boyunca yatan bir av köpeğiyle karşılaşmış. Hemen yanına gidip, hatırını sormuş. Köpek boynunu bükmüş. "Artık yaşlandım, avda koşamıyorum diye sahibim beni tüfeğiyle öldürmek istedi. Kaçıp elinden zor kurtuldum. Ama bundan sonra karnımı nasıl doyuracağımı düşünüyorum," demiş. Eşek gülmüş. "Ben Bremen'e kent çalgıcısı olmaya gidiyorum. Gel birlikte gidelim. Ben davul çalarım sen de trompet," demiş. 

Bu öneri köpeğin aklına yatmış birlikte yola devam etmişler. Uzun süre yürümemişler ki, karşılarına yüzünden düşen bin parça bir kedi çıkmış. "Ne oldu, kedi kardeş?" diye sormuşlar. Kedi içini çekip, anlatmaya başlamış, "Artık yaşım ilerledi. Farelerin peşinde koşmak yerine sobanın arkasında uyuyorum. Bu yüzden sahibim beni suya atıp boğmak istedi. Canımı zor kurtardım." Eşek gülümsemiş, "Üzüldüğün şeye bak. Biz Bremen'e kent çalgıcısı olmaya gidiyoruz. Sen de bizim bandoya katıl, mızıka çalarsın," demiş.  

Kedi hemen yanlarına gelmiş, yola devam etmişler. Bir çiftliğin yanından geçerlerken, "Üüü ürü üüüüüü... Artık sonum geldi!" diye öten bir horoz görmüşler. Yanına gidince horoz yana yakıla anlatmaya başlamış. "Bu akşam sahibimin konukları gelecek. Aşçı kadına söylerken duydum. Yemek olarak önlerine beni çıkartacakmış!" Eşek, "Ee ne duruyorsun o zaman sen de bizimle birlikte Bremen'e gel. Bandomuza katıl, biz çalgı çalarız, sen şarkı söylersin," demiş. Horoz hemen tünediği yerden uçup yanlarına gitmiş.

Akşam olmuş ama bizim dört kafadar henüz Bremen'e varamamış. Yolları bir ormanın kenarına varmış. Yorgun düşmüşler, acıkmışlar. Evcil olduklarından dışarıda uyumaya alışkın değillermiş. Etraflarına bakınırlarken uzakta bir ev görmüşler. Orada gecelemeye karar vermişler, 'Şansımız varsa sahibi bir lokma bir şeyler de verir,' diye düşünmüşler. 

Eve yaklaşınca horoz uçup pencereden içeri bakmış. "Dört haydut görüyorum, nefis bir sofranın başındalar," demiş. Eşek hemen bir plan yapmış. Birbirlerinin sırtına tırmanmışlar. En altta eşek, sonra köpek, onun üstünde kedi ve nihayet en tepede de horoz. Pencereye yaklaşıp çıkarabilecekleri en yüksek sesle anırmaya, havlamaya, miyavlamaya, ötmeye başlamışlar. Sonra da şangır şungur pencereden içeri dalıvermişler. Haydutlar bu korkunç bağrışmayı duyunca oturdukları yerden havaya sıçramışlar. İçeri hortlaklar girdi sanıp, korkuyla ormana doğru kaçışmışlar.  

Bizim dört kafadar sofranın başına kurulup karınlarını bir güzel doyurmuşlar. Yemekten sonra gün boyu yorulduklarından ışığı söndürüp hemen uykuya dalmışlar. Gece onlar uyurken soyguncular evi geri almaya karar vermişler. Eve bakması için arkadaşlarından birini öncü göndermişler. Adam içeri girince kedinin karanlıkta parlayan gözlerini ateş sanmış, biraz etraf aydınlansın diye üzerine kibrit atmış. Kedi duruma sinirlenip adamın yüzünü gözünü tırmıklamış. Can havliyle kaçarken köpeğin kuyruğuna basmış, o da adamın bacağını hart diye ısırmış. Bu sefer acıyla geri geri giderken eşeğe çarpmış. Anında da sert çiftesini karnının ortasına yemiş. Bu gürültülere uyanan horoz da en güçlü sesiyle ötmeye başlamış. 

Haydut, perperişan arkadaşlarının yanına dönmüş. Başından geçenleri anlatmaya başlamış. "Sormayın," demiş, "Evde korkunç bir cadı oturuyor, uzun tırnaklarıyla suratımı parçaladı. Sonra katil bir adam var, bıçağını bacağıma sapladı. Bir de dev var ki, meşe odunuyla karnına karnıma vurdu. En kötüsü de başlarında bir kabadayı var. "Getirin şu haydudu bana, cezasını vereyim," deyip durdu. Ellerinden kaçıp, canımı zor kurtardım. Arkadaşlarının halini gören, anlattıklarını duyan haydutlar eve girmeye cesaret edemeyip, hemen oradan uzaklaşmışlar. Bizim çalgıcılar da evi pek sevmişler, Bremen'e gitmekten vazgeçip eve yerleşmeye karar vermişler. 

Grimm Kardeşler tarafından fabl yani hayvanların insan gibi konuşturulması üslubunda yazılan Bremen Mızıkacıları masalında birlikten kuvvet doğduğu, birlik olunduğu takdirde tüm zorlukların üstesinden gelinebileceği anlatılmaktadır.

Videoyu Göster

Anne & Çocuk Kanalı

Hepsini göster

Yorumlar

Sitene ekle
Kapat